MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, davalıya ait işyerinde 07.04.2010-17.06.2011 tarihleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesinin işverence haksız feshedildiğini, işyerinde fazla çalışma yaptığını, hafta tatillerinde çalışmaya devam ettiğini ve hak kazandığı yıllık izinlerinin kullandırılmadığını ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının tahsilini istemiştir.
Davalı işveren vekili, davacının iş sözleşmesinin devamsızlık haklı nedenine dayanılarak sonlandırıldığını, işyerinde fazla çalışma yapılmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, taraflar arasındaki iş sözleşmesinin davalı işverence haksız feshedildiği, davacı işçinin fazla mesai ve hafta tatillerinde çalışma iddiasını tanık beyanları ile ispatladığı gerekçesi ile davacının kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı tarafça temyiz edilmiştir.
Davacı işçinin fazla çalışma ücretine hak kazanıp kazanamadığı da uyuşmazlık konusudur.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Somut uyuşmazlıkta, davacı işçinin çalışma süresinin bir bölümünde kamyon ile çöp toplama işinde hizmet verdiği anlaşılmaktadır. Davalı işveren, işçinin kamyon ile çöp toplama işinde görevli olduğu döneme ilişkin, günlük çalışma saatlerini gösteren giriş çıkış çizelgeleri dosyaya ibraz edilmiştir. Belirtilen çizelgelerde davacının imzaların bulunduğu görülmektedir.
Her ne kadar hükme esas alınan bilirkişi raporunda, bu çizelgeler esas alınarak fazla çalışma ücret alacağının hesaplandığı belirtilmiş ise de, rapor denetime elverişli şekilde düzenlenmemiştir. İlgili çizelgelere göre haftalık çalışma süresinin 45 saati aşıp aşmadığı belirlenmemiştir. Günlük çalışma süresi esas alınarak değerlendirme yapılmış ve günde 7.5 saati aşan çalışmanın fazla çalışma olduğu kabul edilerek sonuca gidilmiştir. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 63. maddesinde çalışma süresi haftada en çok 45 saat olarak belirtilmiştir. Bu durumda, ilgili döneme ilişkin ibraz edilen kayıtlara göre, haftalık çalışma süreleri belirlenebildiği takdirde 45 saati aşan çalışma süreleri yönünden hesaplama yapılmalıdır. İlgili kayıtların tüm çalışma dönemi için haftalık mesai saatini belirlemek yönünden yetersiz olması halinde ise tanık anlatımları doğrultusunda sonuca gidilmelidir. Eksik incelemeye dayalı olarak, hatalı bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 17.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.