MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, yıllık izin ile ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirket bünyesinde 22.07.2009 tarihinden itibaren sigortalı işçi olarak çalıştığını, 26.08.2013 tarihinde davalı işveren tarafından ekonomik sıkıntılar ve kadro fazlalığı gerekçesi ile iş sözleşmesinin feshedildiğini, kendisine kanuni haklarının ödeneceğine ilişkin belge verildiğini, 12.09.2013 tarihinde kanuni haklarının ödenmesi için davalı işverene ihtarname gönderildiğini, bu güne kadar ihtarnameye cevap verilmediği gibi ödemenin yapılmadığını, 22.07.2009 tarihinden itibaren hiç ara vermeksizin davalı şirket bünyesinde çalıştığını,sigorta primlerinin işe giriş tarihinden itibaren davalı ... bünyesinde ve idaresindeki firmalar tarafından yapıldığını, davalı firma tarafından işe giriş çıkış gösterilmesinin kötü niyetli olduğunu belirterek ve fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak dava dilekçesinde belirtilen alacaklarının faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının hiçbir zaman ....’ye bağlı çalışmadığını, davacının şirketten herhangi bir alacağının olmadığını, maaş ödemelerinin banka kanalıyla yapıldığını, yıllık izinlerinin kullandırıldığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dava konusu kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin alacağı, eksik ücret alacağı taleplerinin kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili süresinde temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Somut olayda, davalı tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan ve temyiz dilekçesinde de belirtildiği üzere davacı vekilinin 10.04.2010 tarihli duruşmada “dava dilekçesinde talep ettiğimiz 1.560,00 TL eksik maaş ücreti dava açıldıktan sonra ödendi, bu alacağımız konusuz kaldı.” şeklindeki beyanına göre maaş ücreti alacağına ilişkin ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır. Saptanan bu durum karşısında ve yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulduğunda, davacı vekilinin 10.04.2010 tarihli duruşmadaki söz konusu beyanı dikkate alınarak karar verilmesi gerektiğinden hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 23.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.