MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, ücret alacağının ödetilm...e karar verilm...i istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı ve davalılar ...,ile ... avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili asıl ve birle... davalarda, banka şub...de şef olarak çalışan davalı ... ...'un zimmetine para geçirmesi sebebiyle hakkında açılan soruşturma sonucu görevinden istifa ettiğini, zimmetine geçirdiği paraların bir kısmının işlemlere ortak olan dayısı ... hesabına bir kısmının da diğer davalıların hesaplarına aktardığını, yapılan usulsüzlükler nedeniyle oluşan banka zararını faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilm...i talep ve dava etmiştir.
Davalılar ..., ... ..., ..., ... vekilinin cevap dilekç...de müvekkillerinden ...'un ... çalışanı olduğunu, müvekkili ...’un banka müşterisi olduğunu, adına gelen paraları tahsil ettiğini, paranın kaynağını bilecek durumda olmadığını, Müvekkil ...'ın banka çalışanı olmadığını, müvekkilin bankanın bilerek zararına neden olmadığını, ...’ın davalı ...'in teyzesi olduğunu, bankaca kendisine kredi ve para ödemesi yapılmadığını, olayla ilgisinin olmadığını, ...'un davalı ...'in teyz...in kızı olduğunu, kendi birikimi ile ... yazlık aldığını, bu daire üzerine bankaca verilen yanlış bilgi üzerine tedbir konduğunu, daire alımında amcasının kendisine yardım ettiğini, ...’in davalı ...’in babası olduğunu, imzası karşılığı bankadan para almadığını, kendisine ödenen havale olmadığını, dava ile babadan kalma kendi çalışması ile elde ettiği mallara tedbir konulduğunu, bu edinimlerin bankadan alınan paralarla olmadığını mallarına konan tedbirin kaldırılmasını belirtilen nedenlerle davanın reddine karar verilm...i talep etmiştir.
Davalılardan ... ve ... vekilinin cevap dilekç...de özetle, müvekkili ... yönünden husumet itirazında bulunduğu, her iki müvekkilinin davacı banka ile kredi sözleşmesi ilişkisi veya başkaca borç altına sokacak hukuki ilişki bulunmadığını, müvekkiller bakımından Ağır Ceza Mahkem...de dâva açılmadığını, aleyhlerine herhangi bir şikayet olmadığını, davalı ... ... ile ortak hareket etmediklerini herhangi bir zimmet olaylarının bulunmadığını, açıklanan nedenlerle davanın esastan reddini talep etmiştir.
Mahkemece davalılar ..., ..., ..., ..., ... yönünden davanın reddine, asıl davanın kısmen kabulü ile 348.649,98 USD'in tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla 117.457,24 USD' lik kısmın davalı ... (...)'dan yine tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla 231.192,74 USD' lik kısmının davalı ... (...) ve davalı ...' tan müştereken ve müteselsilen tahsiline bahse konu alacağa 01.10.2000 tarihinden itibaren tamamen tahsil edilinceye kadar 3095 sayılı Kanun'un 4/a. maddesi gereğince kamu bankalarca USD' ye uygulanın bir yıl vadeli mevduat faizi oranı üzerinden faiz yürütülm...e karar verilmiştir.
Karar taraflarca temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğinden, davacı Bankanın ... Şub...de 03.05.1989 tarihinde göreve başlayan davalı ... ... ...'in 01.11.1990 tarihinde ... Şub...e, 01.12.1993 tarihinde ... Şub...e yetkili unvanı ile atandığı, 22.11.1997 tarihinden itibaren de ... Şub...de şef olarak görevine devam ettiği, usulsüz işlemleri nedeniyle hakkında soruşturma başlatılması üzerine görevinden istifa ederek davacı bankadan ayrıldığı anlaşılmıştır.
