Davacı ... adına avukat ... ile davalı 1-... Sosyal Hizmetler ... İnş. Taşımacılık İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. adına avukat ..., 2-... Genel Müdürlüğüne, 3-... Temizlik Emlak ve İnş. Hizmetleri Tic. Ltd. Şti. adına avukat ... arasındaki dava hakkında ... 8. ... Mahkemesince verilen 23.01.2013 tarih ve 2012/161 esas, 2013/18 sayılı kararın davacı ve bir kısım davalı vekillerince temyizi üzerine Dairemizce davacı vekilinin temyizi yönünden 03.06.2013 tarih ve 2013/12990 esas, 2013/13178 karar sayılı kararı ile hükmün bozulmasına karar verilmiş, davacı vekili bozma kararının maddi hataya dayandığını ileri sürerek maddi hatanın düzeltilmesi ve hükmün bozulmasına karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.
Maddi hatanın giderilmesi isteğini içeren dilekçe ve ekleri incelendi.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.02.1988 gün ve 1987/2-520 esas, 1988/89 sayılı kararında belirtildiği üzere Yargıtay'ca temyiz incelemesinin yapıldığı sırada dosyada bulunan bir belgenin gözden kaçırılması, maddi hata nedeni olarak açıklanmıştır. Ayrıca belirtmek gerekir ki, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 04.02.1959 gün ve 1957/13 esas, 1959/5 karar ve 09.05.1960 gün ve 1960/21 esas, 1960/9 sayılı kararlarında açıklandığı üzere Yargıtay’ca maddi hata sonucu verilen bir karara mahkemece uyulmasına karar verilmesi halinde dahi usulü kazanılmış hak oluşmaz ve Yargıtay’ın hatalı bozma kararından dönülmesi mümkündür.
Dairemizce daha önceki temyiz incelemesi sırasında, mahkemece verilen kararın, "....Mahkemece feshin geçerli sebepe dayanmadığının kabulü doğrudur. Davacının en son davalı ... Sosyal Hiz. ... İnş. .... Ltd. Şirketinde çalıştığı ve ... sözleşmesinin feshedildiği anlaşılmaktadır. Bu sebeple mahkemece davalı ... Tem. Emlak ve İnş. Hiz. Tic. Ltd şirketi bakımından davanın husumet yokluğu sebepiyle reddine karar verilmesi yerindedir. Ancak davacının husumette yanılgıya düşmesi sebebiyle davalı şirket yönünden vekalet ücretine hükmedilmesi hatalıdır. Ayrıca davacının hangi davalı yanında işe iade edildiğide açıkca belirtilmemiştir." gerekçesiyle bozulduğu, bozma üzerine Dairemizce kurulan hükümde, bozma ilamında belirtilmesine rağmen, davacı yerine, davalı yararına avukatlık ücretine hükmedildiği, davacı yararına bozma yapılmasına ve davacı lehine karar verilmesine rağmen yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve davalı yanca yapılan yargılama giderlerinin davacıdan tahsiline karar verildiği, davacının temyiz harcı hakkında karar verilmediği, yargılama giderlerinin davalılardan tahsili ile davacının gider avansı hakkında hüküm kurulmadığı anlaşılmış olup bu hususların gözden kaçtığı dikkate alındığında Dairemizin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararın maddi hataya dayanması nedeniyle ortadan kaldırılmasına karar verildi.
Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, davacının 01.04.2005-31.12.2011 tarihleri arasında davalı ... Müdürlüğüne ait işyerinde çalıştığını, müvekkilinin işe başlamak için işyerine gittiğinde işe başlatılmayacağının söylendiğini, işe başlatılması için başvurduğunu, 2011 yılında ihaleyi alan şirket olan ... Sosyal Hiz. ... İnş. .... İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. şirketi yetkilileri ile görüştüğünde kurumla görüşmesi gerektiğini belirttiklerini, temizlik işlerini 2012 yılında ... Tem. Emlak ve İnş. Hiz. Tic. Ltd. Şti. şirketinin aldığını, bu şirketinde davacıyı işe başlatmadığını, kesintisiz olarak davalı kurum bünyesinde çalıştığını, asıl işverenin davalı kurum olduğunu, asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaya dayandığını belirterek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı ... Tem. Emlak ve İnş. Hiz. Tic. Ltd. Şti. vekili davacının, davalı şirket ile hiçbir bağlantısının bulunmadığını, şirketin 01.01.2012 tarihinde ... Genel Müdürlüğünde işe başladığını ve 21.03.2012 tarihinde sözleşmesinin sona erdiğini, bu dönemde davacının, şirkette çalışmasının bulunmadığını, şirket ile davacı arasında ... sözleşmesinin bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sosyal Hiz. ... İnş. .... İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. vekili, davacının 01.01.2011-31.12.2011 tarihleri arasında belirli süreli ... sözleşmesi ile çalıştığını, temizlik işinin ihale süresinin sona erdiğini, davacının ... sözleşmesinin belirli süreli olması ve ihalenin sona ermesi sebepleriyle feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, davacının müvekkili idarenin temizlik işlerini yürüten ... Sosyal Hiz. ... İnş. .... İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. şirketinin çalışanı olduğunu, idare ile ... sözleşmesinin bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, ... sözleşmesinin yazılı olarak feshedilmediği, feshin geçerli nedenlere dayandığının işverence ıspatlanamadığından feshin geçersiz olduğu gerekçesiyle, davanın ... Tem. Emlak ve İnş. Hiz. Tic. Ltd. Şti. yönünden husumet yokluğu sebebiyle reddine, diğer davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davacı, davalı ... Sosyal Hiz. ... İnş. .... İth. İhr. San. ve Tic. Ltd şirketi ve ... temyiz etmiştir.
