MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 01.08.2005-05.01.2014 tarihleri arasında davalı işyerinde çalışmakta iken iş sözleşmesinin haklı sebep olmaksızın davalı tarafından feshedildiğini beyanla kıdem ve ihbar tazminatı, ücret, hafta tatili ve genel tatil alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedilmesi gerekirken alınan yönetim kurulu kararı üzerine davacının tazminatlarını alabilmesi için geçerli nedenle feshedildiğini, davacının çalışmasının günlük iki saati geçmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 12. maddesi; “Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin İkinci Kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. Ancak hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez." düzenlemesini içermektedir.
Dosya içeriğine göre davacı, dava dilekçesi ile 100,00 TL ücret alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir. Mahkemece, talep edilen ücret alacağının dava açıldıktan sonra ödendiğinden bahisle bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Ancak dava 24.01.2014 tarihinde açılmış olup ücret alacağı ödemesi ise 20.01.2014 tarihinde, dava açılmadan önce yapılmıştır. Bu durumda dava konusu ücret alacağı dava açılmadan önce ödendiğinden bu miktar yönünden davanın reddine karar verilerek reddedilen miktar üzerinden davalı lehine vekalet ücreti taktir edilmesi gerekirken bu hususun gözetilmemiş olması hatalıdır. Bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7. maddesi uyarınca aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle hüküm fıkrasının beşinci bendi ile sekizinci bendinde geçen "ücret alacağı dava açıldıktan sonra ödendiğinden bu alacak yönünden davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına" ifadesinin çıkartılmasına, yerine; "Dava tarihinden önce ödenmesi sebebi ile reddine karar verilen ücret alacağı yönünden, davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 12. maddesi gereğince 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine" cümlesinin eklenmesine hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 08.06.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.