MAHKEMESİ : Tire 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 04/02/2014
NUMARASI : 2012/551-2014/41
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde 10.08.2005'ten 05.10.2012 tarihine kadar sürekli çalıştığını, haksız olarak davalı şirket ürünü peynirlerin bozulması ve şirket kararı ile satışına karar verilmesi nedeniyle değerinden aza satılan ürünlerin bu durumunun söylenmesi nedeniyle işten çıkarıldığını işten çıkarıldığını,feshin geçersizliği ile müvekkilinin işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının kooperatifin malını belirlenen sınırlara uymadan sattığını, cari kayıtlar incelendiğinde büyük satışlarda az tahsilat yapıldığını, bir teminat almadan satımlar olduğunu beyanla iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iş sözleşmesinin sözlü eylemli olarak feshedildiği, 05.10.2012 tarihi itibariyle davacının savunmasının cevap dilekçesinde belirtilen hususlarda istenmediği, yazılı bir fesih bildirimi yapılmadığı gerekçesiyle davacının işe iadesine karar verilmiştir.
Karar davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık iş sözleşmesinin işverence haklı nedene dayalı olarak feshedilip feshedilmediği noktasındadır.
4857 sayılı Kanun'un 25/II. maddesinde, "Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri: a) İş sözleşmesi yapıldığı sırada bu sözleşmenin esaslı noktalarından biri için gerekli vasıflar veya şartlar kendisinde bulunmadığı halde bunların kendisinde bulunduğunu ileri sürerek, yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler veya sözler söyleyerek işçinin işvereni yanıltması. b) İşçinin, işveren yahut bunların aile üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak sözler sarfetmesi veya davranışlarda bulunması, yahut işveren hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ihbar ve isnadlarda bulunması. c) İşçinin işverenin başka bir işçisine cinsel tacizde bulunması. d) İşçinin işverene yahut onun ailesi üyelerinden birine yahut işverenin başka işçisine sataşması veya 84 üncü maddeye aykırı hareket etmesi. e) İşçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması. f) İşçinin,işyerinde, yedi günden fazla hapisle cezalandırılan ve cezası ertelenmeyen bir suç işlemesi. g) İşçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü, yahut bir ayda üç işgünü işine devam etmemesi. h) İşçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi. ı) İşçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi, işyerinin malı olan veya malı olmayıp da eli altında bulunan makineleri, tesisatı veya başka eşya ve maddeleri otuz günlük ücretinin tutarıyla ödeyemeyecek derecede hasara ve kayba uğratması." hallerinde iş sözleşmesinin işverence haklı nedene dayalı olarak feshedilebileceği düzenlenmiştir.
4857 sayılı Kanun’un 19. maddesinin 1. fıkrasına göre işveren fesih bildirimini yazılı yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmek zorundadır. Fesih bildirimi yazılı yapılmamışsa veya fesih sebebi açık ve kesin bir şekilde belirtilmemişse aynı Kanun'un 21. maddesi gereğince geçerli sebep gösterilmediği kabul edilir.
Buna karşılık, aynı Kanun’un 25. maddesinde öngörülen, işverenin haklı nedenle derhal feshinde ise yazılı şekil şartı aranmamaktadır.
Somut olayda, davacı ile davalı arasındaki iş akdinin 05.10.2012 tarihli karar ile teminatla güvence altına alınmamaış yüksek satışlar yapıldığı, iade edilen malların otopark görevlilerine para karşılığı satıldığı, iade edilmiş gibi gösterilen malların iade edilmeyip mal edinildiği gerekçeleriyle İş Kanunu'nun 25/2-e maddesi uyarınca haklı nedenle feshedilmiştir. 4857 sayılı İş Kanununun 25. maddesinin II. bendinde, ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığında işverenin haklı fesih imkanının olduğu açıklanmıştır. Ancak belirtildiği üzere geçerli nedenle fesihten farklı olarak haklı nedenle fesihte şekil koşulları aranmayıp, savunma alınması koşul olarak kabul edilmemektedir. Bu açıdan mahkemece yapılması gereken; şekil şartları yönünde bir inceleme değil, işin esasına girilerek işverence yapılan feshin haklı nedene dayanıp dayanmadığının araştırılması ve ortaya çıkacak sonuca göre bir karar verilmesidir
SONUÇ : Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 22.09.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy