MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı, davacının çalıştığı norm kadronun kaldırılması ve kendisine başka alanlarda iş imkanı bulunamaması nedeniyle iş sözleşmesinin feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece işyeri kayıtları arasında bulunan tutanaklara göre davacının fesihten önce performans düşüklüğü nedeniyle sürekli olarak uyarılıp, savunmasının alındığı, fesih nedeninin gerçeği yansıtmadığı, ayrıca feshin son çare olması ilkesine uyulmadığı gerekçesi ile feshin geçersizliğine ve davacı işçinin işe iadesine, işe başlatma tazminatının sekiz aylık ücret tutarı olarak ve çalıştırılmadığı süre için en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının belirlenmesine karar verilmiştir.
Karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı işverence feshin geçerli nedene dayandığı kanıtlanmamış olmasına göre mahkemece feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiş olması dosya içeriğine uygun olduğundan, davalının bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 21. maddesinin birinci fıkrasında işe başlatmama tazminatının alt ve üst sınırları gösterilmiş olup; söz konusu tazminatın belirtilen sınırlar arasında işçinin kıdemi, fesih sebebi gibi olgular dikkate alınarak belirlenmesi gerekir. Üst sınırın aşılmasının tek istisnası 2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nun 31. maddesindeki sendikal nedenle yapılan fesihlerdir. Anılan maddeye göre feshin sendikal nedene dayanması halinde işe başlatmama tazminatının işçinin en az bir yıllık ücreti tutarında belirlenmesi gerekir.
Dosya içeriğine göre söz konusu tazminatın davacının sekiz aylık ücreti tutarı olarak belirlenmesine karar verilmesi hatalıdır. Fesih nedenine ve davacının çalışma süresine göre davacının dört aylık ücreti tutarı olarak belirlenmesi dosya içeriğine uygun düşecektir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-İşverence yapılan FESHİN GEÇERSİZLİĞİNE,
3-Davacının kanuni sürede işe başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının işçinin dört aylık ücreti olarak belirlenmesine,
4-Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar doğmuş bulunan en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine,
5-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6-Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre 1.320,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 297,40 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
8-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak 09.12.2013 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
Dava, işe iade davasıdır.
Yerel mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, davalı tarafın temyizi üzerine hüküm, Dairemizce sadece işe başlatmama tazminatının miktarına ilişkin olarak bozulmuştur.
Kanaatimce, yerel mahkeme kararı esas yönü ile de hatalıdır.
Davacı, Van ilinde ilaç tanıtım temsilcisi olarak görev yapmıştır.
Ancak davalı şirket aldığı bir işletmesel karar ile Van ilindeki tıbbi tanıtım bölümünü kapatmıştır.
Yerel mahkeme, fesihten önce performans düşüklüğü gerekçesi ile yapılan uyarıları ve davacıya başka görev teklif edilmemesini feshin geçersizliğine gerekçe olarak kabul etmiştir.
Davalı şirket fesihten sonra aynı alanda başka işçi alınmadığını ifade etmiştir.
Van ilindeki bölüm kapatıldığına ve fesihten sonra da başka ilaç tanıtım temsilcisi alınmadığına göre işverence yapılan fesih geçerli nedene dayanmaktadır. Açılan davanın reddine karar verilmek üzere, yerel mahkeme kararının bozulması gerektiği düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.09.12.2013