MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVA:Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, davalı işyerinde 21/04/2008 tarihinde garson olarak işe başladığını, 01/03/2012 yılında banket kaptanı ( servis şefi) pozisyonuna terfi etmiş ve bu durumun işten çıkarıldığı tarihe kadar devam ettiğini, müvekkilinin iş akdinin 07/09/2012 tarihinde mesai saati bitiminde sözlü olarak 10/09/2012 tarihinde ise İzmir 27. Noterliğinin 10/09/2012 tarih ve 19112 yevmiye numaralı fesih ihbarnamesi ile işverence haklı bir neden verilmeksizin yazılı olarak feshedildiğini, geçerli sebep bildirilmeksizin müvekkilinin iş sözleşmesinin feshedildiğini bu sebeplerle feshin geçersizliğin tespiti ile işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının banket bölümünde catering hizmetine tahsis edilen yiyecek ve içeceklerin sorumluluğunun banket müdürü ile birlikte davacı yana ait olduğunu, davacının sorumlu olduğu bölümdeki malzeme eksikliği tespit edildiğini, iş akdinin feshine dayanak olaydan dolayı müvekkil şirketi maddi kayba uğrattığını, iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davalı işverenlik tarafından haklı nedenin varlığının ispatlanamadığı
gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının işe iadesine karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri başlığı altında düzenlenen 25/II-e bendine göre, işçinin işverenin güvenini kötüye kullanması, hırsızlık yapması, işverenin meslek sırlarını ortaya atması gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması işverene haklı sebeple derhal fesih hakkı vermektedir.
Dosya içeriğine göre davacının 21.04.2008-10.09.2012 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığı, garson olarak işe başladığı sonrasında terfi ederek servis şefi olarak görev yaptığı, iş sözleşmesinin banket içecek deposunda yapılan sayımda açık tespit edilmesi gerekçesiyle 4857 sayılı Kanun'un 25/II e ve ı maddesi gereğince feshedilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, ceza davasının bekletici mesele yapılıp yapılmayacağı noktasında toplanmaktadır.
Ceza mahkemesi kararlarının hukuk mahkemesine (davasına) etkisi, hukukumuzda (Mülga) 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 53. maddesinde düzenlenmiştir.
Borçlar Kanunu'nun 53. maddesine göre, “Hakim, kusur olup olmadığına, yahut haksız fiilin faili temyiz kudretini haiz bulunup bulunmadığına karar vermek için Ceza Hukukunun sorumluluğa ilişkin hükümleri ile bağlı olmadığı gibi, Ceza Mahkemesinde verilen beraat kararı ile de mukayyet değildir. Bundan başka Ceza Mahkemesinin kararı, kusurun takdiri ve zararın miktarının tayini hususunda dahi Hukuk Hakimini takyit etmez.”
Öte yandan, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nu yürürlükten kaldıran ve 01 Temmuz 2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun “Ceza hukuku ile ilişkisinde” başlıklı 74. maddesi de aynı hususu düzenlemektedir.
6098 sayılı Kanunun 74. maddesine göre, “Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir.
Somut uyuşmazlıkta, davacının sorumlu olduğu banket içecek deposunda açık tespit edildiği, bu duruma ilişkin tutanak düzenlendiği ve davacının savunmasının alındığı anlaşılmaktadır. Davalı işyerinin davacı ev bir kısım işyeri çalışanı hakkında fesih sebebi yapılan davranışı ile ilgili şikayetçi olduğu, davacını da aralarında bulunduğu üç işyeri çalışanı hakkında İzmir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/498 Esas sayılı dosyada hizmet sebebiyle emniyeti suistimal suçundan açılan kamu davasının derdest olduğu anlaşılmaktadır. Ceza davasında varılacak sonuç maddi olgu bakımından bu dava üzerinde feshin haklılığı veya geçerliliği yönünden doğrudan etkili olacağından ceza davası sonucu beklenmeden yazılı gerekçe ile karar verilmesi hatalı olup bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan sebeple BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek olması halinde ilgiliye iadesine 20.12.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.