MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla mesai ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 16.11.1999 tarihinden 12.04.2005 tarihine kadar davalı işyerinde doktor olarak görev yaptığını, müvekkiline iş kanunundan kaynaklanan kanuni haklarının ödenmediğini, talep ettiğinde de bir şekilde savuşturulduğunu, alacaklarının ödenmesi için 05.07.2011 tarihinde noter aracılığı ile ihtarname çektiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı, genel tatil, fazla mesai ile yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının hak etmiş olduğu alacakların tamamının kendisine ödendiğini, ayrıca iş sözleşmesi davacı tarafından sonlandırdığından kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanılamayacağını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin kabulüne, diğer taleplerin ise reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Somut olayda, iş sözleşmesinin noter vasıtasıyla gönderilen ihtarname ile davacı işçi tarafından 12.04.2005 tarihinde haklı sebebe dayanılarak feshedildiği ve bu sebeple ihbar tazminatı talebinin yerinde olmadığı, kaldı ki noter huzurunda düzenlenen 20.04.2005 tarihli ibraname ile tüm alacaklarının ödendiği belirtilmek suretiyle davalı işverenin davacı tarafından ibra edildiği, ibraname konusunda mülga 818 sayılı Borçlar kanununda bir düzenlemeye yer verilmemesi, Türk hukukunda ibra sözleşmesinin 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nda düzenlenmiş olması nazarı dikkate alındığında, düzenlendiği tarih itibariyle miktar içerme zorunluluğu bulunmayan ve noter huzurunda düzenlenen ibranamenin geçerli olduğu kabul olunmak suretiyle kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin de reddi gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 30.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy