MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA:Davacı, ihbar tazminatı, fazla çalışma, ihbarname dağıtma parası ve hafta tatili ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalılar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti
Davacı, davalı işyerinde sayaç okuma personeli olarak 1.100,00 TL net ücretle çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız şekilde işverence feshedildiğini ileri sürerek, ihbar tazminatı ile fazla çalışma, hafta tatili ve ihbarname dağıtma parası alacaklarını istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı İGDAŞ, davacı ile aralarında bir iş ilişkisi olmadığını, bu nedenle kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Karel İnşaat Elektrik Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti., davacını asgari ücretle çalıştığını, ihalenin kaybedilmesi nedeni ile davacının belirli süreli iş sözleşmesinin sona erdiğini, davacının ertesi gün ihaleyi yeni alan şirkette çalışmaya başladığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalılar temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalıların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacının iş sözleşmesinin kim tarafından feshedildiği taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Davacı, dava dilekçesinde 01.01.2008-21.08.2008 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini iddia ederek dava konusu Alacaklarını talep etmiştir. Davacının sigortalı hizmet cetvelinin incelenmesinde ise, 01.01.2008-14.09.2008, 03.10.2008-13.05.2010 ve 14.05.2010-04.09.2010 arası 3 dönem çalışması bulunduğu anlaşılmaktadır. Ancak davacı 01.01.2008-21.08.2008 dönemi için talepte bulunduğuna göre; taleple bağlılık ilkesi gereği davacının taleplerinin bu dönemle sınırlı olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Dinlenen davacı tanıkları, ücretlerinin elden ödenen kısmının son 3-4 aydır ödenmemesi nedeni ile diğer davacılarla birlikte işi bıraktıklarını beyan etmişlerdir. Davacı da, tanık olarak dinlendiği başka bir dava dosyasında ağustos ayının 20'sine kadar çalıştığını ve ücretin ödenmemesi nedeni ile işi bıraktığını beyan etmiştir. Bu durumda; işi kendisinin bıraktığı anlaşılan davacının ihbar tazminatına hak kazanamayacağı ve ihbar tazminatı talebinin reddi gerektiği düşünülmeden yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3-Taraflar arasında işçiye ödenen aylık ücretin miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanun'unda 32. maddenin ilk fıkrasında, genel anlamda ücret, bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutar olarak tanımlanmıştır.
İş sözleşmesinde ücretin kararlaştırılmadığı hallerde ücretin miktarı, işçinin kişisel özellikleri, işyerindeki ya da meslekteki kıdemi, meslek unvanı, yapılan işin niteliği, iş sözleşmesinin türü, işyerinin özellikleri, emsal işçiler o işyerinde ya da başka işyerlerinde ödenen ücretler, örf ve adetler göz önünde tutularak belirlenir.
İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı, ayrıca davacının çalıştığı işyerinin faaliyet gösterdiği alanda uzman bir bilirkişiden de görüş alınarak davacının fesih tarihindeki gerçek ücreti saptanmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir.
Somut olayda; feshin kesinleştiği tarih itibariyle ücretin tespiti emsal ücret araştırması yapılarak belirlendikten sonra sonucuna davacının alacakları hesaplanarak göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalı olmuştur.
3-Davalı işyerinde ayın kaç günü çalışıldığı taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Somut olayda, davacının ayın 20 günüde çalıştığının kabulü ile dava konusu alacaklarının hesaplandığı anlaşılmaktadır. Ancak, davalılar arasındaki bir kısım hizmet alım sözleşmelerinde ve teknik şartnamelerde sayaç okuma işlemlerinin her ay 15 gün içinde bitirileceği belirtilmiş olup, aksi yönde yeterli ve inandırıcı delil bulunmadığından, davacı tanıkları da davalı taraf ile husumetli olduğundan çalışma süresinin ayda 15 gün olarak kabulü gerekir. Davacının hüküm altına alınan alacakları buna göre hesaplanmalıdır. Yanılgılı değerlendirme ile ayın 20 gününde çalışıldığının kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 31.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.