MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davalı şirketin asıl işinde muvazaalı alt işveren ilişkisi kurarak işçiler çalıştırdığını, muvazaa nedeniyle davacının başından itibaren davalı şirketin işçisi olduğunu ve davalı şirket ile Tes-İş Sendikası tarafından imzalanan 14. dönem toplu iş sözleşmesinden yararlanması gerektiğini iddia ederek ücret ve toplu iş sözleşmesi kaynaklı haklarının faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir..
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının alt işveren işçisi olduğunu, yararlanmak istediği toplu iş sözleşmesinden yararlanmasının mümkün olmadığını, davalı şirket açısından husumetin bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı şirket ile alt işverenleri arasındaki ilişkinin muvazaalı bir alt işverenlik ilişkisi olduğu, davacının davalının taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden yararlanmasını gerektiği, bu şekilde davacının ücret ve toplu iş sözleşmesi kaynaklı alacakları bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Mahkemece, davalı şirket ile alt işverenleri arasındaki ilişkinin muvazaalı bir alt işverenlik ilişkisi olduğu, davacının davalının taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden yararlanmasını gerektiği, bu şekilde davacının ücret ve toplu iş sözleşmesi kaynaklı alacakları bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi isabetlidir.
Ancak 01/2013 dönemi ücret ve işçilik alacakları farkının hüküm kısmının A fıkrasının 7. ve 8. bentlerinde olmak üzere mükerrer hüküm altına alınması hatalıdır. Bununla beraber bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7. maddesi uyarınca aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Sonuç:
Temyize konu olan kararın hüküm kısmındaki “01/2013 dönemine ait TİS'den kaynaklı ücret ve işçilik alacaklarından net 513,16 TL'nin TİS 75. maddesi gereğince 17.02.2013 tarihinden itibaren işleyecek bankalarca uygulanan en yüksek işletme kredisi faiziyle birlikte DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE,” hükmünü içeren hükmün A fıkrasının 8 sıra numaralı bendinin tümüyle hükümden çıkarılarak A fıkrasının 7 sıra numaralı bendindeki “01/2013 dönemine ait TİS'den kaynaklı ücret ve işçilik alacaklarından net 513,16 TL'nin TİS 75. maddesi gereğince 17.02.2013 tarihinden itibaren işleyecek bankalarca uygulanan en yüksek işletme kredisi faiziyle birlikte” hükmünden sonra gelmek üzere “davalıdan alınarak davacıya verilmesine” cümlesinin eklenmesi suretiyle hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 06.12.2013 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
Yerel mahkeme kararının yöntem ve yasaya aykırı olduğu, mahkemece çalışma gün ve sürelerine ilişkin yeterli ve somut araştırma yapılmadığı, soyut ifadelere dayanılarak karar verilmesinin isabetli olmadığı farklı gerekçesi ile sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum. 06.12.2013