MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVA:Davacı, icra takibine yapılan itirazın iptali, icra-inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde duruşmalı olarak davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haksız feshedilmesi üzerine açtığı işe iade davasının kabul ile sonuçlanarak kesinleştiğini, süresi içerisinde gerçekleştirdiği işe iade başvurusunun kabul edilmemesi üzerine bir kısım işçilik alacaklarının tahsiline ilişkin başlatmış olduğu icra takibinin davalının haksız itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini ve icra inkar tazminatının hüküm altına alınmasını talep etmiştir
Davalı, davacının hak kazandığı boşta geçen süre ücreti ve işe başlatmama tazminatına ilişkin ilgili icra dosyasına 30.189,03 TL ödendiğini , bu miktarı aşan alacak talebine itiraz edildiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir .
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, alacağın likit olmadığı gerekçesi ile davacının icra inkar tazminatı istemi reddedilmiştir
Kararı davacı taraf temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir .
2- İşe iade davası sonunda işçinin başvurusu, işverenin işe başlatmaması ve buna bağlı olarak işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süreye ait ücret ve kıdem tazminatı konularında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Davacı Ümraniye 2. İcra Müdürlüğünün 2008/14195 Esas dosyası üzerinden davalı aleyhine yürüttüğü icra takibinde, alacak miktarlarını ayrı ayrı göstermeden kıdem tazminatı farkı, işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücret alacağı toplamı 31.900,00 TL, bu alacakların işlemiş faizi 107,06 TL ve ücret alacağının işlemiş faizi 85,00 TL'nin toplamının tahsilini istemiştir.
Davalı işveren, davacıya toplam 30.189,03 TL borçlu olduklarını ileri sürerek bu miktarı ilgili icra dosyasına ödemiştir . Davalının kısmi itirazı üzerine icra takibin 1.903,03 TL bölümü yönünden takibin durduğu görülmektedir .
Davacı, takibin durduğu 1.903,03 TL kısım yönünden itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmektedir.
İşe iade kararın kesişmesinden sonra, davacının kanunda öngörülen on günlük süre içerisinde işverene başvuruda bulunduğu ve işveren tarafından işe başlatılmadığı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı işe iade talebinde ilişkin düzenlediği ihtarnamede, işe başlatılmaması halinde işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücret alacağının ödenmesi ihtarında bulunmuştur. İlgili ihtarname davalı işverene 07.07.2008 tarihinde tebliğ edilmiştir .
İşçinin işe başlatılmadığı tarih, işe başlatmama tazminatının muaccel olduğu andır. Bahsi geçen tazminat yönünden faize hak kazanmak için kural olarak işverenin temerrüde düşürülmesi gerekir. İşverenin dava tarihinden önce temerrüde düşürülmemiş olması halinde dava ve varsa ıslah tarihlerinden itibaren faize hükmedilir. İşe iade kararına rağmen işçinin işe alınmaması sebebiyle işe başlatmama tazminatının ödenmesi sözkonusu ise işverenin ayrıca temerrüde düşürülmesi gerekmez. Bu durumda işe başlatmama anından itibaren faiz hakkı doğar. Ayrıca işe iade başvurusunda boşta geçen süreye ait ücret ve diğer hakların ödenmesi talep edilmiş ise başvuru ile birlikte işveren de temerrüde düşürülmüş sayılmalıdır. Sözü edilen ücret ve diğer hakların ödenmemesi durumunda başvuru tarihinden itibaren faiz hakkı doğar.
Somut uyuşmazlıkta, davalı işveren tarafından yapılan ödeme sonrasında davacının bakiye alacağının bulunup bulunmadığının belirlenebilmesi için, davacının işe iade kararı sonrasında hak kazandığı ve takip tarihi itibari ile ödenmemiş olan kıdem tazminatı fark alacağı, boşta geçen süre ücret alacağı ve işe başlatmama tazminatı miktarlarının ayrı ayrı belirlenmesi ve yapılan toplam 30.189,03 TL bu alacakların toplam miktarından mahsup edilmesi gerekir. Öte yandan davacı işçi takipten önce 07.07.2008 tarihli ihtarnamesi ile işe başlatılmaması halinde, boşta geçen süre ücreti ve işe başlatmama tazminatınında ödenmesini talep ettiğinden bu alacakları işlemiş faizleri de yukarıda izah edilen hususlar dikkate alınarak hesaplanmalıdır . Hükme esas alınan bilirkişi raporu yukarıda belirtilen şekilde denetime elverişli şekilde düzenlenmemiştir. Eksik incelemeye dayalı ve denetime elverişli şekilde hazırlanmayan bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm kurulması isabetsizdir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 14.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.