MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA: Davacı, ihbar tazminatı, yıllık izin ile ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, 2001-2009 yılları arasında davalı şirkette önce koordinatör, daha sonra dış ticaret ve pazarlama müdürü olarak çalıştığını, çalışma şartlarında esaslı tarzda değişiklik yapılmak istenmesi ve kabul etmemesi üzerine iş sözleşmesinin feshedildiğini belirterek ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti alacağının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı, davacının 2003 yılından itibaren şirket hissedarı ve yönetim kurulu üyesi olduğunu belirterek görev itirazında bulunmuş ve davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, ... Asliye Ticaret Mahkemesine görevsizlik kararı verilmiştir.
Hükmün temyizi üzerine, Dairemizce yapılan incelemede karar, davacının şirketi temsil ve yönetime yetkili kişi-organ (işveren) sıfatının olmadığı, mahkemece işin esasına girilerek karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyulmuş ve bozma ilamı doğrultusunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 12. maddesi “(1) Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin İkinci Kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Ancak hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez” şeklinde düzenlenmiştir.
Somut olayda, davacının reddedilen alacak taleplerinin toplam tutarı 6.540,84 TL olduğu, mahkemece davalı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 12. maddesine uyarınca 1.500,00 TL vekalet ücretine karar verilmesi gerektiği halde 446,30 TL vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olup, bozma sebebi ise de, bu yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7. maddesi uyarınca aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Hükmün beşinci fıkrasının silinerek yerine ''Reddedilen kısım üzerinden hüküm tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 28.12.2013 tarihli Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 12/2. maddesi gereğince hesaplanan “1.500,00 TL vekalet ücretinin de davacıdan alınıp davalıya verilmesine,” ifadelerinin yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 05.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.