Olay nedeniyle ... 8. Ağır Ceza Mahkem...in 2004/4 esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucu, sanıklar ... ile ...’un delil yetersizliğinden
beraatine karar verildiği, davalı ...’e verilen 5 yıl, 6 ay, 20 gün hapis ile diğer davalı ... hakkında verilen 7 yıl, 9 ay, 10 gün hapis cezaları ile bankanın uğramış olduğu toplam 209.679,37 TL zararının ... ve ...'tan tahsiline dair hükmün Yargıtay'ca onanarak k...leştiği, ancak davalılardan ..., ... ve ... hakkında ise ceza davası açılmadığı görülmüştür
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda; davalı ... ... ...'in banka içindeki denetimin yetersiz ve kişiye aşırı güvenin de etkisiyle 1997-2000 tarihleri arasında müşteri hesaplarından müşterilerin bilgi ve onayı dışında para çektiği, olayın ortaya çıkmasını engellemek için sahte hesap cüzdanı düzenlediği, ödeme fişlerinde müşteri imzasının yer almadığı, kurumsal müşterilere ait hesaplardan çektiği miktarlara tüketici kredileri açtığı, kendi namına kullandığı ve dayısı davalı ...’un Merter ve Güneşli'deki banka nezdindeki hesaplarına para havale ettiği birçok konuda bankacılık usul ve mevzuatına aykırı eylemler yapmak suretiyle davacı bankayı zarara uğrattığı, 2000’li yıllarda bankacılık sektöründe krizlerin olması ve BDDK gibi denetleyici kurumun yeni faaliyete geçmesi ve henüz bankacılık işlemlerindeki kuralların ve denetim mekanizmalarının yeni oluşturulması, sık teftiş yapılamaması sebebiyle, usulsüz işlemlerin ortaya çıkabildiğinin, tüm denetim mekanizmalarının yetersiz olsa da personelin usulsüz işlem yapmasına yol açılmasına davacı bankanın da gereken tedbirleri almaması nedeniyle kusur sorumluluğunu ortadan kaldırmadığının; personelin 4 yıl süre içinde müşteri hesabından imzasız para çekmesi, müşteri talebi olmadan bireysel kredi açması, banka geçici hesaplarından tahsili gereken tutarları usulsüz kapatması eylemlerinde bankada denetimin yapılmadığının göstergesi olduğunu, güncel banka sektöründe otomasyonun yaygınlaşması, kontrolün sıklaştırılması ve iç kontrol elemanlarının denetlemeleri sonucu yapılan hataların ve usulsüzlerin daha kısa sürelerde ortaya çıkarılabildiği tüm bu değerlendirmek kapsamında zararın oluşmasında bankanın da gereken önlemleri almaması ve tedbirsiz davranması, şube içi denetimde görülen yetersizlik dikkate alındığında davacı bankanın da oluşan zarardan % 25 oranında kusurlu olduğu, davalı ... ...'un dayısı tarafından zorlanmak suretiyle eylemlerini sürdürdüğü ve eylemlerin boyutunun giderek arttığı, diğer davalıların olayda herhangi bir sorumluluklarının bulunmadığının bildirildiği görülmüştür.
Somut olayda asıl ve birle... davada davacı, davalıların usulsüz bankacılık işlemleri yapmak ve iştirak etmek suretiyle zimmet suçu sebebiyle oluşan zararının giderilm...i istemiştir. Davalılardan ... ile davacı arasında işçi-işveren ilişkisi bulunduğu ve bu işçi ile dayısı ... hakkında zimmet suçundan k...le... mahkumiyet kararı verildiği anlaşılmaktadır. Kasten gerçekleştirilen zimmet suçu sonucunda oluşan zarar konusunda davalı bankanın da kusurlu işlemleri bulunudğundan bahisle tarafların kusur oranlarına göre sorumlu tutulması davalının sebebsiz zenginleşm...e neden olacağı açıktır. 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 77. madd...de açıkça haklı bir sebep olmaksızın, bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginle..., bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlü olduğu belirtilmiştir (Mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 61. maddesi). Davalı işçi bankacılık işlemlerini yapmak üzere yetkilendirilmiş ve bizzat bu yetkilerini bilerek ve isteyerek usulsüz kullanarak bankayı zarar uğratmış ve menfaat temin etmiştir. Davacının işletme kusurlarına dayalı olarak yapılan yorum ile işçinin kasten neden olduğu zarardan kısmen sorumlu tutulması hukuken korunamaz. Olayda bizzat banka yetkilisi olan işçinin bankayı bilerek ve menfaat temini için zarar uğrattı k...leşmiştir. Bu durumda davalı işçi ve suç iştirakçisinin neden olduğu zararlardan sorumlu tutulmaları gerekir.
Bu kapsamda uzman bilirkişi heyeti ile öncelikle zimmet suçu nedeniyle oluşan zarar ve bu zararı gerçekleştirenler somut olarak tespit edildikten sonra; varsa bankaya verdikleri zarar miktarlarıyla neden olanların sorumlu tutulması gerekir.
Kabule göre de haklarındaki dava reddedilen davalılar yararına karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarif...e göre nisbi avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücreti verilmesi hatalı olmuştur
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iad...e, 13.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.