MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı işçi, iş sözleşmesinin hatalı üretim yaptığı ve zarara sebebiyet verdiği gerekçeleri ile feshedildiğini, feshin geçersiz olduğunu ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir.
Davalı işveren, davacının pres operatörü olarak çalıştığını, 30.11.2011 tarihinde kendisine verilen metot eğitimine uygun çalışmadığını, fermuar açıklıklarına sebep olduğunun depo kontrolleri sırasında tespit edildiğini, metoda uygun çalışmadığı için hatalı ürünlerin tamiri için ayrı bir zaman sarfının söz konusu olduğunu, sebep olduğu zararın 30 günlük ücretini aşan şekilde olduğunu, iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II-ı maddesi uyarınca haklı nedenle feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, bozma kararına uyularak aldırılan ek bilirkişi raporu doğrultusunda, elbiselerin üç tanesinde inceleme yapıldığı, kalan 8 adedin muhtemelen sökülüp düzeltildiği, incelenen fermuar açıklıklarının ek ütüyle düzeltilebileceğine davacının tek başına karar vermediği, ek ütüden ziyade bu hatanın dikiş ile tamirinin mümkün olabileceği düşünüldüğünde davacının %50 kusurunun kabulü gerektiği, bu sebeple zararın aylık maaşını geçmediği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı Kanun’un 25/II-ı maddesidir.
4857 sayılı Kanun'un 25. maddesinin II. bendinde, ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığında işverenin haklı fesih imkanının olduğu açıklanmıştır. Yine aynı maddenin II. bendinin (ı) alt bendinde, işçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi, işyerinin malı olan veya malı olmayıp da ... altında bulunan makineleri, tesisatı veya başka eşya ve maddeleri otuz günlük ücretinin tutarıyla ödeyemeyecek derecede hasara ve kayba uğratması da işverene haklı fesih imkanı verdiği ifade edilmiştir.
Dosya içeriğine göre, davacı işçinin davalı şirkete ait işyerinde 18.08.2005-01.12.2011 tarihleri arasında pres operatörü olarak çalıştığı, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından 01.12.2011 tarihli fesih bildirimi ile operasyonuyla ilgili tüm eğitimlerin verilmiş olmasına rağmen metoda uygun çalışmayarak gerekli kontrolleri yapmadığı, işini savsaklayarak işvereni 30 günlük ücreti tutarında ödeyemeyecek derecede kayba uğrattığı gerekçesiyle 4857 sayılı Kanun'un 25/II-ı maddesi uyarınca haklı nedenle feshedildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, fesih nedeni yapılan eylem haklı fesih nedeni oluşturacak ağırlıkta olmasa da, 11 adet elbisenin fermuar kısımlarında açıklık olduğunun depo kontrollerinde anlaşılması üzerine davacıya durum izah edilerek metoda uygun ütülenmeleri için teslim edildiği, davacının bu elbiselerin fermuar bölgesinde yanıklar meydana getirdiği, 6 yıllık pres operatörü olarak çalışan birinin yanıklar olmasına rağmen ütülemeye devam ettiğinin anlaşıldığı, bu durumu en azından farketmesi ve farkettikten sonra tekrar işverenle çözüm için istişare edebileceğinin mümkün olduğu, ancak davacının bunu yapmayarak işvereni zarara uğrattığı dikkate alınarak iş sözleşmesinin feshinde geçerli sebebin varlığının kabul edilmesi gerekirken mahkemece aksi kanaatle yazlı şekilde karar verilmesi bozma sebebidir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 201,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.320,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 16.12.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy