MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVA: Taraflar arasındaki, kıdem, ihbar, kötüniyet tazminatı, fazla mesai, yıllık izin ve ücret alacağının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı sebeplerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 03.12.2013 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat ... geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, davacının, davalı şirkete ait işyerinde 01.03.2004-2310.2008 tarihleri arasında satış mümessili ve bölge satış koordinatörü olarak çalıştığını, İzmir Şubesinde bulunan başka bir çalışanın işten çıkartılması üzerine şirket şahidi olarak İzmir’e gittiğini, davalı şirket aleyhine şahitlik yapmasından sonra işverenin baskı uygulayarak iş sözleşmesini haksız olarak feshettiğini, fazla çalışma yaptığını, hafta tatillerinde çalıştığını, bir kısım ücretlerinin eksik ödendiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, Sosyal Güvenlik Kurumu prim alacağı ve ücret farkı alacaklarının faizleriyle birlikte davalıdan tahsilini istemiş, taleplerini bilirkişi raporu doğrultusunda artırarak ıslah etmiştir.
Davalı şirket yetkilisi, iş sözleşmesinin, davacının şirket hakkında asılsız ithamlarda bulunması sebebiyle haklı olarak feshedildiğini, davacının alacağı bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, Yargıtay bozma ilamına uyularak, bilirkişi raporuna doğrultusunda, iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğinin işverence ıspatlanamadığı, davacının davalı aleyhine açmış olduğu kıdem tazmiantı ve ihbar tazminatına hak kazandığı, kötüniyet tazminatı, fazla mesai ücreti, ücret farkı alacağı ve yıllık izin ücreti alacağı bulunduğu, hafta tatili ücreti, ulusal ... ve genel tatil ücreti ile Sosyal Güvenlik Kurumu primi alacaklarının ıspatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı süresi içinde davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosya içeriğinden, mahkemece verilen ilk kararın Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2012/17742 esas, 2012/18703 karar sayılı ilamı ile, "... 6100 sayılı kanunun 297., 298/2 ve 321. maddelerinde belirtilen zorunlu unsurların hiç birisini taşımadığı anlaşılan hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle bozulduğu, mahkemece, bozma ilamına uyulduğu anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı işçinin işçilik alacaklarına hak kazanıp kazanmadığı ve delillerin toplanması ve değerlendirilmesi noktalarında toplanmaktadır.
Somut olayda, davalının, süresi içinde delil ve şahit listesini sunduğu, mahkemece, davalı şahitleri dinlenmeden, davacının şahitlik yaptığını beyan ettiği dosyaya ilişkin belgeler getirtilmeden ve araç takip sistemine ilişkin sunulan cd ile ilgili araştırma yapılmadan karar verildiği görülmüştür. Tarafların iddia ve savunmaları ile delillerinin tümü birlikte değerlendirilerek, iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedilip feshedilmediği, davacının işçilik alacaklarına hak kazanıp kazanmadığının tesbit edilmesi gerekirken, davalının savunma hakkı kısıtlanarak eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır.
Öte yandan, davacının bölge satış koordinatörü olarak çalıştığı kabul edilmiş ise de, iş sözleşmesinde satış temsilcisi olarak çalışacağının belirtilmesi ve dosyaya sunulan ... vizitte satış temsilcisi olduğunun belirtilmesi karşısısında davacının buna karşı beyanı alınarak ve gerekirse davacı şahitleri yeniden dinlenerek, dinlenecek davalı şahitlerinden de bu durum sorularak davacının yaptığı iş belirlendikten sonra, işyerinde kaç işçi çalıştığı, işyerinin fiziki şartlarının nasıl olduğu tesbit edilerek, ilgili meslek odasından emsal ücret araştırması yapılması gerekirken eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Ayrıca, kötüniyet tazminatının şartlarının oluşup oluşmadığının tesbiti yönünden, davalı işverenin aynı alanda faaliyet yapan tüm işyerlerindeki çalışan işçi sayısı tesbit edilerek, davacının işgüvencesinden yararlanıp yararlanmayacağı belirlendikten sonra sonucuna göre karar verilmelidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 990,00 TL duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 03.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.