MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haklı bir neden olmaksızın feshedildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
Taraflar arasında, davacı işçiye kıdem ve ihbar tazminatına mahsuben ödeme yapılıp yapılmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Davanın dayanağı olan hukuki olay inkar edilmemekle birlikte, talep sonucunu reddeden, bir hakkın doğumuna engel olan veya hakkı sona erdiren yeni olayların ileri sürülmesine "itiraz" denir. Davalının açıkça itiraz ettiğini belirtmesine gerek kalmadan, dava dosyasındaki bilgilerden bir itiraz sebebinin varlığı anlaşılıyorsa, hakimin bunu re'sen dikkate alması gerekir. Dava konusu borcun ödendiğini gösteren makbuzlar, ücret bordroları, ibranameler, feragatnameler itiraz niteliğindedir. Banka hesabına havale yöntemi ile ödeme iddiası da mahiyeti itibariyle itiraz niteliğinde olup, mahkemece her aşamada dikkate alınmalı, re’sen incelenmelidir.
Davacı, davalı şirkette çalışmakta iken iş sözleşmesine işverence son verildiğini, şirketin muhasebecisi ile birlikte ilgili banka şubesine gittiklerini, işveren tarafından önce hesabına 4.000 TL yatırıldığını, hemen ardından aynı miktarda paranın hesabından çekilerek işverenin hesabına tekrar yatırıldığını, söz konusu paranın gerçekte kendisine hiç ödenmediğini böylece işverence kandırıldığını ileri sürmüştür. Davalı işveren ise, ödeme itirazında bulunarak, uyuşmazlık konusu 4.000 TL’nin davacının banka hesabına aktarıldığını, ödenen paranın geri alınması gibi bir durumun söz konusu olmadığını savunmuştur.
Mahkemece, davacı tanığı ...’in beyanları ve paranın davacının banka hesabı ile davalı işyerinin hesabına yatırılış ve çekiliş saatleri dikkate alındığında, davacının ödeme dekontunu imzalamasına rağmen parayı teslim almadığı kanaatine varılarak davanın kabulü yönünde hüküm kurulmuştur. Ancak, mahkemece yapılan araştırma ve inceleme yeterli değildir. Davacıya ait banka hesabı kayıtları ile işverenin banka hesabı kayıtları üzerinde bankacılık alanında uzman bir bilirkişi marifetiyle inceleme yapılarak, gerekirse dosya içindeki CD’nin de dökümü yapılmak suretiyle, gerçekte davacıya böyle bir ödeme yapılıp yapılmadığı, şayet yapılmışsa, bu meblağın aynı saatlerde davalının hesabına iade edilip edilmediği hususu, şüpheye yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulduktan sonra karar verilmesi gerekirken, yetersiz tanık beyanları ile davalının ödeme itirazı ile ilgili olarak herhangi bir görüş içermeyen, hukukçu bilirkişi tarafından düzenlenen bilirkişi raporu doğrultusunda, eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi hatalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 13.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.