Davacı ... adına Avukat ... ile davalı İSG Uluslararası Havalimanı Yatırım Yapım ve İşletme A. Ş. Adına Avukat ... aralarındaki dava hakkında İstanbul Anadolu 1. İş Mahkemesinden verilen 02.10.2012 tarihli 2011/1492 esas ve 2012/883 sayılı kararı Dairenin 21.12.2012 tarihli ve 2012/28398 esas 2012/29223 karar sayılı ilamıyla BOZULMASINA karar verilmiştir. Davacı avukatınca kararın maddi hataya dayandığı gerekçesiyle ortadan kaldırılması istenilmiştir.
Davacı vekili; davacının iş sözleşmesinin davalı işverence haklı ve geçerli bir sebep olmaksızın feshedildiğini ileri sürerek, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, boşta geçen süre ücret ve diğer haklar ile işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminatın belirlenmesini istemiştir.
Davalı vekili; davacının davalı şirkete ait işyerinde 17.08.2008-16.12.2009 tarihleri arasında terminal danışma memuru olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin haklı olarak feshedildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı süresi içinde davalı temyiz etmiştir.
Mahkemece verilen karar, Dairemizce, “davacının davalı işyerinde terminal danışma memuru olduğu, 28.05.2011 tarihinde havalimanında bulunan erkek yüzük davacının görevli olduğu bankoya getirilerek davacıya teslim edildiği, davacıya teslim edilen yüzüğün daha sonra kaybolmuş olduğu, yüzüğün kaybolması üzerine davacıdan izahat istendiği ancak davacının bu sırada iş arkadaşları önünde amirlerine karşı agresif ve saygısız bir tutum sergilediği, kayıp eşya sorumlusu ...'ın yanına giderek sinkaflı küfürler ettiği, davacının alınan savunmasında hoş olmayan sözler sarfettiğini ve kendisinin mazur görülmesini istediği, disiplin kurulu kararı ile davacıya 2 gün ücret kesimi cezası verildiği, davacının erkek arkadaşı ... ile yaşadığı ilişkiyi işyerine ve diğer çalışma arkadaşlarına yansıtarak çalışma kurallarına aykırı davrandığı, davacının ... ile danışmanın önünde tartıştıkları, davacının iş telefonundan özel görüşmeler yaptığının tespit edildiği, bu olaylar sebebiyle davacının savunmasının alındığı uyarıldığı ancak davacının tavır ve davranışlarında herhangi bir düzelmenin olmadığı, bu hususların tutanaklarla ve tanık beyanları ile sabit olduğu davacının iş sözleşmesinin 3 Kasım 2011 tarihinde, davacının çalışma arkadaşı ... ile arasındaki özel ilişkiyi işine ve çalışma arkadaşlarına yansıtarak çalışma kurallarına uymayan davranışlar içinde bulunması, işyeri telefonlarını bu doğrultuda kullanması, sözlü ve yazılı olarak uyarılmasına rağmen disiplinsiz davranışlarının devam ettiği, bu sebeple 4857/II-d maddesi gereğince tazminatsız ve bildirimsiz olarak iş akdinin feshedildiği anlaşılmaktadır. Meydana gelen olaylar sonrası davalıdan davacı ile olan iş sözleşmesini devam ettirmesi beklenemez. Davalının iş sözleşmesini feshi haklı sebebe dayanmakta olup, mahkemece davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesi hatalıdır.” gerekçesiyle bozulduğu ve davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Dosya içeriğinden, 28.05.2011 tarihinde havalimanında bulunan erkek yüzüğünün davacının görevli olduğu bankoya getirilerek davacıya teslim edildiği, davacıya teslim edilen yüzüğün daha sonra kaybolduğunu konu ile ilgili yapılan araştırma sırasında davacının iş arkadaşları önünde amirlerine karşı agresif ve saygısız bir tutum sergilediği, kayıp eşya sorumlusu ...'ın yanma giderek kendisine, sinkaflı küfürler ettiği, yüzüğün kaybolmasındaki sorumluluğu kabul etmediği, davacıdan 09.06.2011 tarihinde savunma istendiği, savunmasında, amiri ve iş arkadaşı... Beye karşı agresif ve fevri davrandığını, hoş olmayan kelimeler sarf ettiğini ikrar ederek kendisinin mazur görülmesini istediği, davacının disiplin kuruluna sevk edildiği l3.06.2011 tarihli disiplin kurulu kararıyla, davacıya iki gün ücret kesimi cezası verildiği, benzer davranışlarının tekrarı halinde iş sözleşmesinin tazminatsız olarak feshedileceğinin ihtar edildiği, disiplin kurulu kararının davacıya 17.06.2011 tarihinde yazılı olarak bildirildiği, davacının işyeri arkadaşı ... ile 06.07.2010 tarihinde ilişkiye başladığı, 201 l/nisan ayında ilişkisini sona erdirmek istediği, 18.10.2011 günü danışmada görev yapan personelince davacı üzerinde gerginlik olduğunun fark edilmesi üzerine, Şirket yetkililerince araştırma yapıldığı, araştırma neticesinde gerginliğin davacı ile ... arasındaki ilişkiden kaynaklandığının tespit edildiği, 31.10.2011 tarihinde davacıdan savunma istendiği, 31.10.2011 tarihli savunma istem yazısında, 18.10.2011 tarihinde, terminal memuru ... ile arasında önce karşılıklı sonrasında 8686 numaralı telefon üzerinden devam eden konuşmalarda özel işleri ile ilgili uzun tartışmalar yaptığı, bu tartışmalara danışmada görevli diğer personelide dahil ederek işlerini aksatıcı davranışlarda bulunduğu ve iş ahlakına uymayan konuşmalar yaptığının tesbit edildiğinin belirtildiği, davacının savunmasında, 18.10.2011 tarihli vardiyaya gelmeden bir gün önce kendi telefonundan ...'