MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davalının müvekkili kurumda 01.05.2007-24.07.2012 tarihleri arasında çalıştığını, müvekkilinin davalıya kıdem ve ihbar tazminatına karşılık 27.916,65 TL tutarında ödeme yaptığını, davalının istifa ederek işten ayrıldığını, davalının kendi isteği ile iş sözleşmesini sona erdirdiğinden kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamayacağını bildirerek davalıya ödenen kıdem ve ihbar tazminatının iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacı kurum ile müvekkili arasında yapılan görüşmede müvekkiline tazminatların ödeneceğinin bildirilmesi üzerine müvekkili tarafından istifa dilekçesi verildiğini, bu nedenle açılan davanın haksız olduğunu bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davalının 17.07.2012 tarihli istifa dilekçesinde sosyal sigortalı olarak 15 yılını doldurması nedeniyle yasal haklarının verilmesini isteyip istifa ettiği anlaşıldığından davalının haklı nedenle de olsa işten kendisi ayrıldığından ihbar tazminatına hak kazamayacağı ve iş yerinden haklı nedenle ayrıldığı gerekçesiyle kıdem tazminatı iadesi talebinin reddine, ödenen ihbar tazminatının ise iadesine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dosya kapsamından, davalı işçinin iş sözleşmesinin feshine yönelik iki ayrı dilekçenin bulunduğu anlaşılmaktadır. Her iki dilekçede 17.07.2012 kaşe tarihlidir. Dilekçelerden bir tanesi, kanuni hakkı olan kıdem ve ihbar tazminatının ödenerek iş sözleşmesinin feshedilmesine, diğer dilekçe ise sosyal sigortalı olarak 15 yılını doldurması nedeniyle yasal haklarının verilmesine ve 25.07.2012 tarihi itibariyle istifasının kabul edilmesine ilişkindir. Ayrıca işyeri kayıtları arasında 24.07.2012 tarihli ibraname ve aynı tarihli kıdem tazminatı bordrosu bulunmaktadır. Sosyal Güvenlik kurumu kayıtlarına göre de davacı işveren davalının işten ayrıldığı tarih olarak 24.07.2012 tarihini bildirilmiştir. Belirtilen tüm bu hususlar ile taraf ve davacı tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde davalı işçinin iş sözleşmesinin emeklilik nedeniyle feshedilmediği, tarafların karşılıklı anlaşması sonucu ikale yolu ile sona erdirildiği, buna dayalı olarak da işverenin kıdem ve ihbar tazminatı ödediği anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 02.12.2015 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy