MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVA:Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla çalışma, hafta tatili, yıllık izin, ulusal ... genel tatil ücreti ile ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde duruşmalı olarak davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, davalıya ait iş yerinde 07.07.2004-12.03.2008 tarihleri arasında çalıştığını iş sözleşmesinin işverence haksız fesih edildiğini, işyerinde fazla çalışma yaptığını ve hafta tatilleri ile ulusal ... genel tatil günlerinde de çalıştırıldığını ve hak kazandığı yıllık izinlerinin kullandırılmadığını ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile bir kısım işçilik alacaklarının tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, davacının hak kazandığı tüm işçilik alacaklarının eksiksiz ödendiğini, bu hususunun işçi tarafından itirazi kayıtsız imzalanan ibraname içeriği ile sabit olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, taraflar arasındaki iş sözleşmesinin davalı işverence haksız feshedildiği, davalı işveren tarafından ibraz edilen ibranamede işçiye 4.000,00 TL ödendiği belirtilmiş ise de bu miktarın 2.000,00 TL'si için davacıya senet verildiği, senet bedelinin ödenmemesi ve ibraname tarih bulunmaması nedeni ile bu belgenin ödeme iddiası yönünden geçerli kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında düzenlenen ibranamenin geçerliliği konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Türk Hukukunda ibra sözleşmesi 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nda düzenlenmiş olup, kabul edilen Yasanın 132 inci maddesinde “Borcu doğuran işlem kanunen veya taraflarca belli bir şekle bağlı tutulmuş olsa bile borç, tarafların şekle bağlı olmaksızın yapacakları ibra sözleşmesiyle tamamen veya kısmen ortadan kaldırılabilir” şeklinde kurala yer verilmiştir.
İşçi ve işveren arasında işverenin borçlarının sona erdirilmesine yönelik olarak 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun yürürlülüğü öncesinde yapılan ibranamenin tarih içermemesi ve içeriğinden de fesih tarihinden sonra düzenlendiğinin açıkça anlaşılamaması durumunda ibranameye değer verilemez.
Miktar içeren ibra sözleşmeleri yönünden ise alacağın tamamen ödenmiş olması durumunda borç ifa yoluyla sona ermiş olur. Buna karşın kısmi ödeme hallerinde, Dairemizin yerlemiş içtihatlarında yapılan ödemenin makbuz hükmünde olduğu kabul edilmektedir.
Somut olayda, davacının el yazısı ile imzaladığı uyuşmazlık konusu ibraname içeriğinde, 07.07.2004-16.05.2007 tarihleri arasındaki çalışma süresine ilişkin her türlü ücret, kıdem tazminatı, fazla çalışma ve tatil günleri çalışma ücretlerine karşılık işveren ile mutabakat sağlayarak 4.000,00 TL aldığını beyan ettiği görülmektedir.
Her ne kadar Bölge Çalışma Müdürlüğü tarafından 15.01.2008 tarihinde düzenlenen ve işveren vekilinin beyanı ile imzasını taşıyan tutanak içeriği ile ibranamede belirtilen 4.000,00 TL'nin, 2.000,00 TL'si için işçiye senet verildiği ve senet bedelinin ödenmediği sabit ise de işçi tarafından itirazi kayıtsız imzalanan altındaki imzaya davacı tarafça itiraz edilmeyen bu ibraname içeriğine göre bakiye 2.000,00 TL'nin işçiye elden ödendiği kabul edilmelidir.
Uyuşmazlık konusu ibraname miktar içerdiğinden makbuz niteliğinde kabul edilerek, ibranamede gösterilen miktarların davacının hak kazandığı tazminat ve işçilik alacaklarından mahsubu gerekir. Bu hususun dikkate alınmaması isabetsiz olup kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 17.12.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.