MAHKEMESİ:... Mahkemesi
DAVA:Davacı, ... müfettişinin tek taraflı kanaati ile bir tutanak ve rapor düzenlendiğini, yaptığı belirlemelerin tamamının subjektif görüş bildirdiği ve dayanaksız olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, ... müfettişi tarafından işçilik alacaklarına ilişkin düzenlediği rapor/tutanağın usul ve kanuna, aykırı olduğunu belirterek iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacıya idari para cezası uygulanmadığı sadece uyarı yapıldığı bu sebeple dava açmasında hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
... müfettişlerinin işçi alacaklarına ilişkin tespitlerine yönelik açılan davaların hukuki niteliği ile buna bağlı olarak somut olayda dava koşullarının bulunup bulunmadığı çözülmesi gerekli hukuki problemi oluşturmaktadır.
4857 sayılı Kanun’un 91. maddesinin 2. fıkrasında, “30/1/1950 tarihli ve 5521 sayılı ... Mahkemeleri Kanunu'nun 10. maddesine istinaden ... sözleşmesi fiilen sona eren işçilerin kanundan, ... ve toplu ... sözleşmesinden doğan bireysel alacaklarına ilişkin şikayetleri ... Bölge Müdürlüklerince incelenir” denilmiştir.
Aynı Kanun'un 92. maddesinin 3. fıkrasında ise, “Çalışma hayatını izleme, denetleme ve teftişe yetkili ... müfettişleri ile işçi şikayetlerini incelemekle görevli bölge müdürlüğü memurları tarafından tutulan tutanaklar aksi kanıtlanıncaya kadar geçerlidir. ... müfettişleri
tarafından düzenlenen raporların ve tutulan tutanakların işçi alacaklarına ilişkin kısımlarına karşı taraflarca otuz gün içerisinde yetkili ... mahkemesine itiraz edilebilir. ... mahkemesinin kararına karşı taraflarca 5521 sayılı Kanun'un 8. maddesine göre kanun yoluna başvurulabilir. Kanun yoluna başvurulması ... mahkemesince hüküm altına alınan işçi alacağının tahsiline engel teşkil etmez.” hükmüne yer verilmiştir.
Diğer taraftan dava çeşitleri 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nu 105 ila 113. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Eda davası, davalının, bir şeyi vermeye veya yapmaya yahut yapmamaya mahkûm edilmesinin talep edildiği dava türü olarak tanımlanmışken, tespit davası ise mahkemeden, bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun yahut bir belgenin sahte olup olmadığının belirlenmesinin talep edildiği dava çeşidi olarak açıklanmıştır.
4857 sayılı Kanun’un 92. maddesinin 3. fıkrasına göre ... müfettişi raporlarına karşı açılan davalar, işçilerin bireysel başvuruları üzerine ... müfettişi tarafından işçi alacaklarına ilişkin yapılan tespitlere karşıdır. Bu tespite işçi tarafından, yapılan tespitin eksik olduğu ve daha fazla alacağı bulunduğu gerekçesiyle itiraz ediliyorsa dava eda davası karakterindedir. Söz konusu tespite işveren tarafından, yapılan tespitin hatalı olduğu ve tamamen ya da kısmen borçlu olmadığı gerekçesiyle itiraz ediliyorsa dava menfi tespit davası niteliğindedir. Bu son halde kanunda özel olarak düzenlenmiş olması sebebiyle davacı işverenin bu davayı açmakta, kanunun ifadesiyle “hukuken korunmaya değer güncel bir yararı” bulunduğu kabul edilmelidir. Başka bir ifadeyle tespit davaları için ayrıca araştırılan hukuken korunmaya değer güncel bir yarar şartının bu dava açısından mevcut olduğu değerlendirilmelidir.
Görüldüğü üzere, ... müfettişi raporlarının işçilerin alacaklarına yönelik kısımlarına karşı işçi ya da işveren tarafından açılacak davalar, yerine göre eda davası yerine göre ise menfi tespit davası özelliği göstermekte olup her halükarda bu davaların tarafları işçi ve işverendir. ... Türkiye ... Kurumu Genel Müdürlüğünün bu davalarda taraf sıfatı bulunmamaktadır.
Somut olayda, davacı işveren tarafından ... müfettişinin işçi alacağına dair tespitinin haksız ve dayanaksız olduğunu belirterek Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına karşı dava açılmıştır. Dava Bakanlığa karşı görülerek sonuçlandırılmıştır. İşçi ise davanın tarafı olarak gösterilmemiştir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında konu değerlendirildiğinde; davanın işçiye yöneltilmesi gerekliliği içtıhatlarıyla getirilmiş olmakla, davanın taraf sıfatı yokluğundan reddi yerine davacı tarafa davanın işçiye yöneltmesi için süre verilerek sonucuna göre davaya devam edilmeli, işçiye davanın yöneltilmesi durumunda, davalı olarak gösterilen Bakanlık hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmelidir. İşçiye dava yöneltilmeden karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 15.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.