MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, ücret, fazla mesai ile yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, davacının yönetmen yardımcısı olarak 28.04.2009 tarihinden itibaren davalıya ait işyerinde çalıştığını, iki aylık ücretinin, fazla çalışma ile hafta tatili ve genel tatil günleri çalışmalarının karşılığının verilmemesi, izinlerinin kullandırılmaması sebepleriyle iş sözleşmesini haklı olarak feshettiğini belirterek müvekkilinin kıdem tazminatı yanında, ödenmeyen ücret, yıllık izin ücreti, fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil ücreti alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının sosyal güvenlik girişinin yapıldığı tarihte işe başladığını, şirkette talep edebileceği ücret, fazla çalışma ve genel tatil günleri çalışma alacağının bulunmadığını, izinlerini kullandığını, talep edilen işletme kredisi faizinin hukuka uygun bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, dosya içeriği ve bilirkişi raporuna göre alacaklar kısmen hüküm altına alınmıştır.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında hizmet süresi uyuşmazlık konusudur. Davacı tarafından 28.04.2009 tarihinden itibaren işyerinde çalıştığı iddia edilmiş, davalı işveren ise Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarında yer aldığı şekliyle işe giriş tarihinin 18.06.2009 olduğu savunmuştur. Mahkeme, davacı tanığının beyanına itibar ederek kıdem başlangıcını iddia gibi kabul ederek alacakları bu hizmet süresine göre hükme bağlamıştır. Hizmet süresi hususu, tüm alacakların miktarını etkileyecek mahiyettedir. Dosya kapsamında bulunan sigorta hizmet cetveline göre davacının davalı işyerinde 18.06.2009 tarihinde çalışmaya başladığı anlaşılmaktadır. Davacının 2009 yılı Nisan ayında çalışmaya başladığına dair sadece bir tanık beyanı
bulunmakta olup, bu tanığın da beyanlarının yeterli olmadığı gözönüne alındığında, davacının iddia ettiği tarihte davalı işyerinde çalışmaya başladığını geçerli ve inandırıcı delillerle kanıtlayamamıştır. Bu sebeple davacının işe başlama tarihinin sigorta kayıtlarında belirtilen tarih olarak kabul edilmesi ve buna göre hesaplama yapılması gerekirken ispatlanamayan işe başlama tarihine göre hesaplama yapılması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 16.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy