(5449 S. K. m. 3) (5510 S. K. m. 4) (6772 S. K. m. 1, 3)
Dava: Davacı, ilave tediye alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi A. B. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bürün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 04.06.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.
NOT: KONUNUN ÖNEMİ GEREĞİ YEREL MAHKEME İLAMINI AŞAĞIDA YAYIMLIYORUZ.
T.C.
ERZURUM
İŞ MAHKEMESİ
ESAS NO: 2013/474
KARAR NO: 2014/11
DAVA: Alacak (İşçi İle İşveren İlişkisinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 05/09/2013
KARAR TARİHİ: 15/01/2014
Mahkememizde görülmekte bulunan Alacak (İşçi İle İşveren İlişkisinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, özetle; Müvekkilinin davalı iş yerinde çalışırken, işten ayrıldığını kendisine 6772 sayılı kanunun 1 ve 3. maddesi gereğince ilave tediye alacaklarının ödenmesi gerekirken bunların ödenmediğini, ilave tediye alacağının yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili özetle; Müvekkili kurumunun 6772 sayılı kanun kapsamında yer alan bir kuruluş olmadığını davacı şile yapılan sözleşmede de, ücret ve gündeliği dışında hiç bir ücret ve başka bir ödemede bulunulamayacağının düzenlendiğinin davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili dilekçesi ekinde, iş sözleşmesini, noter ihtarnamesini, davalıya yazmış oldukları yazanın cevabını Adana 3. İş Mahkemesinin 2012/4-1103 EK sayılı gerekçeli kararının Kalkınma Bakanlığı ile Maliye Bakanlığı Muhakemat Genel Müdürlüğünün yazılarını, mevlana üniversitesi öğretim üyesi Y. B. ya ilişkin makaleyi, konuya ilişkin Anayasa mahkemesi ile Yargıtay 9. Hukuk dairesinin kararlarını ve denetçi yardımcılarına verilen meslek notlarına ilişkin bir kısım yazıları dosyaya ibraz etmiş davalıdan davacıya ait iş yeri özlük dosyası, hizmet cetveli ile yapılan ödemelere ilişkin bordrolar celp edilmiş, davacının bildirmiş olduğu Adana 3. İş Mahkemesinin gerekçeli kararı da celp edilmiş, bilirkişiden hesap raporu attırılmıştır.
Yapılan yargılama ve toplanan delillere dayanarak; Davacının davalı iş yerinde 17/12/2009 tarihinden 04/02/2013 tarihine kadar görev yaptığı, davacının iddiasının davalı ajansın 6772 sayılı yasa kapsamında bir kamu kurulusu olduğundan kendisine ilave tediye, ödemesi yapılması gerektiği olup, davalı tarafın ise bu kapsamda olmadıklarını savunduktan, öncelikle kalkınma ajansının 6772 sayılı kanun kapsamında bir iş yeri olup olmadığının tespitinin gerektiği, 5449 sayılı kalkınma ajanslarının kuruluşlarını düzenleyen yasanın 3. maddesine göre ajansların tüzel kişiliği hayiz ve bu kanunla düzenlenmemiş bütün işlemlerinde özel hukuk hükümlerine tabi olduğunun, kanunda kalkınma ajanslarının tüzel kişiliğe sahip oldukları açıkça ifade edilmekle birlikte tüzel kişiliğin niteliği hakkında tam bir açıklık olmadığı bununla birlikte Anayasa Mahkemesinin Bakanlar kumlu kararı ile kurulması ve kaldırılması ön görülen kalkınma ajanslarının tüzel kişiliğini niteliği yasada açıkça belirtilmemekle birlikte kurulması ve kaldırılması, kamu gücü ve yetkilerin kullanılması usul ve ayrıcalıklar getirilmesi, gelirleri merkezi idare ile olan bağlantıları göz önünde bulundurulduğunda, birer kamu tüzel kişisi olduğu görüşünde olduğu ajanların tüzel kişiliğinin niteliği kanunda açıkça belirtilmese de, kamu tüzel kişiliğine haiz oldukları, kalkınma ajansı personelinin hukuki statüsünün ve burada çalışanların 4857 sayılı iş kapsamında ki işçiler oldukları sosyal güvenlik hukuku açısından ise 5510 sayılı kanunun 4/1-a bendine tabi oldukları ajan personel yönetmeliğinde tüm ajans personeli ile belirsiz süreli iş sözleşmesinin yapılmasının zorunlu olduğu, 6772 sayılı yasa da bundan yararlanacakların hangi kurumlar ve kişiler olduğunun belirlendiği, işveren kapsamı yönünden devlete ve ona bağlı olmak üzere genel katma ve özel bütçeli daireler........Genel katma ve özel bütçeli daireler, sermayesinden yarısı devlete ait olan şirketler ve diğerleri sayıldığı, sonuç itibarı ile kapsam bakımından devlet tarafından yasal ve yasanın verdiği yetki ile idari işlemle kurulan ve kamusal yetki ve ayrıcalıklardan yararlanan kamu tüzel kişileri ve bunlara bağlı kuruluşlarda iş sözleşmesi ile çalışanlara, bu kanun hükümlerinin uygulanacağının ön görüldüğü, bu durumda kalkınma ajanslarının da, tüzel kişi olup devlet tarafından yasanın verdiği yetki, ile idari işlerle kurulan kamusal yetki ve ayrıcalıkları kullanan ve 6772 sayılı yasa kapsamında olan kuruluşlardan olduğunun ve burada çalışanlarında işçi statüsünde olduğundan, ilave tediye ödemesine hak kazanmaları gerektiği yönünde mahkememizde kanaat oluşmuş olup, davacının da bu niteliğe sahip davalı kuruluşta işçi olarak çalıştığı kendisine ilave tediye ödemesi yapılması gerektiği, sonucuna varılıp aşağıda ki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle:
Davacının davasının KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE
1- 4.1,27.1,78 TL net ilave tediye alacağının 19/08/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2- Alınması gereken 2819,27 TL harçtan peşin alınan 714,35 TL harcın mahsubu ile bakiye 2105,92 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir yazılmasına,
3- Davacı tarafından yatırılan 714,35 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4- Davacı tarafından yapılan 260,30 TL yargılama giderlerinden tarafların kazandıkları ve kaybettikleri nispetler dikkate alınarak takdiren 258,00 TL sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine artan giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
5- AAÜT gereğince hesaplanan 4840,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine aynı tarife gereğince 67,00 TL vekalet ücretlin de davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6- Gerekçeli kararın taraflara tebliğe çıkartılmasına.
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı tefhimden itibaren 8 gün içinde verilecek dilekçe ile temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen tefhim kılmdı.15/01/2014 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy