MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş sözleşmesini emeklilik nedeni ile feshettiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı ile izin, fazla çalışma alacakları ile diğer sosyal haklarını istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, dava konusu kıdem tazminatı ve yıllık izin alacaklarının 21.10.2011 tarihinde ödendiğini, davacının başkaca bir alacağı bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, ödeme nedeni ile kıdem tazminatı alacağı yönünden karar verilmesine yer olmadığına, diğer talepler yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1.Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Davacının, dava tarihi itibari ile ödenmeyen yıllık izin alacağı olup, anılan alacağın dava tarihinden sonra işverence ödendiği anlaşılmakla, yıllık izin alacağı yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken ret kararı verilmesi hatalı olmuştur.
3. Kıdem tazminatının gününde ödenmemesi durumunda ödenmesi gereken faiz mevduata uygulanan en yüksek faizdir. Faiz başlangıcı fesih tarihi olmalıdır. Yaşlılık, malullük aylığı ya da toptan ödeme almak için işyerinden ayrılma halinde işçinin bağlı bulunduğu kurum ya da sandığa başvurduğunu belgelemesi şarttır. Bu halde faiz başlangıcı
da anılan belgenin işverene verildiği tarihtir. İş sözleşmesinin feshinde ödenmesi gereken izin ücreti için kesin bir ödeme günü belirlenmiş değildir. İş sözleşmesinin feshedildiği tarihte izin ücreti muaccel olur, ancak faiz başlangıcı bakımından işverenin ayrıca temerrüde düşürülmesi gerekir.
Dosya içeriğine göre; davacının kıdem tazminatı ve yıllık izin alacağı dava açıldıktan sonra ödendiğinden talepler hakkında hüküm kurulmamışsa da muacceliyet tarihinden ödeme tarihine kadar geçen süre için faize hükmedilmesi gerekirken bu yön dikkate alınmadan karar verilmesi hatalıdır.
Ne var ki bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Sonuç: Temyiz konusu kararın hüküm fıkrasının 1. bendinde yer alan “Davacının kıdem tazminatı talebi yönünden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, ” rakam ve sözcüklerinin silinerek yerine “Davacının kıdem tazminatı talebi yönünden ödeme nedeni ile KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, kıdem tazminatına fesih tarihinden ödeme tarihine kadar geçen süre için yürütülecek olan bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine ” rakam ve sözcüklerinin yazılarak, hüküm fıkrasının 2. bendinde yer alan “ Davacının yıllık izin, fazla çalışma ve sosyal haklar yönünden talep ettiği alacaklarının REDDİNE,” rakam ve sözcüklerinin silinerek yerine “Davacının yıllık izin talebi yönünden ödeme nedeni ile KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, yıllık izin alacağına dava tarihinden ödeme tarihine kadar geçen süre için yürütülecek olan yasal faizin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesin; davacının fazla çalışma ve sosyal haklar yönünden talep ettiği alacaklarının REDDİNE,” rakam ve sözcüklerinin yazılarak hükmün bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 16.12.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.