MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVA:Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla çalışma ve yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, davalıya ait iş yerinde 17.03.2008-19.10.2011 tarihleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesinin işverence haksız feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile bir kısım işçilik alacaklarının tahsilini istemiştir .
Davalı vekili, davacının 15.10.2011 tarihinden itibaren izinsiz olarak ve geçerli bir mazeret bildirmeksizin işe gelmediğini, iş sözleşmesinin devamsızlık haklı nedenine dayalı feshedildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, taraflar arasındaki iş sözleşmesinin davalı işverence haksız feshedildiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- İş sözleşmesinin, işçinin devamsızlıkta bulunması nedeniyle işverence haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık sözkonusudur.
4857 sayılı İş Kanununun 25 inci maddesinin (II) numaralı bendinin (g) alt bendinde, “işçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü yahut bir ayda üç işgünü işine devam etmemesi” halinde, işverenin haklı fesih imkanının bulunduğu kurala bağlanmıştır.
Somut olayda, davalı işveren tarafından ibraz edilen devamsızlık tutanaklarında 15.10.2011-20.10.2011 tarihleri arasında işçinin izin almaksızın ve geçerli bir sebep göstermeksizin işe gelmediği belirtilmiştir. Devamsızlık tutanakların içeriği davalı tanıkları tarafından doğrulanmıştır .
Davacı tanıklarından Tayfur Özbek, soyut olarak davacının işveren tarafından işten çıkarıldığını ifade etmiş ise de, bu tanığın fesih tarihinde davacı ile aynı projede yer almadığı, dolayısı ile feshe ilişkin görgüye dayalı bir bilgisi bulunmadığı beyanı ile
sabittir. Diğer davacı tanığı Erkan Fildir 'in de fesih tarihinden iki hafta önce işten ayrıldığı görülmektedir. Bu tanığın feshe ilişkin beyanları çelişkili olup, davacının işveren tarafından işten çıkarıldığı günün sabahı, fiilen çalışması bulunmaması rağmen davacı işçi ile birlikte işyerine gittiği yönündeki beyanı da hayatın olağan akışına uygun değildir.
Davalı işveren devamsızlık haklı nedenine dayalı fesih savunmasını, devamsızlık tutanakları ve tanık beyanları ile ispatlamıştır. Davacının ise devamsızlık tutanaklarını aksini tereddüte yer vermeyecek şekilde ispatlayamadığı anlaşılmaktadır . Saptanan bu durum karşısında ve yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulduğunda, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haklı nedene dayalı feshedildiğinin kabulü gerekir. Kıdem ve ihbar tazminatı talepleri yönünden davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 17.12.2013 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, kararın onanması gerekir görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılamıyorum.17/12/2013
Full & Egal Universal Law Academy