MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Davacı, iş sözleşmesinin davalı tarafından haklı sebep olmadan feshedildiğini belirterek ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti ve birkısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı taraf davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 09.01.2015 tarihli ek kararla reddedilen miktar kesinlik sınırının altında kaldığından davacının temyiz isteğinin reddine karar verilmiştir. Ek karar süresi içerisinde davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Miktar ve değeri temyiz kesinlik sınırını aşmayan taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuku Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Kesinlik sınırı kamu düzeni ile ilgilidir. Temyiz kesinlik sınırı belirlenirken yalnız dava konusu edilen taşınır malın veya alacağın değeri dikkate alınır. Faiz, icra (inkar) tazminatı, vekalet ücreti ve yargılama giderleri hesaba katılmaz.
Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması halinde, kısaca kısmi davada kesinlik sınırı dava edilen miktara göre değil, alacağın tamamına göre belirlenir.
Her ne kadar Mahkemece, reddedilen miktar kesinlik sınırının altında kaldığından davacının temyiz isteminin reddine karar verilmiş ise de, davacı yanın dava ve ıslah dilekçesinde fazlaya dair hakkını saklı tuttuğu dikkate alındığında temyiz isteminin yerinde olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemenin davacı vekilinin temyiz isteminin reddine ilişkin yerinde olmayan EK KARARIN BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA karar verildi.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesinde hükmün kapsamı açıklanmış olup anılan maddenin "ç" alt bendinde hüküm sonucunun yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesini içermesi gerektiği belirtilmiştir.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 164. maddesi gereğince avukatlık ücreti, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade eder. Karar sonunda karşı tarafa yüklenecek vekalet ücreti avukata aittir.
Dosya içeriğine göre, davalı yargılama sürecinde vekil ile temsil edilmediği halde lehine vekalet ücreti takdir edilmesi ve hüküm sonucunda yargılama giderlerinin kime yükletildiğinin açıklanmaması hatalıdır. Ancak bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca halen yürürlükte olan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: 1-Temyiz olunan kararın hüküm fıkrasının davalı lehine taktir edilen vekalet ücretine ilişkin sekizinci bendinin çıkartılmasına,
2-Hüküm fıkrasına sekizinci bent olarak; "Davacı tarafından yapılan 202,20 TL harç, 36,00 TL posta, 7,70 TL müzekkere masrafı, 200,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 445,09 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranına göre 442,5 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, geriye kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan yargılama giderine rastlanılmadığına, gider avansının arta kalan kısmının karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine" cümlesinin eklenmesine hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 12.06.2017 günü oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy