MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, fazla mesai ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait işyerinde işçi olarak çalıştığını, davacının çalıştığı sürelere ilişkin fazla mesai ve ulusal bayram genel tatil ücretlerinin ödenmediğini, davacının davalı işyerinde haftanın altı günü çalıştığını ve her gün iki saat fazla mesai yaptığını, ulusal bayram ve genel tatillerde de fazla mesai yapmaya devam ettiğini, ücretlerinin ise zamlı ödenmediğini belirterek fazla mesai ve ulusal bayram genel tatil alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davalı işyerinde üçlü vardiya sistemine tabi olarak haftanın altı günü çalışıldığını ve vardiyalarda bir saat yemek molasından ve onbeşer dakika olmak üzere iki sefer çay molasından yararlanıldığını, bu şartlarda davacının fazla mesai yapmasının mümkün olmadığını, davacının ulusal bayram ve genel tatil günlerinde de çalışmadığını, fesih sırasında davacıya hak ettiği tüm ödemelerin yapıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının işten çıkış tarihi 22.12.2010 tarihi olarak belirtilmesine rağmen hesaplama kısmında sehven 22.12.2011 tarihi olarak dikkate alınmıştır. Davacının iş sözleşmesinin 22.12.2010 tarihinde sona erdiği sabittir. Hal böyle olunca davacının hizmet süresinin 22.12.2010 tarihinde son bulduğu dikkate alınarak alacakların hesaplanması ve hüküm altına alınması gerekli iken mahkemece hatalı bilirkişi raporuna dayanarak alacakların hüküm altına alınması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek olması halinde ilgiliye iadesine, 20.01.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy