MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, davalı Bakanlığa bağlı İstanbul İl Müdürlüğünde çalıştığını, adına dava açan sendikanın üyesi olduğunu, işyeri disiplin kurulunun 09.04.2012 kararıyla yapılan görevlendirme ile kendisine verilen görevi yapmayı kabul etmediğinden ve görevlendirme yazısını tebliğden imtina ettiğinden bahisle TİS eki ceza cetvelinin 20. maddesi uyarınca üç yevmiye kesilmesi cezasıyla cezalandırıldığını, disiplin kurulunca verilen cezanın haksız olduğunu, iddia ederek kararın iptali ile verilen üç yevmiye kesimi cezası gereğince yapılan ücret kesintisinin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı işveren idare, davacının verilen işi yapmadığı gerekçesi ile Toplu İş Sözleşmesi hükümleri ve eki ceza cetvelindeki düzenlemeye uygun olarak disiplin cezası verildiğini, yapılan işlemde hukuka aykırı bir yön bulunmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davacının tebliğ edilmek istenen yazıyı tebliğden imtina etmesinin “amirleri tarafından verilen ... ve işleri yapmamak” olarak nitelendirilemeyeceği, dolayısıyla davacının eyleminin toplu iş sözleşmesi eki ceza cetvelinin 20. maddesinde yer alan “amirleri tarafından verilen ... ve işleri yapmamak” fiilini oluşturmadığı gerekçesiyle dava konusu disiplin kurulu kararının iptaline ve kesinti tutarının davalıdan tahsiline karar verilmiş; hükmü davalı işveren idare temyiz etmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre; davacının ... Belediyesinde çalışmakta iken 6111 sayılı Kanun uyarınca ihtiyaç fazlası olarak davalı Bakanlığa nakledildiği, davalı Bakanlığa bağlı çalıştığı işyerinde yeniden görev dağılımının yapılması üzerine davacının da yapacağı işlerin yeniden belirlendiği, ancak davacının bu ... görevini iş koşullarında aleyhe esaslı değişiklik yapıldığı gerekçesiyle kabul etmediği, dolayısıyla verilen işi yapmadığı, bu sebeple disiplin kuruluna sevkedildiği, disiplin kurulunda davacının eyleminin “verilen görevi yapmayı kabul etmemek ve yazılı görevlendirme yazısını da tebliğden imtina etmek” olarak belirtildikten sonra “amirleri tarafından verilen ... ve işleri yapmadığı”nın sabit olduğu gerekçesiyle davacı hakkında dava konusu cezanın uygulandığı anlaşılmaktadır.
Öncelikle belirtmek gerekir ki hükme esas alınan bilirkişi raporundaki değerlendirmeyle mahkemenin kabulünün aksine disiplin kurulunca davacının görevlendirme yazısını tebellüğden imtina etmekten değil amirlerince verilen ... ve işleri yapmamaktan dolayı disiplin cezası verilmiştir. Bu nedenle bilirkişi raporu ve kararın gerekçesi olaya uygun düşmemektedir.
Davacının çalıştığı birimde işin yeniden düzenlenmesi kapsamında davacıya verilen işleri yapmadığı ve bu hususa ilişkin yazılı olarak yapılmak istenen tebligatı da almaktan kaçındığı dosyadaki bilgi ve belgelerle sabittir. Uyuşmazlık yeniden görevlendirme kapsamında davacıya yaptırılmak istenen işlerin iş koşullarında aleyhe esaslı değişiklik niteliğinde olup olmadığı yönünde toplanmaktadır. Başka bir deyişle uyuşmazlığın özünü iş koşullarında esaslı değişiklik yapılıp yapılmadığı oluşturmaktadır. İş koşullarında esaslı değişiklik sonucunu doğuracak şekilde görevlendirme olmuş ise 4857 sayılı İş Kanunu'nun 22. maddesine göre davacı bu değişikliği kabul etmek zorunda olmadığı gibi değişikliğe ilişkin yazılı tebligatı almaktan kaçınması da disiplin suçu olarak nitelendirilemez. Aksi halde yani iş koşullarında aleyhe değişiklik yoksa bu durumda davacının verilen işleri yapmayarak amirlerinin verdiği emre uymayarak disipline (işyeri düzenine) aykırı hareket etmiş olur ve yazılı emri tebliğden imtina etmesi de bu eylemin kanıtı niteliğini taşır. Mahkemece davacıya tebliğ edinmek istenen yazının davacının görevinde olumsuz yönde bir değişikliğe neden olacağından söz edilmiş ise de davacının görevinde yapılmak istenen değişikliğin esaslı nitelikte olup olmadığı yönünde araştırma ve inceleme yapılmamıştır.
Somut olayda doğru sonuca varılabilmesi için mahkemece davacının naklen geldiği ... Belediyesinde çalışmakta iken yaptığı iş ve görevi öncelikle belirlenmeli, 01.01.2011-31.12.2012 tarihleri arası yürürlük süreli TİS'nin belediyelerden devredilecek işçilere uygulanacak hükümler hakkında TÜHİS ile Tarım-İş sendikaları arasında yapılan protokol getirtilmeli ve bundan sonra teknik bilirkişiler eşliğinde işyerinde keşif yapılarak davacının görevinde esaslı değişiklik yapılıp yapılmadığı tespit edilip tüm deliller yeniden bir değerlendirmeye tabi tutularak oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece tüm bu yönler dikkate alınmaksızın yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, 17.12.2013 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
Davacı, disiplin kurul kararı ile verilen para cezasının haksız olduğunu beyan ederek kendisinden kesilen 230,00 TL para cezasının kendisine iade edilmesini talep etmektedir.
Davacının netice-i talebi 230,00 TL'nin kendisine iade edilmesidir. Karar tarihi itibarı ile 230,00 TL, 1.822,00 TL'lik kesinlik sınırı altında kalmaktadır. Mahkemenin kararı kesindir, temyiz incelemesine konu edilemez.
Bu durum karşısında çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum. Kesinlik nedeniyle temyiz talebinin reddine karar verilmesi gerekirdi.17.12.2013