MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ile davalı arasındaki dava hakkında Konya 1. İş Mahkemesince verilen 29.11.2012 tarih ve 2012/42 esas, 2012/742 karar sayılı kararın davacı vekilince temyizi üzerine Dairemizce 18.02.2013 tarih ve 2013/2745 esas, 2013/3198 karar sayılı kararı ile hükmün bozularak ortadan kaldırılmasına ve yeniden karar verilmesine karar verilmiş, davacı vekili bu kararın maddi hataya dayandığını ileri sürerek maddi hatanın düzeltilmesine karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.
Maddi hatanın giderilmesi isteğini içeren dilekçe ve ekleri incelendi.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.02.1988 tarihli ve 1987/2-520 esas, 1988/89 sayılı kararında belirtildiği üzere Yargıtay'ca temyiz incelemesinin yapıldığı sırada dosyada bulunan bir belgenin gözden kaçırılması, maddi hata sebebi olarak açıklanmıştır. Ayrıca belirtmek gerekir ki, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 04.02.1959 tarihli ve 1957/13 esas, 1959/5 karar, ve 09.05.1960 tarihli ve 1960/21 esas, 1960/9 sayılı kararlarında açıklandığı üzere Yargıtay’ca maddi hata sonucu verilen bir karara mahkemece uyulmasına karar verilmesi halinde dahi usulü kazanılmış hak oluşmaz ve Yargıtay’ın hatalı bozma kararından dönülmesi mümkündür.
Dairemizce daha önceki temyiz incelemesi sırasında, mahkemece verilen kararın bozularak ortadan kaldırılmasına ve yeniden karar verilmesine, davacı temyizi üzerine karar verilmesine rağmen, yeniden oluşturulan hükümde, davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına ve davacı yararına avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekirken, davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılarak, davalılar yararına avukatlık ücretine hükmedildiği,bu hususunun gözden kaçtığı anlaşıldığından Dairemizin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararın maddi hataya dayanması sebebiyle ortadan kaldırılmasına karar verildi.
Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili; davacının, 02.01.2004 tarihinde davalı kurumdan hizmet ihalesi ile iş üstlenen taşeron şirket aracılığı ile işe alınarak davalı idarenin Konya ... Kız Yurdu
işyerinde çalışmaya başladığını, bu çalışmasını iş sözleşmesinin işveren tarafından ihale süresinin bitimi gerekçesiyle feshedildiği 31.12.2011 tarihine kadar aralıksız sürdürdüğünü, davacının ve 267 iş arkadaşının hizmet sözleşmesi ihale süresinin bitimi sebebiyle feshedildiğini, yerine daha düşük ücretle ... elemanlar alındığını, iş sözleşmesinin geçerli sebep olmadan işverence feshedildiğini, feshin son çare olması gerektiğini belirterek, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen sürelere ait ücretinin sekiz ve dört aylık ücreti olarak belirlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı kurum vekili; yetkili mahkemelerin Ankara mahkemeleri olduğunu, temizlik işleri anahtar teslimi esasına göre firmalara ihale edildiğini bu firmaların işi münhasıran kendi işçileri ile yerine getirdiğini, davalı kurumun davacının işine alınmasında işten çıkarılmasına denetiminde, vb konularda sorumluluğunun bulunmadığını, davalı kurum ile yüklenici arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunmadığını, bu yönde Yargıtay kararlarının da olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili; şirketin davacı ... diğer çalışanlar ile birer yıl süreli sözleşmeler yaptığını, diğer davalı tarafından bir yıl süreli olarak davalı şirkete ihale edildiğini, bu bir yıllık sürenin sona ermesiyle iş akdinin kendiliğinden sona erdiğini,... dönem için ihale yapılmadığından şirketin işyeri ile ilgisi kalmadığını, davacıyı yeniden çalıştırılmasının mümkün olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davalı Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğü aleyhindeki davanın husumetten reddine, davalı şirket aleyhine açılan davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki ... uyuşmazlık, davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisinin bulunup bulunmadığı ve bunun işçilik haklarına etkileri noktasında toplanmaktadır.
