MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Hüküm süresi içinde taraflar avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının müvekkili şirkette örmeci olarak çalışmakta iken kendisine usta başı olarak çalışmasının teklif edildiğini, ancak davacının bu teklifi kabul etmeyerek, iş sözleşmesinin feshedilmesini ve yasal haklarının ödenmesini talep ettiğini, bu talebe istinaden iş sözleşmesinin sonlandırıldığını, davacının işe iade isteminde samimi olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı taraf, tanıkları dinlenilmeksizin karar verilmesinin savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olduğunu ileri sürerek temyiz etmiştir.
Davalı vekili tarafından verilen 16.09.2013 havale tarihli temyize cevap dilekçesinin başlığında, katılma yoluyla temyiz talebi de yer almakta ise de anılan dilekçenin içeriğinden davalı tarafın temyiz talebi bulunmadığı, mahkeme kararının onanmasını istediği anlaşılmıştır.
Gerekçe:
Davacı vekili, tanık listesi ibraz etmiş; duruşmalara katılarak tanıklarının dinlenmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın niteliğine ve iş sözleşmesinin feshinin dayanağına göre, davacı vekilinin tanık dinletme talebinin reddine karar verildiği görülmüştür.
İddia ve savunma hakkı, Anayasa'nın hak arama hürriyeti başlıklı 36. maddesinde "herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile ... yargılanma hakkına sahiptir." düzenlemesi ile açıkça hüküm altına alınmıştır.
İddia ve savunma hakkı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun hukuki dinlenilme hakkı başlıklı 27. maddesi ile usul hukukumuza da yansıtılmıştır. Anılan maddenin birinci fıkrasında, davanın taraflarının kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip oldukları belirtildikten sonra, maddenin ikinci fıkrasında bu hakkın "açıklama ve ispat hakkını” da içerdiği vurgulanmıştır. Davacı tarafın usul hukuku hükümlerine aykırı olarak ispat hakkını kullanmasının kısıtlanması, iddia ve savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğurur.
Somut olayda davacı tarafça tanık isimleri dilekçe ile bildirildiği halde mahkemece, davacı tarafa tanıklarını dinletmesi hususunda usulüne uygun mehil verilerek tanıklarını dinletme imkanı sağlanması ve tanık beyanlarının diğer delillerle birlikte değerlendirilerek, sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, davacı tanıklarının usule aykırı olarak dinlenilmeyip, hukuki dinlenilme hakkının kısıtlanması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak 13.12.2013 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, kararın onanması gerekir görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılamıyorum. 13.12.2013