ı arayarak, terminal bünyesinde yeni oluşturulan çalışma düzeninde kendisi ile vardiya giriş ve çıkış saatlerinde çokça denk gelmesi ve bu kişinin danışma etrafında kendisinin bulunduğu zamanlarda sıkça bulunması nedeniyle, bu davranışında kasıtlı bir hareket olup olmadığını sorduğunu, bundan rahatsızlık duyduğunu belirttiğini, ikazda bulunarak karşıdakinin cevap vermesine imkan tanımadan telefonu kapattığım, 18.10.2011 tarihinde cep numarasının bu kişide olmaması nedeniyle mesai saati içinde görev yerine gelerek cevap vermek istediğini, kendisine hakaretler ettiğini, cama doğru elini kaldırarak kendisini korkuttuğunu, rencide ettiğini, daha sonra öfkesini alamayarak danışma telefonunu saat 01.00'a kadar devamlı aradığını, cevaplamak zorunda kaldıklarında, bu numarayı aramaması gerektiğini iş telefonu olduğunu, kendisini daha sonra arayacağını söyleyerek geçiştirmeye çalışmasına rağmen bu davranışından vazgeçmediğini, çalışma arkadaşının bu aramalardan birine kendi isteği ile cevap verdiğini, aynı şeyleri tekrarladığını, iş ahlakına uymayan konuşmalar yapmadığını, uzun uzun tartışmadığını, iş arkadaşlarını zorla bu olaya dahil etmediğini, iş telefonundan...'i aramadığını, onun aramalarına ise ahlaksızca cevap vermediğini, işini aksatacak hiçbir davranışta bulunmadığını,.....in iş saatini seçerek bu tip aksaklık, karışıklık ve karmaşaya sebebiyet verdiğini, kendisi ile ceza mahkemesinde davası olduğunu beyan ettiği,.....'in savunmasında, davacının 17.10.2011 tarihinde kendisini arayarak hakaret ettiğini, kendisinin telefon numarası olmadığı için ulaşamadığını, 18.10.2011 tarihinde danışmaya geldiğinde 8686 numaralı dahili numaradan aradığını, kendisine söylediklerinden aşırı rahatsız olduğunu, bu durumu amirlerine söylemediğini,dahili telefondan arayarak neden öyle konuştuğunu öğrenmek istediğini, davacı telefonu kapatınca tekrar aradığını, konuşmasına izin vermeyince sinirlendiğini ve defalarca aradığını,yapmış olduğu yanlışın farkında olduğunu beyan ettiği, iş sözleşmesinin, iş için tahsis edilmiş ve yolcular ile görüşmesi gereken telefon hattından davacı ile ...'ın görüşmeler yaptığı, bu görüşmelerin davacı ile aynı bankoda çalışan mesai arkadaşlarını etkilediği, yine mesai sırasında yapmış oldukları görüşme ve tartışmaların yolcular önünde cereyan ettiği bu durumun olumsuz bir görüntüye neden olduğu, davacının işine yoğunlaşamadığı ve işini layıkıyla yapmasına engel olduğu sonucuna varılarak disiplin kurulunun 02.11.2011 tarihli kararı ile feshedildiği, davacının annesinin 26.04.2011 tarihinde, kızının işyerinden... isimli kişiyle arkadaşlık kurduğunu, sonradan anlaşamayarak ayrılmak istediğini, ancak işyerinde çalışan ... isimli kişinin ayrılmayarak kızını tehdit ettiğini, rahatsız ettiğini belirterek, işyerinde gerekli işlemlerin yapılmasını istediği anlaşılmış olup, davacının davranışlarının 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesi bakımından aynı Kanunun 25/11. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmasa da, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlar niteliğinde olduğu, işyerinde olumsuzluklara yol açması nedeniyle geçerli nedenle fesih şartlarını oluşturduğu gözden kaçırılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, Dairemizin, daha önceki temyiz incelemesi sırasında, iş sözleşmesinin işverence feshinin haklı nedene dayandığına ilişkin kararının maddi hataya dayandığını göstermektedir. Yargıtay İçtihatı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 04.02.1959 gün ve 1957/13 esas, 1959/5 karar, ve 09.05.1960 gün ve 1960/21 esas, 1960/9 karar, sayılı kararlarında açıklandığı üzere Yargıtay’ca maddi hata sonucu verilen bir karara mahkemece uyulmasına karar verilmesi halinde dahi usuli kazanılmış hak oluşmaz ve Yargıtay’ın hatalı bozma kararından dönülmesi mümkündür.
Dairemizce daha önce verilen kararın ortadan kaldırılarak, kararın yukarıdaki gerekçe ile bozulmasına,
HÜKÜM:
1-Dairemizce 21.12.2012 tarihinde verilen 2012/28398 esas, 2012/29223 karar sayılı bozma kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Mahkeme kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
3-Davanın REDDİNE
4-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
5-Davalı tarafça yapılan toplam 110,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hesaplanan 1.320,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak 07.06.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.