Alt işveren; bir iş yerinde yürütülen mal ve hizmet üretimine ilişkin asıl işin bir bölümünde veya yardımcı işlerde, işletmenin ve işin gereği ile teknolojik sebeplerle uzmanlık gerektiren alanlarda iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini, sadece bu iş yerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren olarak tanımlanabilir. Alt işverenin iş aldığı işveren ise asıl işveren olarak adlandırılabilir. Bu tanımlamalara göre asıl işveren - alt işveren ilişkisinin varlığından söz edebilmek için iki ayrı işverenin olması, mal veya hizmet üretimine dair bir işin varlığı, işçilerin sadece asıl işverenden alınan iş kapsamında çalıştırılması ve tarafların muvazaalı bir ilişki içine girmemeleri gerekmektedir.
Alt işverene yardımcı işin verilmesinde bir sınırlama olmasa da, asıl işin bir bölümünün teknolojik uzmanlık gerektirmesi zorunludur. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2. maddesinde, asıl işveren alt işveren ilişkisinin sınırlandırılması yönünde kanun koyucunun amacından da yola çıkılarak, asıl işin bir bölümünün alt işverene verilmesinde “işletmenin ve işin gereği” ile “teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler” ölçütünün bir arada bulunması şarttır. Kanun'un 2. maddesinin altıncı ve yedinci fıkralarında “işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler” sözcüklerine yer verilmiş olması bu gerekliliği ortaya koymaktadır. Alt İşverenlik Yönetmeliğinin 11. maddesinde de yukarıdaki anlatımlara paralel biçimde, asıl işin bir bölümünün alt işverene verilebilmesi için “işletmenin ve işin gereği ile teknolojik sebeplerle uzmanlık gerektirmesi” şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerektiği belirtilmiştir.
Somut olayda; davacının davalılardan Ben-Tem İnş. Gıda ve San. Tic. Ltd. Şti.'ne bağlı olarak davalı kurumun Konya ... Kız Yurdunda işçi olarak çalıştığı, davalı şirket
ile kurum arasında akdedilen sözleşme süresinin bitmesi ve davalı şirketin yeniden ihaleyi alamaması sebebiyle iş sözleşmesinin haklı veya geçerli sebep olmaksızın feshedildiği anlaşılmaktadır.
Davalılar T.C. ... Yüksek Öğrenim Kredi Yurtlar Genel Müdürlüğü ile Ben-Tem İnş. Gıda ve San. Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan 2011 yılı Malzemesiz Kalorifer Yakma, Çamaşırhane, Malzemeli Genel temizlik ve İlaçlama İşi Birim Fiyat Hizmet Alımı Sözleşmesi bulunmaktadır. Davalılar arasında 4857 sayılı Kanun'a uygun asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunduğu ve her iki işverenin de 4857 sayılı Kanun'un 2. maddesi gereğince asıl işveren ile alt işverenin İş Kanunundan ve iş sözleşmesinden kaynaklanan işçi alacaklarından dolayı birlikte sorumlu olacağı dikkate alındığında ve işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücretinden birlikte sorumlu olduğu gözetildiğinde, davacının davalı şirkette işe iadesine karar verilmesi ve iş güvencesi tazminatı ile boşta geçen süre ücretinden her iki davalının müşterek ve müteselsilen sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken, mahkemece davalı Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğü aleyhindeki davanın husumetten reddine dair verilen karar hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. Fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın KABULÜ ile; davalı Ben Tem İnşaat Gıda ve San. Tic. Ltd. Şti. tarafından yapılan feshin geçersizliğine, davacının davalı şirkette işe iadesine,
3-Davacının kanuni sürede işe başvurmasına rağmen işverenin süresi içerisinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminatın işçinin dört aylık ücreti tutarı olarak belirlenmesine, davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar doğmuş bulunan en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine, davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,davacının işe başlatılması halinde varsa ödenen ihbar ve kıdem tazminatının bu alacaktan mahsubuna,
5-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6-Davalıların yapmış oldukları yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7-Davacının yaptığı 420,25 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.320,000 TL vekâlet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
8-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak 30.12.2013 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy