MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, nükleer tıp teknikeri olarak çalıştığını, kesinleşen işe iade kararı üzerine süresinde davalıya başvurduğunu, 24.02.2011 ve 04.03.2011 tarihli ihtarnameler ile daha düşük ücret ile çalışması yönündeki daveti kabul etmediğini hak ettiği boşta geçen dört aylık ücret alacağının ödenmemesi üzerine Kadıköy 7. İcra Müdürlüğünde takip başlattığını, davalının yaptığı itiraz sebebei ile takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile yüzde 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, işe iade davasının kesinleşmesini müteakip davacının ihtarname ile işe iade başvurusunda bulunduğunu, iş başı yapması uygun görülerek 24.02.2011 tarihli ihtarname ile iş koşullarında ve görevinde her hangi bir değişiklik olmaksızın 2 gün içinde iş başı yapması için hazır bulunması gerektiğinin kendisine bildirildiğini, işe iade müracaatını müteakip henüz işe bile çağrılmadan boşta geçen 4 aylık süreye ilişkin ücret talebinde bulunduğunu, davacının işe dönme beyanında samimi olmadığını, 04.03.2011 tarihli ihtarname ile şirketin işe davetini yinelediğini, davacıya kıdem ve ihbar tazminatlarının ödendiğini, bu sebeplerle açılan davanın reddine, %40 tazminatın davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, işveren davacıyı aynı işine davet etmekle birlikte daha önceden çalışan işçisi olduğu halde ... çalışmaya başlayan işçilerden istenen sabıka kaydı, ikametgah gibi belgeler isteyip, emsali net 1.700,00 TL ücret almakta iken davacıya 1.400,00 TL ücret teklif etmiş olup, bu haliyle işe davet samimi olmadığından, salt davacının o tarih itibariyle başka işyerinde çalışıyor olması işe başlama iradesinin samimi olmadığını göstermeye yeterli olmayacağından, davacının işe başlamak
üzere işyerine gitmiş olması, işverenin bir kısım belgeler isteyip davacının ücret konusundaki sorularını ötelemesi ve daha sonra da 1.400,00 TL ücret ödeneceğini açıklaması da nazara alınarak davalı işverenin işe davette samimi olmadığı, işçinin işe başlama iradesinin gerçek olduğu gerekçesi ile boşta geçen süre ücret alacağının kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:Kararı davalı temyiz etmiştir.Gerekçe:
İşe başlama iradesinin samimi olup olmadığı, davacının boşta geçen süre ücret alacağına hak kazanıp kazanmadığı uyuşmazlık konusudur.
Somut olayda davacı 08.12.2005-28.01.2009 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde nükleer tıp teknikeri olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı tarafından haksız olarak feshedildiğini belirterek Kadıköy 1. İş Mahkemesinin 2009/141 esas sayılı dosyası ile işe iade davası açmıştır. Mahkeme tarafından verien işe iade kararının onanarak kesinleşmesi üzerine davacının işe başlama iradesini davalıya bildirdiği, davalı tarafından 1.400,00 TL ücret ile çalışabileceğinin bildirildiği ancak kendisinden daha az kıdeme sahip bir çalışandan daha az ücretle çalışmanın davacı tarafından kabul edilmediği anlaşılmaktadır. Davacı işe iade talebinin kabulünde iş koşullarında ve ücrette değişiklik yapılmaması gerektiğini, davalının işe başlatma talebinde samimi olmadığını ileri sürerek boşta geçen süre ücret alacağını talep etmiş ise de Kadıköy 3. İş Mahkemesi 2011/316 esas–2012/441 karar sayılı 14.05.2012 tarihli dosyada ise iş güvence tazminatını talep etmiştir. Mahkemece davacının işe başlama iradesinin samimi olmadığı gerekçesi ile iş güvence tazminatının reddine dair verilen kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2012/24859 esas sırasında görülmektedir. Hukuki güvenilirliğin sağlanabilmesi açısından her iki davanın birleştirilerek görülmesi gerekir. Ancak davacı tarafından ayrı ayrı dava açılmış olup iş güvence tazminat dosyasının sonucu bu davayı etkileyeceğinden sonucunun beklenerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 13.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.