MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA:Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkete ait ...'ndeki (kesimhanede) 05.06.2010 tarihinden itibaren çalışmasına devam ederken ... sözleşmesinin işverence 15.02.2012 tarihinde haklı ve geçerli bir neden bulunmadığı halde yasal hak ve alacakları ödenerek sona erdirildiğini, müvekkilinin ... tecrübesi olup, davalı şirkette iki yıl boyunca başarı ile görev yaptığını, rahatsızlığı nedeni ile safra kesesi ameliyatı olduğunu, taburcu edildikten sonra 30 gün istirahati sonucu işbaşı yapmasının uygun olduğuna dair rapor verildiğini, davalı işverenin müvekkilinin ameliyat olup, 1 ay istirahatli olduğunu bilmesine rağmen rapor süresi içerisinde ... sözleşmesini verimsiz olduğu iddiası ile feshettiğini ileri sürerek, feshin geçersizliği ile işe iadesine ve buna bağlı tazminat ile boşta geçen süre ücretinin hüküm altına alınması isteğinde bulunmuştur.
Davalı vekili, davacının müvekkili işyerinde kesimhane işçisi olarak 05.06.2010 tarihinden itibaren çalışmaya başladığını, ... sözleşmesi süresince davacıya hiç bir farklı muamelede bulunulmadığını, davacının son zamanlarda bilinçli olarak çalışmasını yavaşlattığını, işyeri kurallarına uymamayı alışkanlık haline getirdiğini, en sonunda işyerindeki başka bir çalışana hakaret ve sinkaflı küfür etmesi üzerine ... sözleşmesine son verildiğini, hak etmemesine rağmen tamamen insani duygularla ihbar ve kıdem tazminatının ödendiğini, davacının kıdem ve ihbar tazminatını itirazı kayıtsız aldığını, bu nedenle işe iade davası açamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacı işçinin ... sözleşmesinin 15.02.2012 tarihinde ... veriminin düşük seyrettiği ve işletme içerisinde huzursuz edici davranışlar sergilediğinden bahisle davalı işveren tarafından ... sözleşmesinin davacının raporlu olduğu dönemde feshedildiği ve raporlu olması nedeniyle savunmasının alınamadığı, işverenin 25/2/ı. bendine göre fiil ve failin öğrenilmesinden itibaren 6 günlük kanuni süre içerisinde fesih işlemini yapması gerektiği, davacı hakkında 13.01.2012 tarihinde işyerinde huzur bozucu davranışlar sergilediği gerekçesi ile tutanak tutulduğu, oysa ... sözleşmesinin 15.02.2012 tarihinde yani hak düşürücü süre olan 6 günlük süreden sonra feshedildiği, her ne kadar davalı vekili tarafından, işyerinde tutulan tutanağın ... sözleşmesinin feshe yetkili olan birime ulaştırılmasından sonra bu sürenin başlayacağı iddiası ile tutulan tutanağın hukuk servesine ulaştırılmak üzere merkez ofise 10.02.2012 tarihinde gönderildiği belirtilmiş ise de, tutanağın 25.01.2012 ./..
tarihinde işçilerin özlük işleri konusunda asıl karar organı olabilecek personel departmanına ulaştırıldığı, işyerinde çeşitli bölümler arasında bu belgenin dolaşımının uzun süre almasının işçi aleyhine sonuç doğuramayacağı, kaldı ki ... sözleşmesi feshedilmeden önce davacı işçinin hastanede yattığı ve raporlu olduğu gerekçesi ile yazılı savunması alınmamış olup, bu durumun savunma alınmaması bakımından mücbir sebep teşkil etmeyeceği gerekçesiyle, kanuni süreden sonra yapılan ve ayrıca işçinin yazılı savunması alınmamak sureti ile kanuni koşulları taşımayan feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Somut olayda, davacının ... sözleşmesi işyerinde başka bir işçiye sataşması nedeniyle feshedilmiş ancak, fesih sırasında kendisine ihbar ve kıdem tazminatı ödenmiştir.
Dosya içeriğine göre, davacının işyerinde huzursuzluk çıkardığı, başka bir çalışana hakaret ederek sataştığı, işveren yönünden haklı fesih sebebi oluşturan bu olay nedeniyle ... sözleşmesinin feshedildiği ancak, işverenin insani düşüncelerle davacıya kıdem ve ihbar tazminatı da ödediği anlaşılmaktadır. Mahkemece, davacının fesih sebebi yapılan davranışının ... olduğu kabul edilmekle birlikte işverenin fesih hakkını yasal süresi içinde kullanmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de ... sözleşmesinin feshi için haklı sebep oluşturan olaydan dolayı işverenin bildirimsiz fesih hakkını süresinde kullanmamış olması feshi haklı sebebe dayalı olmaktan çıkarır ise de makul süre içinde kullanılması halinde fesih için geçerli sebep olarak değerlendirilmesine engel olmaz. Somut olayda feshe yetkili makam tespit edilmeden salt yazışmalardaki tarihlere dayanılarak haklı fesih süresinin geçirildiğinin kabulü isabetsizdir. Ne var ki, davalı işverenin iyiniyetle davacıya ihbar ve kıdem tazminatı ödemiş olması karşısında fesih sebebinin yetkili makam tarafından öğrenildiği tarihin belirlenmesine de gerek bulunmamaktadır.
Açıklanan tüm bu maddi ve hukuksal olgular ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, işverence yapılan fesih işleminin geçerli olduğunun kabulü ile davacının işe iade isteğinin reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen nedenlerle 4857 sayılı ... Kanunu'nun 20.maddesinin 3.fıkrası uyarınca hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 52,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.320,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 15.11.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.