MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı işveren davacının yüklenici firmalar bünyesinde çalıştığını, taraflarına husumet yöneltilemeyeceğini ve iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece feshin geçerli nedene dayanmadığı gerekçesi ile feshin geçersizliğine ve davacı işçinin işe iadesine, işe başlatma tazminatının dört aylık ücret tutarı olarak ve çalıştırılmadığı süre için en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının belirlenmesine karar verilmiştir.
Hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davalı ...'nün 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Teşkilat Ve Görevleri Hakkında Kanun'un 12/2. maddesi hükmüne göre harçtan muaf olduğu gözetilmeden adı geçen davalıya harç yükletilmesi hatalı olup bozma
nedeni ise de, bu yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7. maddesi uyarınca aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ:Hüküm fıkrasının 6. bendinde yazılı “492 sayılı Kanun gereği alınması gereken 24,30 TL harçtan peşin alınan 21,15 TL'nin mahsubu ile bakiye 3,15 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, peşin yatırılan harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine" cümlesinin hükümden çıkartılarak, yerine;" Davalı harçtan muaf olduğundan, davalıdan harç alınmasına yer olmadığına” yazılmasına, hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 09.12.2013 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
Dava, işe iade davasıdır.
Davacı taraf, alt işveren işçisi olarak çalışılmasına karşın, asıl işveren işçisi ile aynı işin yapıldığını, işverenler arasındaki ilişkinin muvazaaya dayandığını, yapılan feshin haksız olduğunu ileri sürerek işe iade talebinde bulunmuştur. Davalı taraf, hizmet alım yolu ile davacı işçinin çalıştırıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Yerel mahkeme, işverenler arasındaki ilişkiyi muvazaalı kabul ederek, davanın kabulüne ve davacının asıl işveren Karayolları Genel Müdürlüğündeki işine iadesine karar vermiştir.
Davalı tarafın temyizi üzerine mahkeme hükmü Dairemizce oyçokluğu ile onanmıştır.
Kanaatimce, yerel mahkemenin, işverenler arasındaki ilişkiyi muvazaalı kabul etmesi isabetli değildir.
6001 sayılı ...'nün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un 4. maddesine göre, Genel Müdürlük Karayollarının bakım ve onarımını bizzat yapabileceği gibi, gerekli şartnameleri hazırlayarak bu işi başka firmalara da yaptırabilir.
Kanun'un verdiği bu yetkiyi görmezden gelerek işverenler arasındaki ilişkiyi muvazaalı kabul etmek doğru değildir.
Bunun dışında kamu kurum ve kuruluşlarına hangi yöntemlerle işçi alınacağı kanunlar ile düzenlenmiştir.
Kamu kurumlarına işçi alma yetkisi idari makamlara tanınan bir yetkidir.
Mahkemelerin yetkilerini aşarak, kamu kurumlarına işçi alımı sonucunu doğuracak kararlar vermeleri mümkün değildir.
Bu nedenler ile yerel mahkeme hükmünün bozulması gerektiği kanısında olduğumdan, onama yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum. 09.12.2013