(4857 S. K. m. 25, 26)
Dava: Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi E. Karaköse Özel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten soma dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, iki tarafın yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinden 4,00 TL'nin davacıya, arta kalanın davalıya yükletilmesine, 09.02.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.
NOT: KONUNUN ÖNEMİ GEREĞİ YEREL MAHKEME İLAMINI AŞAĞIDA YAYIMLIYORUZ.
T.C.
BODRUM
1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(İŞ MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO: 2012/688 Esas
KARAR NO: 2014/595
DAVA: Alacak (İşçi İle İşveren İlişkisinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 10/08/2012
KARAR TARİHİ: 16/09/2014
KARAR YAZILMA TARİHİ: 17.09.2014
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan İşçilik Alacağı davasının Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İSTEK:
Davacı vekili mahkememize sunduğu 10.08.2012 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının 08.09.2008-29.06.2012 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığını, davacının hizmet akdinin 29.06.2012 tarihinde hem sözlü hem de yazılı olarak sona erdirildiğini, davacıya ibraname imzalatılmak istenildiğini, davacının ibraname imzalamayınca işyerine alınmadığını, kıdem ve ihbar tazminatının ödenmediğini, davacının Bodrum 4. Noterliğinin 09.07.2012 tarih ve 09691 yevmiye nolu ihtarnamesi ile davalı işverenden talepte bulunduğunu ancak davacıya haklarının ödenmeyeceğinin 4857 sy. yasa 25/11 md. Gereğince, 06.06.2012 tarihinde 0,30 promil alkollü araç kullandığından kesilen cezaya dayanak kılınarak davacının işten çıkarıldığının bildirildiğini, bu feshin geçersiz olduğunu, feshin 29.06.2012 tarihinde 4857 sy. yasanın 26. maddesine aykırı olarak 6 iş günü süresine riayet edilmeden yapıldığını, ceza sonrasında aracın davacıyla beraber olan bölge satış şefi İ. A.'ya teslim edildiğini belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 8.535,46 TL kıdem tazminatı, 3.550,15 TL ihbar tazminatı ve 117,42 TL noter masrafı olmak üzere toplam 12.203,30 TL alacağın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmıştır.
Davacı vekili dosya kapsamındaki beyanlarında özetle; dava dilekçesini tekrarlamış; davanın kabulünü talep etmiştir.
Davalı vekili mahkememize verdiği 04.10.2012 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacının iş akdinin 29.06/2011 tarihinde 4857 sy. yasanın 25/11. Maddesine istinaden davalı işverence haklı ve derhal fesh edildiğini, davalı şirketçe 22.06.2012 tarihinde davacının polis tarafından yapılan kontroller sırasında işverenin işi için tahsis ettiği aracı alkollü kullandığının ve ehliyetine 24 ay süre ile el konulduğunu öğrenildiğini ve iş akdinin derhal fesh edildiğini, davacının feshe müteakip Bodrum 4. Noterliğinin 09.07.2012 tarih ve 09691 yevmiye nolu ihtarnamesi ile iş akdinin hiçbir sebep gösterilmeden işverence 29.06.2012 tarihinde sona erdirildiği gerekçesi ile ihbar ve kıdem tazminatı talebinde bulunduğunu, davalı şirketçe gönderilen cevabi ihtarnamede davacının iş akdinin, davacının iddialarının aksine yazılı olarak ve haklı nedenle fesh edildiğini, davacının fesih bildirimi, çalışma belgesi ve son maaş bordrosunu imzalamaktan imtina etmesi üzerine bahsi geçen evrakların Beşiktaş 16. Noterliğinin 30164 yevmiye nolu ihtarnamesi ile davacıya gönderildiğini tahakkuk eden alacaklarının ise 02.07.2012 tarihinde banka hesabına yatırıldığını, işten çıkarama yetkilisinin İ. A. olmadığını, İ. A.nn satış geliştirme şefi olduğunu bu şahsın personel alma-çıkarma yetkisi olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Davacının sigorta kayıtları ile davalının işyeri dosyaları celp olunmuştur.
Mahkememizce davacının işyeri sicil dosyası, SGK şahsi sicil dosyası ve tarafların bildirdiği diğer deliller toplanmış; davacının, davalı işverenden talep edebileceği tazminatların belirlenebilmesi için dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler doğrultusunda Mahkememizce dava dosyası, konunun uzmanı iş hukuk hesap bilirkişisine tevdi edilmiş; Hesap bilirkişisi Eski Baş İş Müfettişi İş ve Sosyal Güvenlik Uzmanı Niyazi Karadağ tarafından düzenlenen 30.04.2013 tarihli bilirkişi raporunda, davacının ihbar ve kıdem tazminatı talep edemeyeceğini bildirmiştir.
Taraf vekillerinin sunulan bu rapora itirazı üzerine İzmir Nöb. İş Mahkemesine talimat yazılarak, dosyanın üçlü bir sosyal güvenlik ve iş hukuku uzmanı hesap bilirkişi heyetine tevdii sureti ile talep edilen tazminat ve alacaklar hususunda feshin yasal süresinde yapılıp yapılmadığı da dikkate alınarak davacı ve davalı tarafın iddia ve savunmaları doğrultusunda rapor tanzimi istenilmiş; Bilirkişi heyeti Av. Cemali Yamak, Bilirkişi Av. Abdullah Cem Fırat ve bilirkişi Av. Alper Demiralp talimat mahkemesine sundukları 03.01.2014 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle, davacının kıdem tazminatının brüt 7.368,90 TL, ihbar tazminatının brüt 3.612,00 TL olduğunu bildirmişlerdir.
