MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkili sendika ile davalı ... Belediyesine katılan ... Belediyesi arasında 15.12.2007 ve 31.12.2009 tarihleri arasında geçerli toplu iş sözleşmeleri imzalandığını, ... Belediye Başkanlığına bağlı işyerlerinde çalışan işçilerin üyelik ve dayanışma aidatı ödemek suretiyle toplu iş sözleşmesinden faydalandığını ancak belediyenin aidat bedellerini kesmesine rağmen ödemediğini ileri sürerek ödenmeyen aidat asıl alacağının tahsili ile temerrüt tarihlerinden dava tarihine kadar işlemiş faizlerinin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, aidat bedellerinin ödendiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, talebe bağlı kalınarak aidat alacağı yönünden davanın kısmen kabulüne, işlemiş faiz yönünden ise dava atiye bırakıldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, 2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nun 61. maddesi kapsamında sendika aidat alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan mülga 2821 sayılı Kanun’un 61/1. maddesine göre “İşyerinde uygulanan toplu iş sözleşmesinin tarafı olan işçi sendikasının, toplu iş sözleşmesi
yapılmamışsa veya sona ermişse yetki belgesi alan işçi sendikasının yazılı talebi ve aidatı kesilecek sendika üyesi işçilerin listesini vermesi üzerine, işveren sendika tüzüğü uyarınca üyelerin sendikaya ödemeyi kabul ettikleri üyelik aidatını ve Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Kanunu gereğince sendikaya ödenmesi gerekli dayanışma aidatını, işçilere yapacağı ücret ödemesinden kesmeye ve kestiği aidatın nevini belirterek tutarını ilgili sendikaya vermeye ve kesinti listesini sendikaya göndermeye mecburdur. Bu aidat dışında sendikaya ödenmek üzere bir kesintinin yapılması toplu iş sözleşmesi ile kararlaştırılamaz.”
Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre ise “Yukarıdaki fıkra gereğince sendika tüzüğüne uygun olarak kesilmesi istenilen aidatı kesmeyen işveren ilgili sendikaya karşı kesmediği veya kesmesine rağmen bir ay içinde ilgili kuruluşa göndermediği miktar tutarınca genel hükümlere göre sorumlu olduktan başka aidatı sendikaya verinceye kadar bankalarca işletme kredilerine uygulanan en yüksek faizi ödemek zorundadır.”
Dosya içeriğinden, davacı ... ile ... Belediyesi arasında 15.12.2007-31.12.2009 tarihleri arasında geçerli toplu iş sözleşmeleri bağıtlandığı anlaşılmaktadır. Sözleşmelerin 15. maddesinde, 2821 sayılı Kanun’un 61. maddesi doğrultusunda, işverenin üyelik ve dayanışma aidatlarını kesme ve sendikaya ödeme mecburiyeti hususu düzenlenmiştir.
Somut olayda, mahkemece, dava konusu alacak miktarına ilişkin iki bilirkişi incelemesi yaptırılmış, ilk bilirkişi raporunda ödenmeyen aidat alacağının bulunmadığı tespit edilmiş, ikinci bilirkişi raporunda ise ödenmeyen aidat alacağı miktarının 5.748,06 TL olduğu belirlenmiştir. Davacı vekili, 16.09.2013 tarihli dilekçesi ile aidat alacağı yönünden talebini 2.385,86 TL olarak daraltmış, işlemiş faiz yönünden ise de davasını atiye terk ettiğini bildirmiştir. Mahkemece, daraltılan talep nazara alınarak, davanın 2.385,86 TL yönünden kabulü doğru ise de, hüküm altına alınan alacak miktarının hangi aylara ilişkin olduğunun duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmemesi ve bu miktara hangi tarihten itibaren faiz işletileceğinin somut olarak karar yerinde gösterilmemesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 123. maddesine göre “Davacı, hüküm kesinleşinceye kadar, ancak davalının açık rızası ile davasını geri alabilir.”
Kabule göre de, atiye bırakılan talep ile ilgili davalının açık rızası sorularak atiye bırakmayı kabul ... etmediği saptanmadan, işlemiş faiz alacağı yönünden karar verilmesine yer olmadığı yönünde hüküm tesisi de hatalı olup kararın bu yönden de bozulması gerekmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 16.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy