MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA:Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı ... A. Ş. avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, iş sözleşmesinin geçerli sebep olmadan işyerinde olumsuz davaranışlarda bulunduğunu, bir daha işe gelmemesinin söylendiğini, çıkışının yapıldığını, işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı Ecem Grup şirketi davacının diğer davalı Eti Maden İşletmelerinin işçisi olduğunu Eti Maden işletmelerinin kararıyla işten çıkartıldığını belirterek davanın husumet sebebi ile reddine karar verilmesini istemiştir
Davalı Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü vekili davaya karşı verdiği cevapta, davacının diğer davalı alt işveren Ecem Grupun işçisi olduğu, kendilerinin asıl işveren olarak işe iade yükümlülüklerinin bulunmadığını, davanın yersiz olduğunu, davacının iş sözleşmesinin haklı olarak fesh edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacı ile aynı işyerinde davacının şefi olarak görev yapan tanık ... arasında geçen telefon görüşmesinin yanlış bir anlaşılmadan kaynaklanabileceği ayrıca bu telefon görüşmesi dışında davacının tanığa cinsel tacizde bulunduğuna dair herhangi bir iddia ve delil ileri sürülmediği bu sebeple 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25. maddesinin şartlarının somut olayda gerçekleşmediği; davalının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı ... A. Ş. vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin haklı veya geçerli sebebe dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı Kanun’un 18 ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanun'un 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Somut olayda; cevher hazırlama ve kalite iyileştirme işçisi olan davacının iş sözleşmesi amiri konumundaki bayanı telefon ile taciz etmesi sebebi ile tazminatsız ve bildirimsiz feshedilmiştir. Şefi olan ...'ın duruşmadaki ifadesinde; " 19.30 civarlarında eve girdiğimde telefonumu tanımadığım bir numara aradı ve açtığımda karşı taraftaki şahıs şefim müsaitisin diye sordu bende iş yerinden işçiler sıklıkla arayıp vardiya ve hafta tatili değişikliği ile sorular sorduğunda müsaitim dedim bunun üzerine şahıs kendisinin Es. Es rumuzlu bir bayan ile mesajlaştığını bu bayanın ben olup olmadığını sordu bende haddini bil diyerek telefonu kapattım daha sonra numarayı arayıp şahsa hangi birimde çalıştığını ve adını sordum sonrasında müdür beye bilgi verdim" şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacının 01.11.2012 tarihli duruşmada; telefonuna mesaj geldiğinde şefini arayarak müsaadesi ile kendisine mesaj atıp atmadığını sorduğunu, şefinin Eskişehirli olduğunu bildiğinden mesaj atan kişinin eskişehirli olduğunu yazması, yanlışlıkla başkasına atacağı mesajı kendisine atmış ise bundan haberdar etmek olduğunu beyan etmiştir. Taraflar arasında ceryan eden konuşmalar içeriği itibari ile işyeri amirine doğrudan cinsel saldırı boyutuna ulaşmasa bile davacının ahlaki olmayan davaranış sergilediği gözönüne alındığında işyeri huzurunu bozan, ast ve üst arasındaki ilişkinin temelini oluşturan güven unsuru ortadan kalkmıştır. Işverenden artık iş ilişkisini sürdürmesi beklenemeyeceğinden objektif iyiniyet kurallarına göre fesih geçerli sebebe dayanmaktadır. Davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda belirtilen sebeplerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 144,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.320,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 17.05.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.