Taraf vekillerinin sunulan bu rapora da itirazı üzerine yeniden İzmir Nöb. İş Mahkemesine talimat yazılarak, dosya yeniden aynı hesap bilirkişi heyetine tevdii edilerek, özellikle çalışma süresinin 3 yıl 9 ay 22 gün olduğu hususu da dikkate alınarak ve davacı ve davalı vekilinin itirazları ile SGK dökümleri değerlendirilmek suretiyle ek rapor tanzimi istenilmiş; aynı bilirkişi heyeti Av. Cemali Yamak, Bilirkişi Av. Abdullah Cem Fırat ve bilirkişi Av. Alper Demiralp talimat mahkemesine sundukları 29.06.2014 tarihli bilirkişi Ek Raporunda özetle; 22.01.2014 havale tarihli hesaplama raporunda davacının taleplerinin HMK 26. Maddesi kapsamında değerlendirilmesi neticesinde bir hatanın bulunmadığının tespit edildiğini, davalı tarafça hizmet akdinin 4867 sayılı yasanın 25. Mad. Uygun olarak feshedildiği iddia edilmiş olmakla 22.01.2014 havale tarihli raporlarında değiştirilmesi gereken bir hususun bulunmadığını, ancak mahkemece 22.01.2014 havale tarihli rapordaki hesaplamalara itibar edilmemesi halinde ise davalının itirazları yönünde davanın reddine karar verilmesi şeklinde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
Davacı vekili dosyaya sunulan bilirkişi raporu doğrultusunda yazılı dilekçesi ile davasını ıslah etmiş ve ıslah harcını 23.07.2014 tarihine yatırmıştır.
Hesap bilirkişi heyeti Bilirkişi Av. Cemali Yamak, Bilirkişi Av. Abdullah Cem Fırat ve bilirkişi Av. Alper Demiralp tarafından düzenlenen ve dosyaya sunulan 03.01.2014 havale tarihli bilirkişi raporundaki hesaplamalar ve tespitler yasal mevzuata ve yargısal içtihatlara uygun olduğundan mahkememizce de hüküm kurmaya elverişli ve yeterli görülmüş ve mahkememizce ayrıntılı ve gerekçeli bu rapora itibar edilmiş; dava dilekçesi, taraf beyanları, davacının işyeri şahsi sicil dosyası, SGK İl Başkanlığından celbedilen davacıya ait sigorta sicil dosyası ve belgeleri ve tüm dosya kapsamı hep birlikte incelenip değerlendirildiğinde; dava, haklı bir neden olmaksızın iş sözleşmesinin feshi nedeniyle ödenmeyen kıdem ve ihbar tazminatı alacağı istemine ilişkindir. Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatları uyarınca, hizmet akdinin haklı sebeple feshedildiğinin ispat yükü davalı işverendedir. Davacının iş akdinin, iş sözleşmesinin sona erdirilmesine ilişkin prosedüre riayet edilmeden sonlandırıldığı dosya kapsamı ile sabittir. Bu sebeple davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazandığı sonucuna varılmıştır. Bu durumda hesap bilirkişi heyeti Bilirkişi Av. Cemali Yamak, Bilirkişi Av. Abdullah Cem Fırat ve bilirkişi Av. Alper Demiralp tarafından yapılan kıdem ve ihbar tazminatı hesaplamaları hükme esas alınmış ve açılan davanın kısmen kabulü ile, 7.312,97 TL kıdem tazminatı alacağının (faiz başlangıcı yönünden taleple bağlı kalınarak) 22.07.2012 tarihinden itibaren işleyecek ve bankalarca mevduata uygulanan en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin kıdem tazminatı talebinin reddine ve net 3.042,78 TL ihbar tazminatı alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin ihbar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Açılan DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE;
1-) 7.312,97 TL kıdem tazminatı alacağının taleple bağlı kalınarak 22.07.2012 tarihinden itibaren işleyecek ve bankalarca mevduata uygulanan en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Davacının fazlaya ilişkin kıdem tazminatı talebinin reddine.
2-) Net 3.042,78 TL ihbar tazminatı alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine.
Davacının fazlaya ilişkin ihbar tazminatı talebinin reddine.
3-) Davacının ihtar masrafı ile ilgili talebinin yargılama giderleri ile birlikte gerekçeli kararda hüküm altına alınmasına.
4-) Alınması gereken 707,40 TL harçtan peşin alınan 181,25 TL ve ıslahla alınan.
5-) Davacı davada kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücreti Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 1.500 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine.
6-) Davalı davada kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücreti Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 1.500 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine.
7-) Davacı tarafça dosyaya yapılan 202,40 TL ilk dava ve harç gideri, 3 yazı gideri 12 TL, 7 tebligat gideri 53 TL, 1.050 TL bilirkişi ücreti, 70 TL dosya posta masrafı, 37,15 TL ıslah harcı ve 117,42 TL noter ihtar masrafı olmak üzere toplam 1.541,97 TL yargılama giderinden kabul oranına göre hesaplanan 1.11072 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine.
Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı işbu kararın tefhiminden itibaren, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararının tebliğden itibaren 8 gün içinde taraflarca temyiz edilebileceğine, temyiz merciinin Yargıtay ilgili hukuk dairesi olduğuna, temyiz başvurusunun hakim havaleli bir dilekçe ile gerekli harç ve giderlerin karşılanması koşulu ile mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere en yakın Asliye Hukuk Mahkemesine yada İş Mahkemesine yapabileceğine dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/09/2014 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy