MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVA:Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin sözleşmenin feshedildiği davalı şirkette servis ve temizlik görevlisi olarak çalıştığını ve iş sözleşmesinin davalı işverence haksız feshedildiğini, feshinin geçersizliğinden bahisle boşta geçen süre için dört ay ve başlatılmama halinde sekiz aylık ücret tutarında tazminat ve yargılama giderlerinin davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının davalı şirkette birlikte çalışmakta olduğu ... Sağlık isimli personel ile arasındaki problemler sebebiyle, mesai saati bitiminde davacının irtibatı bulunan ... isimli şahsın ... Sağlık'ı arayarak tehdit ettiğinden bahisle iş sözleşlmesinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II. bendi uyarınca haklı ve geçerli olarak feshedildiğinden davanın reddi ile yargılama giderlerinin davacıdan tahsiline karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davacının erkek arkadaşına arasında sürtüşme bulunan iş arkadaşı ... Sağlık'ı arattırıp tehdit içeren ve iş güvenliğini bozan sözler söyletmesi sebepleriyle feshin geçerli olduğu anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, kanuni süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin haklı sebebe dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı Kanun’un 25. ve devamı maddeleridir.
İş Kanunu’nun 18. maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanun'un 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz.
4857 sayılı Kanun'un 25/II. maddesinde ise, "Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri: a) İş sözleşmesi yapıldığı sırada bu sözleşmenin esaslı noktalarından biri için gerekli vasıflar veya şartlar kendisinde bulunmadığı halde bunların kendisinde bulunduğunu ileri sürerek, yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler veya sözler söyleyerek işçinin işvereni yanıltması. b) İşçinin, işveren yahut bunların aile üyelerinden birinin ... ve namusuna dokunacak sözler sarfetmesi veya davranışlarda bulunması, yahut işveren hakkında ... ve haysiyet kırıcı asılsız ihbar ve isnadlarda bulunması. c) İşçinin işverenin başka bir işçisine cinsel tacizde bulunması. d) İşçinin işverene yahut onun ailesi üyelerinden birine yahut işverenin başka işçisine sataşması veya 84. maddeye aykırı hareket etmesi. e) İşçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması. f) İşçinin, işyerinde, yedi günden fazla hapisle cezalandırılan ve cezası ertelenmeyen bir suç işlemesi. g) İşçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki işgünü, yahut bir ayda üç işgünü işine devam etmemesi. h) İşçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi. ı) İşçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi, işyerinin malı olan veya malı olmayıp da eli altında bulunan makineleri, tesisatı veya başka eşya ve maddeleri otuz günlük ücretinin tutarıyla ödeyemeyecek derecede hasara ve kayba uğratması." hallerinde iş sözleşmesinin işverence haklı nedene dayalı olarak feshedilebileceği düzenlenmiştir.
Yine işverenin haklı sebeple derhal feshinde ise yazılı şekil şartı aranmamaktadır.
Somut olayda davacı temizlik görevlisi olarak çalışmaktadır. Her ne kadar iş sözleşmesi davacının arkadaşının davacı ile aralarında tartışma bulunan ... Sağlık arayarak tehdit ettiği gerekçe gösterilerek feshedilmişse de, duruşmada dinlenen davacı şahit beyanları aramayı doğrulamamakta olup dosya içerisinde yer alan ve ... Sağlık'a ait beyanlarda da aramanın mesai saati harici olduğu, bu tutanak harici davacı işçi ile aramayı yaptığı iddiası olan davalı şirkette çalışmayan şahıs arasındaki irtibatın ve davacının bilgisi dahilinde böyle bir aramanın yapıldığının ispatlanmadığı, bu anlamda davacının iş akdinin 4857 sayılı Kanun'un 25/II-h. maddesine göre haklı sebeple feshedildiğini sabit sabit kılar somut bir delil ileri sürülemediği görülmekle davanın kabulü yerine reddine yönelik yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2- İşveren tarafından gerçekleştirilen feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının ... GüvenlikHizmetleri A.Ş.'deki İŞE İADESİNE,
3-Davacının kanuni sürede işe başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde davalılar tarafından müştereken ve müteselsilen ödenmesi gereken tazminat miktarının, fesih sebebi ve işçinin kıdemi dikkate alınarak dört aylık ücreti olarak BELİRLENMESİNE,
4-Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar doğmuş bulunan en çok dört aylık ücret ve diğer
haklarının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesi gerektiğinin BELİRLENMESİNE,
5-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6-Davacı tarafından yapılan 290,00 TL yargılama giderinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine, davalıların yaptığı yargılama giderinin üzerlerinde bırakılmasına,
7-Vekâlet ücreti 1.500,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilemesine,
8-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak 17.11.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.