MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, ücretlerinin ödenmemesi nedeni ile iş sözleşmesini haklı olarak feshettiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı ile ücret, fazla çalışma, hafta ve genel tatil alacaklarını istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı ve davalı temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendlerin kapsamı dışındaki tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı temyizi yönünden, hafta tatili ve genel tatil alacağı yönünden davacı taleplerinin aşılıp aşılmadığı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Dosya içeriğine göre; davacının dava dilekçesinde tüm alacaklar için 13.304,00 TL talep ettiği, talebini açıklaması istendiğinde 21.11.2011 tarihli dilekçesi ile kıdem tazminatı için 3.350,00 TL, ücret için 2.619,00 TL ve diğer 3 alacak için 7.335,00 TL talep ettiğini belirttiği, bilirkişi raporunda davacının fazla çalışma alacağına hak kazanmadığının tespit edildiği, ıslah dilekçesinde de kıdem tazminatı miktarını arttırdığı ve diğer üç alacak miktarını da toplam 8.306,59 TL'ye çıkarttığı, davalı tarafın talep açıklatılması talebi ile mahkemenin süre vermesi üzerine de 01.10.2012 tarihli dilekçesinde dava dilekçesindeki taleplerini değil, ıslah dilekçesindeki taleplerini açıkladığı ve 6.916,31 TL'sinin hafta tatili,
1.390,28 TL'sinin genel tatil olduğunu belirttiği anlaşılmaktadır. Dava dilekçesinde talep edilen miktarın açıklanmaması üzerine mahkemece her bir alacak için talebin üçe bölünmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak ıslah ile arttırılan miktar yönünden fazla çalışma alacağı hesaplanmadığına göre harcı yatırılarak arttırılan miktarın genel tatil ve hafta tatili yönünden iki eşit miktara bölünerek hüküm kurulması ve talebin aşılmaması
gerekir. Mahkemece bu yön gözetilmeden sonuca gidilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3-İşçi ücretlerinin ödenmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanununun 37. maddesine göre, işçiye ücretinin elden ya da banka kanalıyla ödenmesi durumunda, ücret hesabını gösteren imzalı ve işyerinin özel işaretini taşıyan “ücret hesap pusulası” verilmesi zorunludur.
Uygulamada çoğunlukla “ücret bordrosu” adı altında belgeler düzenlenmekte ve periyodik ödemelerde işçinin imzası alınmaktadır. Banka aracılığı ile yapılan ödemelerde banka kayıtları da ödemeyi gösteren belge niteliğindedir.
Ücretin ödendiğinin ispatı işverene aittir. Bu konuda işçinin imzasını taşıyan bir ödeme belgesi yeterli ise de, para borcu olan ücretin ödendiğinin tanıkla ispatı mümkün değildir.
Somut olayda; davacı iş sözleşmesini feshederken ücretinin hiçbir zaman tam olarak ödenmediğini ve diğer işçilik alacaklarının da ödenmediği belirtmiş olup, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının tüm çalışma hayatı boyunca hiç ücret almadığı kabul edilerek hesaplama yapıldığı anlaşılmaktadır. Davalı işveren bir kooperatif olup, kooperatifte kayıt dışı ödeme bulunamayacağı da dikkate alınarak işçiye yapılan ücret ödemesine ilişkin tüm kayıt ve belgeler celp edilmeli, davacı da isticvap edilerek ücretin ne kadar süredir ödenmediği, ödenmeyen ücret alacağının tam olarak kaç aylık olduğu, ücretin tam olarak ödenmediğinin beyan edilmesi karşısında kısmi ödemenin ne kadar olduğu ve her ay kısmi ödeme yapılıp yapılmadığı sorularak oluşacak sonuca göre davacının ücret alacağı hakkında bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ve araştırma ile sonuca gidilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
4-Davacının hafta tatili alacağının hesaplanması hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Somut olayda; hafta tatili hususunda hükme esas alınmayan bilirkişi raporunda davacının haftanın 7 günü günde 4 saat çalıştığı ve bu şekilde haftalık çalışma süresinin 28 saat olarak belirlendiği, bu nedenle davacının pazar çalışmasının fazla sürelerle çalışma kabul edilmesi gerektiği belirtilerek hafta tatilinin %25 zamlı hesaplandığı, mahkemece bilirkişi raporuna itibar etmeyerek davacının çalıştığı hafta tatilleri için 1 günlük yevmiye karşılığı hafta tatili ücreti hesaplanarak hüküm altına alındığı anlaşılmaktadır. Hafta tatilinde çalışılmışsa, çalışılan hafta tatili ücretinin 4 saate karşılığı % 150 zamlı olarak hesaplanması gerekir.
Mahkemece bu esaslara göre değerlendirme yapılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması hatalıdır.
SONUÇ : Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 16.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.