MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı işçi, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haklı ve geçerli sebep olmadan feshedildiğini ileri sürerek, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir.
Davalı işveren, davacının toplu halde hareket ederek diğer çalışanların çalışmalarını engellediği, bu nedenle şantiyede çalışmaların durdurulduğu ve şirketin zarara uğradığı, dolayısıyla iş sözleşmesinin haklı olarak feshedildiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacı hakkında feshe konu eylemlerinden dolayı iş ve çalışma hürriyetinin ihlali iddiası ile Malazgirt Asliye Ceza Mahkemesine dava açıldığı, mahkeme kararı ile davacının delil yetersizliğinden beraat ettiği, davalının feshin haklı olduğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle kabul kararı verilmiştir.
Hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine göre, davacının davalı işyerinde beton santral operatörü olarak çalıştığı, olay günü formenler tarafından işin durdurulmasının söylenmesi üzerine birtakım çalışanlar ile birlikte çalışmayı durdurduğu, akabinde çıkan olaylar neticesinde 11.01.2012 tarihli fesih bildirimi ile işyerinde çalışmayı engellediği, çalışma barışını bozduğu, toplu halde hareket ederek diğer çalışanların çalışmalarını engellediği, bu nedenle şantiyede çalışmaların durdurulmak zorunda kalınması sebebi ile şirketi zarara uğratmış olduğu gerekçesiyle iş sözleşmesi feshedilmiştir.
Somut olayda, davacının arkadaşları ile birlikte olay günü işi, geçici bir süre de olsa durdurdukları sabittir. Tanıklarca formenlerin talimatı üzerine işin durdurulduğu belirtilmiş ise de, formenlerin bu davranışları konusundaki deliller yeterli olmadığından ve işverenin
iradesi ile çelişkili olduğundan şüphe feshi vardır. Bu tür fesihte, işverenin işçisine karşı duyduğu şüphe, aralarındaki güven ilişkisinin zedelenmesine yol açmaktadır. İşverenden katlanması beklenemeyecek bir şüpheden dolayı, işçinin iş ilişkisinin devamı için gerekli olan uygunluğu ortadan kalktığından, güven ilişkisinin sarsılmasına yol açan şüphe, işçinin kişiliğinde bulunan bir sebeptir. Ciddi, önemli ve somut olayların haklı kıldığı şüphe, güven potansiyeline sahip olmaksızın ifa edilemeyecek iş için işçinin uygunluğunu ortadan kaldırdığından, şüphe feshi, işçinin yeterliliğine ilişkin fesih türü olarak gündeme gelecektir. Bu sebeplerle iş sözleşmesinin feshi haklı nedene dayanmasa da, feshin geçerli nedene dayandığı kabul edilmelidir. İşverence yapılan fesih geçerli nedene dayandığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile reddi hatalı olmuştur.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 30,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.320,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 09.12.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.