MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, 2003 yılı Haziran ayında davalı işyerinde pişirici olarak çalışmaya başladığını, sigorta girişinin 01.06.2004 tarihinde yapıldığını, işyerinden ameliyat olmak üzere hastaneye gittiğini, ancak raporunun bitiminde iş sözleşmesinin işveren tarafından feshedildiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile bir kısım işçilik alacakları ve istirahat parasının hüküm altına alınmasını istemiştir.
Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin devamsızlık yapması üzerine haklı nedenle feshedildiğini bu nedenle kıdem ve ihbar tazminatı talep edemeyeceğini, işyerinde yapılan fazla mesailerin karşılığının elden ödendiğini, davacının ... günlerinde çalışması halinde ücretini zamlı aldığını, hiç izin kullanmadan çalışmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ve çalıştığı tüm döneme ait ücretlerinin ödendiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçi, işyerinde 2003 yılı Haziran ayında pişirici olarak işe başladığını ancak sigorta girişinin 01.06.2004 tarihinde başlatıldığını iddia etmiş, ayrıca tanığının bu durumu doğruladığını belirtmiştir. Davalı işveren ise davacı işçinin işyerinde 01.06.2004 tarihinde işe başladığını ve işten çıkarıldığı 30.08.2008 tarihine kadar çalıştığını savunmuştur.
Davacının işyerinde hangi tarihler arasında çalıştığı taraflar arasında uyuşmazlık konusudur. Davacı tarafından Haziran 2003 tarihinden itibaren işyerinde çalıştığı iddia edilmiş, davalı işveren ise Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarında yer aldığı şekliyle işe giriş
tarihinin 01.06.2004 olduğunu savunmuştur. Mahkeme, davacı tanığının beyanına itibar ederek kıdem başlangıcını iddia gibi kabul ederek alacakları bu hizmet süresine göre hükme bağlamıştır. Hizmet süresi hususu, tüm alacakların miktarını etkileyecek mahiyettedir. Dosya kapsamında bulunan sigorta hizmet cetveline göre davacının davalı işyerinde 01.06.2004 tarihinde çalışmaya başladığı anlaşılmaktadır. Davacının 2003 yılı Haziran ayında çalışmaya başladığına dair davacının kardeşi olan tanık tarafından beyanda bulunulmuş, yine davacının iddia ettiği tarihte işe başladığı yönünde beyanda bulunan diğer davacı ... ise kendisinin 2004 yılı Eylül ayında işe başladığını ifade etmiştir. Bu tanıkların beyanlarının yeterli olmadığı gözönüne alındığında, davacının iddia ettiği tarihte davalı işyerinde çalışmaya başladığını geçerli ve inandırıcı delillerle kanıtlayamamıştır. Bu sebeple davacının işe başlama tarihinin sigorta kayıtlarında belirtilen tarih olarak kabul edilmesi ve buna göre hesaplama yapılması gerekirken ispatlanamayan işe başlama tarihine göre hesaplama yapılması ve mahkemece bu hususlar gözetilmeksizin karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 19.12.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.