MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA:Davacı, yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı ... avukatınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacının davalı ... bünyesinde daimi işçi statüsünde çalışmakta iken 6111 sayılı Kanun uyarınca İlçe Müftülüğüne atandığını ve 14.05.2012'de emekli olduğunu, kullanmadığı yıllık izin ücretlerinin ödenmediğinden bu alacağını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı ... davanın zamanaşımına uğradığını, davacının yıllık izninin bulunmadığını ve son çalıştığı kurumun yıllık izinden sorumlu olacağını belirterek davanın reddini savunmuştur. Diğer davalı taraf değişikliğine muvafakatları olmadığını, davada sıfatlarının olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının belediyede 01.05.1986 tarihinde işçi olarak çalışmaya başladığı, 20.11.2011 tarihine kadar kesintisiz olarak çalıştığı, aynı tarihte 6111 sayılı Kanun'un 116. maddesi uyarınca iş sözleşmesinin ..., İlçe Müftülüğü'ne nakledildiği, 14.05.2012 tarihinde ise davacının emekli olduğu, dinlenme hakkı olan yıllık izin hakkı, iş sözleşmesinin feshi ile alacağa dönüşeceğini bu sebeple davacının emekli olduğu 14.05.2012 tarihinde ..., İlçe Müftülüğü'nde çalıştığı dönemde yıllık ücretli izin hakkının doğduğu, davalı ... açısından pasif husumet yokluğu sebebiyle davanın reddi ile davalı ... yönünden usul ekonomisi gözetilerek davanın kabulü yönünde kanaat ve sonucu ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı ... temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Davacı 6111 sayılı Kanun uyarınca davasının yöneltildiği davalılardan Kaymakamlık bünyesinde müftülükte çalışmakta iken yaşlılık aylığı bağlanması amacıyla iş sözleşmesi sona erdirilerek işten ayrıldığını belirtip kullanmadığı yıllık izin ücretleri haklarına ait izin ücreti alacağının ödetilmesini istemiştir.
Davalı ... davacının müftülüğe devredildiğini ve müftülükte çalışmakta iken iş sözleşmesinin sonlandırılmış olması sebebiyle belediyeye husumet düşmeyeceğini ileri sürerek husumet itirazında bulunmuştur. Diğer davalı kaymakamlık ise davacının kullanamadığı izinler ile ilgili izin ücretinden belediyenin sorumlu olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davacının emekli olarak işten ayrıldığı sırada müftülükte çalıştığı dolayısıyla dava konusu talepten kaymakamlığın sorumlu olduğu gerekçesiyle belediye hakkındaki davanın sıfat yokluğu sebebiyle husumetten reddine karar verilmiştir. Davacının, itibar edilen bilirkişi raporunda hesaplanan izin ücretininde diğer davalı kaymakamlıktan tahsiline karar verilmiş hüküm davalı kaymakamlık tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre davacı, 6111 sayılı Kanun uyarınca, belediyede çalışmaktayken ihtiyaç fazlası gereğince kaymakamlık bünyesindeki müftülüğe nakledildiği anlaşılmaktadır. Davacının bu şekilde işyerinin ve işverenin değişmesi iş sözleşmesinin devri niteliğinde olup bu yönüyle davacının devirden önceki hak ve alacaklarından iş sözleşmesini devralan idare sorumlu olacağından belediye hakkındaki davanın sıfat yokluğu sebebiyle husumetten reddine karara verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Davacının bilirkişi raporuyla tespit edilmiş olan izin ücreti alacağının dava dilekçesinde davalı olarak gösterilen kaymakamlıktan tahsiline karar evrilmiş ise de tüzel kişiliği bulunmayan kaymakamlık aleyhine yazılı şekilde eda hükmü kurulması doğru değildir.
Davacının emekli olduğu sırada çalıştığı müftülüğün idari bakımdan Başbakanlığa bağlı olduğu dikkate alınarak davanın gerekçe hasım olan anılan kamu kurumun yöneltilerek, taraf teşkilinin kanuna uygun şekilde yapılması gerekirken davada pasif husumet ehliyeti olmayan kaymakamlık huzuruyla davaya devam edilip sonuçlandırılması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. Ayrıca kabüle göre de, kaymakamlığı temsilen duruşmaya katılan hazine vekilinin yemin teklifine dayandığı halde yemin teklifi hatırlatılmadan karar verilmesi de hatalıdır.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 19.12.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.