MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVA: Davacı, kıdem tazminatı, kötüniyet tazminatı, prim, fazla mesai ve milli ... ücreti alacaklarının ödetilmesi karşı davacı ise ihbar tazminatı ile iş göremezlik ödeneğinin tahsili davasının yapılan yargılaması sonunda; her iki davanın da ilamda yazılı sebeplerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar avukatınca istenilmesi ve davalı-karşı davacı avukatıncada duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 17.12.2013 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat ... geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı karşı davalı vekili;müvekkilinin 03.04.2009-20.08.2010 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde satış temsilcisi olarak çalıştığını, çalışma şartlarının zor olduğunu, primlerinin ödenmediğini, bu sebeplerle iş sözleşmesini haklı sebeple feshettiğini, alacak ve tazminatlarının ödenmediğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, kötüniyet tazminatı, prim alacağı, fazla mesai ücreti ile ulusal ... ve genel tatil ücreti alacaklarının faizleriyle birlikte davalıdan tahsilini istemiş, taleplerini bilirkişi raporu doğrultusunda artırarak ıslah etmiştir.
Davalı-karşı davacı vekili; davacının satış temsilcisi olarak çalıştığını,doğum iznine ayrıldığını, yıllık iznini de ekleyerek iznini uzattığını, 16.08.2010 tarihinde işe başlaması gerekirken haber vermeyerek işe gelmediğini, 18.08.2010 tarihli ihtarnamesi ile haklı sebeple iş akdini feshettiğini bildirdiğini, davacının işe başlarken çalışma şartlarından haberdar olduğunu,prim ödemesine hak kazanmadığının belirterek davanın reddini talep etmiş,karşı davasında ihbar tazminatı ile raporlu olduğu ve doğum izni kullandığı sürelere ilişkin işgöremezlik ödeneğinin tahsilini istemiştir.
Mahkemece, davacının, 03.04.2009-20.08.2010 tarihleri arasında bir yıl dört ay, onyedi gün satış temsilcisi olarak davalıya ait işyerinde aylık net 1.650,00 TL ücretle çalıştığı, işverene gönderdiği ihtarname ile, fazla mesai alacağı, prim alacağı, hafta tatili alacağı, ulusal ... ve genel tatil ücreti alacaklarının ödenmediğini, doğum iznine
ayrılmadan Beşiktaş merkez bürosunda görevlendirildiğini, servis hizmetinin karşılanmaması sebebiyle iş sözleşmesini haklı sebeple feshettiğini belirterek alacaklarının tahsili talebinde bulunduğu, ihtarnamede belirtilen bir kısım alacakları olduğunun tesbit edilmesi nedeniyle davacının iş sözleşmesini haklı sebeple feshettiği, kıdem tazminatına hak kazandığı, prim alacağı bulunduğu, fazla çalışma yaptığı, ulusal ... ve genel tatillerde çalıştığı, kötüniyet tazminatı hakkının bulunmadığı, karşı dava yönünden ihbar tazminatının reddi gerektiği, işgöremezlik ödeneğinin işverene ödenmesi gerektiği gerekçesiyle bilirkişi raporu doğrultusunda davanın ve karşı davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı kanuni süresi içinde davalı temyiz etmiştir.
1. Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Davacı işçinin prim alacağı bulunup bulunmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Dosya içeriğinden, davacıya 2010/Şubat ayında brüt 3.177.86 TL, Mart ayında 3.003.60 TL prim ödemesi yapıldığı, işyerinde çalışanlara yapılan prim ödeme tablosuna göre, 4.000-20.000 TL arasında prim ödemesi yapıldığı,davacı ile aynı işi yapan ve aynı tarihte işe başlayan Reyhan Özkan isimli işçiye 19.551 TL prim ödemesinde bulunulduğu, iş sözleşmesinin 7. maddesinde ve ek 7 A bendinde, “...çalışana ücret dışında hiçbir ödeme yapılmayacağı,ancak işverenin hangi birimlerde ücret haricinde prim ödeme uygulamasının geçerli olacağı, prim ödemeleri için ayrılacak bütçeyi, primlerin ödeme şeklini, zamanını ve esaslarını serbestçe belirleyebileceği, işverenin ... usul belirlemediği durumlarda, prim ödemesi öngörülen birimlerde çalışanlara, kendi birimindeki performans grafiklerine ve genel performanslarına bağlı olarak, yıl sonunda hakettikleri primlerin ödeneceği, primlerin belirlenme ve ödenme şekillerinin yıl esasına göre tesbit edildiğinden, her prim ödeme dönemi açısından bir tam yılı tamamlamayan çalışanların her ne şekilde olursa olsun, iş akitleri sona ermiş olsa da prim ödemesine hak kazanamayacağı,” hususlarının düzenlendiği anlaşılmıştır.
Somut olayda, prim ödemelerinin yapılan satışlar sonucunda gösterilen performansa dayalı olarak ödendiği, davacının satış kotalarını doldurup doldurmadığı, prime hak kazanıp kazanmadığı konularının araştırılmadığı anlaşılmış olup, dosyaya davacının performansına ilişkin ve primlerin hesaplanmasına dair belgeler sunulmamış ise de, davalının cevap dilekçesinde işyeri kayıtlarını delil olarak belirttiği dikkate alınarak, işyeri belgeleri üzerinde inceleme yapılarak, davacının satış yaptığı tutarlar belirlenerek, satış kotalarını doldurup doldurmadığı, emsal alınan işçinin satış performansı ile davacının performansı arasında fark bulunup bulunmadığı belirlendikten sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeple BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 990,00 TL duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 17.12.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy