MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVA: Mahkemenin 11.10.2011 tarih ve 2010/23 esas, 2011/500 karar sayılı hükmü, Dairemizin 13.12.2012 tarihli ve 2012/4374 esas, 2012/28210 karar sayılı ilamı ile bozulmuş ise de mahkemenin 31.05.2013 tarihli ve 2013/177 esas 2013/525 karar sayılı kararı ile direnme kararı vermesi ve bu kararı davalı vekilinin kanuni süresi içerisinde temyiz etmesi üzerine dosya yeniden incelendi.
Davacı, iş sözleşmesinin haksız şekilde davalı işçi tarafından feshedildiğini ileri sürerek, eğitim gideri ve sözleşmedeki cezai şartın ödenmesini istemiştir.
Davalı, davacı sözleşmedeki cezai şartın tek taraflı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davalı vekilinin kararı temyizi üzerine, Dairemizin 13.12.2012 tarihli ve 2012/4374 esas, 2012/28210 karar sayılı ilamı ile davacı ile davalı arasındaki iş sözleşmesi belirli ya da asgari süreli olmayıp belirsiz süreli olarak düzenlendiğine göre cezai şart talep edilmeyeceğine ilişkin gerekçeyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma sonrasında yapılan yargılama sonunda, mahkemenin 31.05.2013 tarihli ve 2013/177 esas 2013/525 karar sayılı kararı ile "açıklandığı üzere taraflar arasında 13.07.2007-13.07.2010 tarihleri arasında üç yıllık çalışmayı öngören hizmet sözleşmesine istinaden çalışmaya başlayan davalının, sözkonusu hizmet sözleşmesi objektif şartlara göre başından beri belirsiz nitelikte sözleşme olmasına rağmen belirlenen asgari süre dolmadan davalının 02.11.2009 tarihinde haklı sebep göstermeden istifa ederek iş sözleşmesine son verdiği, sözleşmenin 11. maddesi gereğince davacı işveren tarafından sözleşmenin haksız feshi sebebi ile brüt ücretin üç katı tutarında cezai şart ve eğitim giderleri talebinde bulunduğu, cezai şart hükmünün taraflar yönünden karşılıklı olarak düzenlendiği, ancak davacının çalışması gereken süre ile çalıştığı sürenin oranlanması sonucunda belirlenen 1.800,00 TL cezai şart alacağının ve 494,90 TL eğitim gideri alacağının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle bozma kararına karşı direnilmiş olup, Dairemizce temyiz incelemesi sırasında işlerin yoğunluğundan dolayı hatalı şekilde taraflar arasındaki iş sözleşmesi belirsiz süreli olduğundan cezai şart talep edilemeyeceği şeklinde bozma gerekçesi yazıldığı, ancak taraflar arasındaki sözleşmenin yeniden ./..
incelenmesi ile sözleşmenin asgari süreli olarak düzenlendiği ve asgari sürenin üç yıl olarak belirlendiği, asgari süreli olarak düzenlenen ve davacı ve davalı yönünden denk hükümler içeren cezai şartın geçerli olduğu anlaşılmakla; mahkemenin direnme kararının kabulü ile Dairemiz kararının ortadan kaldırılmasına karar verildi.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 23.12.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy