MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVA : Taraflar arasındaki, kıdem ve ihbar tazminatlarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle reddine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davacı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 27.11.2012 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı adına Avukat ... ile karşı taraf adına Avukat ... ... geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.
Davacı ... adına Avukat ... ile ...adına vekili Avukat ... aralarındaki dava hakkında İstanbul 5. İş Mahkemesinden verilen 17.04.2012 tarihli ve 2010/887 esas, 2012/264 sayılı kararı Dairenin 27.11.2012 tarihli ve 2012/18805 esas, 2012/ 26531 Karar sayılı ilamıyla ONANMASINA karar verilmiştir.
Davacı vekilince, aynı konu ve maddi vakaları havi, birbirinin aynısı iki hükümle ilgili olarak Yargıtay 9. Hukuk Dairesi ve Dairemizce temyiz incelemesi sonucu verilen birbirinden farklı iki kararın ... ve eşit yargılama ilkelerine aykırı olduğunu belirterek bu yönden kararın maddi hataya dayandığı gerekçesiyle ortadan kaldırılması istenilmiş olmakla, yapılan incelemede, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi tarafından verilen ve emsal gösterilen kararlarda davacı ile aynı işyerinde çalışan ve aynı işi yapan diğer işçilerin Basın İş Kanunu kapsamından sayıldığı, sadece davacının davasının reddine ilişkin hükmün Dairemizce onandığı, bu durumda internet üzerinden haber sitesinde çalışan işçilerin Basın İş Kanunu kapsamında sayılıp sayılmayacağı hususunun tartışmalı olmasına rağmen adalete olan güven duygusunun sarsılmaması ve eşitlik ilkesinin zedelenmemesi amacıyla Dairemizin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen onama kararının ortadan kaldırılmasına karar verildi, Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, davalıya ati netbul.com. Adlı haber sitesinde Basın İş Kanununa tabi olarak haber editörü, gazeteci ve spiker olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı tararfından feshedildiğini, Basın İş Kanunu kapsamında çalışmasına rağmen yapılan ödemelerin 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında yapıldığını, tavan sınır gözetilerek eksik ödenen kıdem, ihbar tazminatının ve yıllık izin alacağının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı, davacının iş sözleşmesinin feshi sırasında tüm alacaklarının ödendiğini, davacının Basın İş Kanunu kapsamında gazetece olarak değerlendirilmeyeceğini ve Basın İş Kanunu hükümlerinden yararlanamayacağını, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davalı şirketin Türkiye'de GSM telefon işletmeciliği faaliyetini yürüten bir şirket olduğu basın yayın kuruluşu olmadığı ayrıca davacının çalışmalarının 5953 sayılı Kanun'un I. maddesinde aranan koşulların da gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekili tarafından temyiz etmiştir.
Somut olayda, davacının davalı şirkete ait olan www.netbul.com adlı internet portalında haber biriminde çalıştığı, cep telefonu abonelerine haber aktarımı yaptığı anlaşılmaktadır.
Davalı işverenin GSM operatörü olduğu tartışmasızdır. Ancak davalı şirket Türk Patent Enstitüsü nezdinde marka kayıtlarını, elektronik gazete yayımı ve haber ajansı hizmetleri alanında da tescil ettirmiştir. Özellikle davalının sahibi olduğu ve davacı işçinin çalıştığı www.netbul.com adlı internet sitesinin marka kaydının "haber ajansı hizmetleri, haber ajansı hizmetleri (toplanan bilginin dağıtılması)" gibi bilgileri içerdiği de görülmektedir.
Dosya içeriğine göre davalının bir dönem sahibi olduğu www.netbul.com adlı internet sitesi haber yayını yapmıştır. Sözü edilen internet sitesinin başlığında “haber, siyaset, ekonomi, eğlence, magazin portalı” olduğu yazılıdır. Dosya içinde yer alan siteyle ilgili görüntü kayıtlarında da ağırlıklı olarak haber bilgilerinin yer aldığı görülmektedir. Yayınlanan haberlerin bir bölümü de abonelere aktarılmıştır. Bu yönüyle sözü edilen yayın hizmetleri gazetecilik faaliyeti olarak değerlendirilmelidir. Davacının iş sözleşmesinde haber uzmanı olduğu yazılıdır. Davalı işverence verilen çalışma belgesinde de spiker olduğu yazılıdır.
Davalının www.netbul.com adlı site üzerinden faaliyeti internet gazeteciliği niteliğindedir. Davacının internet gazetesinde editör olarak çalıştığı, kısa haber bilgilerinin SMS, WAP ve GPRS yoluyla ücret karşılığında abonelere aktarılması görevini de yerine getirdiği anlaşılmakla çalışmaları, 5953 sayılı Basın İş Kanunu kapsamında değerlendirilmelidir. Mahkemece davaya konu istekler bakımından hesap raporu aldırılarak bir karar verilmelidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, davacı yararına takdir edilen 900,00 TL duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 26.12.2013 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
Davacı işçi, davalı şirkette çalıştığı işyerinin ve yaptığı işin 5953 sayılı Basın İş Kanunu kapsamında olduğunu iddia ederek taleplerde bulunmuş, yerel mahkemece davacının çalıştığı işyerinin ve yaptığı işin anılan yasa kapsamında olmadığı kabul edilmek suretiyle davanın reddine dair verilen kararın duruşmalı olarak temyiz incelemesi Dairemizce yapılmış ve yerel mahkemece varılan sonuç benimsenerek karar onanmıştır.
Bu defa davacı vekili Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin emsal kararlarına dayanarak Dairemizin onama kararının maddi yanılgıya dayandığını ileri sürüp ortadan kaldırılmasını ve yerel mahkemece verilen red kararının bozulmasını istemiştir.
Öncelikle belirtmek gerekir ki Yargıtayın başka bir dairesinde aynı konuda verilmiş olan kararın farklı olması maddi hata talebi için gerekçe yapılması mümkün değildir. Daireler arasında görüş ayrılığından ileri gelen kararlar arasındaki farklılığın giderilmesi için içtihatların birleştirilmesi yoluna başvurulması gerekmektedir.
Öte yandan dosya içeriğine göre taraflar arasındaki uyuşmazlığın İnternet Gazeteciliğinin 5953 sayılı Basın İş Kanunu kapsamında kalıp kalmadığı hususundan doğduğu anlaşılmaktadır.
İnternet Gazeteciliğinin 5953 sayılı Basın İş Kanunu kapsamında olduğuna dair kanunda açık bir düzenleme bulunmamaktadır. Kanuni düzenlemeye dayanmayan bir durumun yorum yoluyla Kanun kapsamında olduğunun kabulü mümkün değildir. 5953 sayılı Basın İş Kanunu'nda İnternet Gazeteciliğininde kanun kapsamında olduğuna dair bir hüküm bulunmadığından ve bu konuda kanuni bir düzenleme yapılmamış olduğundan Dairemizce yerel mahkeme kararının onanması yönünde oluşturulan ilamda bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Dolayısıyla Dairemiz onama kararında maddi hata söz konusu değildir.
Açıklanan gerekçelere göre davacının maddi hata sebebi ile Dairemiz kararının kaldırılmasına yönelik isteğinin reddine karar verilmesi gerektiğinden sayın çoğunluğun aksi düşünce ile maddi hatanın kabulü yönünde oluşturduğu kararına katılamıyorum.26.12.2013
Full & Egal Universal Law Academy