Taraflar arasında, feshin geçerli sebebe dayanıp dayanmadığı hususu ile davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisinin geçerli olarak kurulup kurulmadığı ve muvazaaya dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusudur.
Alt işverene yardımcı işin verilmesinde bir sınırlama olmasa da, asıl işin bir bölümü ancak teknolojik sebeplerle uzmanlık gereken işin varlığı halinde verilebilecektir. 4857 sayılı ... Kanunu’nun 2. maddesinde asıl işveren alt işveren ilişkisini sınırlandırılması yönünde yasa koyucunun amacından da yola çıkılarak asıl işin bir bölümünün alt işveren verilmesinde “işletmenin ve işin gereği” ile “teknolojik sebeplerle uzmanlık gerektiren işler” ölçütünün bir arada olması gerektiği belirtilmelidir. 4857 sayılı Kanun’un 2. maddesinin 7. ve 8. fıkralarında tamamen aynı biçimde “işletmenin ve işin gereği ile teknolojik sebeplerle uzmanlık gerektiren işler” sözcüklerine yer verilmiş olması bu gerekliliği ortaya koymaktadır.
Alt İşverenlik Yönetmeliği’nin 11. maddesinde de asıl işin bir bölümünün alt işverene verilebilmesi için “işletmenin ve işin gereği ile teknolojik sebeplerle uzmanlık gerektirmesi” şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerektiği belirtilmiştir.
İşverenler arasında muvazaalı biçimde asıl işveren alt işveren ilişkisi kurulmasının önüne geçilmek istenmiş ve 4857 sayılı Kanun’un 2. maddesinde bazı muvazaa kriterlerine yer verilmiştir.
Dosya içeriğinden, davacının 01.04.2005-31.12.2011 tarihleri arasında davalı işveren ...'nde işçi olarak çalıştığı, ... sözleşmesinin yazılı fesih bildirimi olmaksızın feshedildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece feshin geçerli sebebe dayanmadığının kabulü doğrudur.
Davacının en son davalı ... Sosyal Hiz. ... İnş. .... Ltd. Şirketinde çalıştığı ve ... sözleşmesinin feshedildiği anlaşılmaktadır. Bu sebeblede davalı ... Tem. Emlak ve İnş. Hiz. Tic. Ltd şirketi bakımından davanın husumet yokluğu sebepiyle reddine karar verilmesi yerindedir. Ancak davacının husumette yanılgıya düşmesi sebebiyle davalı şirket yönünden vekalet ücretine hükmedilmesi hatalıdır.
Ayrıca davacının hangi davalı yanında işe iade edildiğide açıkca belirtilmemiştir.
Bu sebeplerle mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda belirtilen sebeplerle;
A-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
B-Davalı ... Tem. Emlak ve İnş. Hiz. Tic. Ltd. Şti. hakkında açılan davanın taraf sıfatı yokluğu sebebiyle reddine,
C-Davalı ... ile ... Sosyal Hiz. ... İnş. .... İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti hakkında açılan davanın kabulü ile;
1) İşverence yapılan FESHİN GEÇERSİZLİĞİNE, davacının davalı ... Sosyal Hiz. ... İnş. .... İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şirketine İŞE İADESİNE,
2-Davacının kanuni sürede işe başvurmasına rağmen işverenin süresi içerisinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminatın işçinin beş aylık ücreti tutarı olarak belirlenmesine, davalılar ... ile ... Sosyal Hiz. ... İnş. .... İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şirketinden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
3-Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok dört aylık ücret tutarı olarak belirlenmesine, davalılar ... ile ... Sosyal Hiz. ... İnş. .... İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şirketinden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4- Harçlar Yasası gereği alınması gereken 24,30 TL harçtan, peşin alınan 21,15 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 3,15 TL harcın davalı ... Sosyal Hizmetlerden alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davalıların yapmış olduğu yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, davacının yaptığı 152,00 TL yargılama giderinin davalılar ... ile ... Sosyal Hiz. ... İnş. .... İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şirketinden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.320,00 TL vekâlet ücretinin davalılar ... ile ... Sosyal Hiz. ... İnş. .... İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şirketinden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacının yatırdığı ve kullanılmayan 152,00 TL gider avansından kalan kısmın karar kesinleştikten sonra ve talep halinde davacıya iadesine,
8- Davalı ...'nün yatırdığı ve kullanılmayan 90,00 TL, ... Sosyal Hizmetler ... İnş .... İth. İhr. San ve Tic. Ltd. Şti.'nin 63,00 TL, davalı ... Tem. Eml. ve İnş. Hizmetleri Tic. Ltd. Şti.'nin 54,00 TL kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talepleri halinde davalılara iadesine,
9-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davacıya iadesine, kesin olarak 19.11.2013 tarihinde oy birliği ile karar verildi.