MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli sebep olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının kendi isteğiyle işten ayrıldığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonrasında davalı tarafça davacının sendika üyesi olması sebebiyle sözleşmesinin geçerli bir sebebe dayanmadan feshedildiği gerekçesiyle feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiştir.
11.06.2009 tarihli bu karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiş ve temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2009/43420 esas, 2010/40489 karar sayılı 24.12.2010 tarihli bozma ilamı ile “… Dairemizce, sendikal tazminat davalarında ispat yükünün işçide olduğu hallerde, işyerinde çalışan ve sendikaya üye olan işçilerin sayısı, hangi tarihlerde üye oldukları, üyelikten çekilen işçilerin olup olmadığı, işyerinde çalışmakta olan işçilerin bulunup bulunmadığı, aynı dönemde yetki prosedürünün işletilip işletilmediği, işyerinde önceki dönemlerde toplu iş sözleşmelerinin bağıtlanıp bağıtlanmadığı, yeni işçi alınıp alınmadığı ve alınmışsa yeni işçilerin sendikalı olup olmadığı gibi hususlarla, işverence ekonomik veya teknolojik sebeplere dayalı bir fesih yoluna gidilmesi durumunda teknik yönden bu durumun araştırılması gibi ölçütler belirlenmiştir. Somut olayda davacının iş sözleşmesinin sendikal sebeple feshedilip feshedilmediği yukarıda belirtilen ölçütler dikkate alınarak araştırılmadan, sendikal sebebin olup olmadığı kesin olarak saptanmadan yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyulmasına karar verilmiş, davalı işverene ve davacının üyesi bulunduğu sendikaya işyerinde çalışan sendika üyesi işçilerin sayısına ilişkin müzekkere yazılmış, gelen cevaplar doğrultusunda yapılan yargılama sonrasında 17.01.2013 tarihli
2011/59 esas, 2013/7 karar sayılı ilamı ile davalı işverenin davacının sendikaya üye olduğunu haricen öğrenmesi üzerine, iş güvencesi hükümlerinden faydalanmasının önüne geçmek için davacıyı ikale sözleşmesi yapmaya zorladığı, akabinde davalı tarafından davacının sendikaya üye olması sebebiyle iş sözleşmesinin feshedildiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir .
Bozma ilamında işyerinde çalışan ve sendikaya üye olan işçilerin sayısı, hangi tarihlerde üye oldukları, üyelikten çekilen işçilerin olup olmadığı, işyerinde çalışmakta olan işçilerin bulunup bulunmadığı, fesihten sonra yeni işçi alınıp alınmadığı ve alınmışsa yeni işçilerin sendikalı olup olmadığı gibi hususların araştırılması gerektiği belirtildiği halde, mahkemece buna ilişkin belgeler getirtilmeden, gerekli araştırma yapılmadan karar verildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece bozmaya uyulduğu halde bozma gerekleri yerine getirilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 09.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy