MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin özelleştirme sebebiyle iş sözleşmesinin feshedildiğini, zorunlu olarak üçlü vardiya sistemi ile çalıştığını, bu çalışmaya göre vardiya saatlerinin ilk beş gün için 07:00-15:00, takip eden beş gün 15:00-23:00 ve sonraki beş gün 23:00-07:00 olup, her beş günde bir vardiya saatlerinin değiştiğini, her beşinci günde vardiya değişimi nedeniyle fazla mesai yapmak zorunda kaldığını, vardiya değişiminde 15 saati bulan çalışması olduğunu, örneğin ilk beş günü 23:00-07:00 vardiyasında çalıştığında beşinci günde vardiya değiştiğinde aynı gün 15:00-23:00 vardiyasına da gittiğini, böylece bir günde 15 saat fazla mesai yaptığını ileri sürerek fazla mesai ücretinin davalıdan ödetilmesini istemiştir.
Davalı vekili, işyerinde üç vardiya esasına göre çalışıldığını, bu çalışma düzenine göre fazla mesai çalışması olamayacağını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında davacının fazla çalışma ücretine hak kazanıp kazanmadığı hususu tartışmalıdır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille sözkonusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda da ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Fazla çalışmanın belirlenmesinde 4857 sayılı İş Kanunu'nun 68. maddesi uyarınca ara dinlenme sürelerinin dikkate alınması gerekir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davalı işyerinde üçlü vardiya esasına göre ilk beş gün 07:00 – 15:00, takip eden beş gün 15:00 – 23:00 ve sonraki beş gün 23:00 – 07:00 saatleri arasında çalışıldığı ve her beş günde bir vardiya saatlerinin değiştiği anlaşılmaktadır. Buna göre davacı, 23:00 – 07:00 vardiyasından sonra vardiyası değiştiğinde aynı gün 15:00 – 23:00 vardiyasında da çalışmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 63. maddesine göre günde onbir saati aşan çalışmaların fazla mesai olarak kabulü gerekir.
Somut olayda, davacının üç haftada bir üç saat fazla mesai yaptığı anlaşılmakla, dosya kapsamına uygun olmayan gerekçeyle davanın reddi isabetli görülmemiştir. Mahkemece, bu doğrultuda fazla mesai alacağı hesaplanarak sonucuna göre karar verilmelidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine, 17.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.