MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili,müvekkilinin davalı işyerinde hemşire olarak 12.05.2008 tarihinde işe başladığı, davalı şirket maaşları ödemeyince 30.10.2010 tarihinde işten ayrıldığını, davacının işten ayrılmasından sonra gelen yeni hastane yönetiminin müvekkiline tüm haklarını, birikmiş maaş alacaklarını, tazminatlarını ödeme vaadleri ve ısrarları karşısında 18.08.2011 tarihinde yeniden işe başladığını, müvekkiline verilen sözlerin tutulmamasına, hak ve alacaklarının ödenmemesine rağmen davalı işyerinde 11.07.2014 tarihine kadar çalıştığını, 10.07.2014 tarihinde muhasebeye çağrılarak hiçbir sebep gösterilmeden işten çıkarıldığını belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı def’inde bulunduklarını, davacının sadece nöbet tuttuğunu, davacının asıl işinin havaalanında hemşirelik olduğunu, ihtiyaç halinde hastanelerinde çalıştığını ve çalışma karşılığının ödendiğini, davacının her iki işi birlikte yürütemeyeceğinden bahisle iş sözleşmesini kendisinin tek taraflı feshettiğini, dolayısıyla kıdem ve ihbar tazminatı almasının mümkün olmadığını, davacının nöbet usulü çalıştığından yıllık izin ücreti de hak etmediğini, izin kullandığını, iş sözleşmesini feshettiğinde ücretinin ödendiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Yargılama safhasındaki tarafların ispat hakkı ve buna bağlı olarak delillerin değerlendirilmesi hususu uyuşmazlık konusudur.
Somut uyuşmazlıkta; davalı taraf tanık deliline dayanmış ve dinletmek için süresi içinde tanık listesi sunmuştur.
Mahkemece tanıklar dinlenmeden yargılama yapılarak nihai karar verilmiş, gerekçeli kararda da tanıkların dinlenmeme gerekçesi açıklanmamıştır.
Anayasanın 36. maddesinde, herkesin meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olduğu belirtilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemleri Kanunu'nun 27. maddesinde davanın tarafları, müdahilleri ve yargılamanın diğer ilgilileri kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenme hakkına sahip oldukları, bu hak kapsamında; yargılama ile ilgili bilgi sahibi olma, açıklama ve ispat hakkı, mahkemenin açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesi ve kararın somut ve açık gerekçelendirilmesi vardır.
Davalı tarafın tanıklarının dinlenmemesi ispat hakkının kısıtlanması sureti ile hukuki dinlenme hakkının ortadan kaldırılması ve buna bağlı olarak adil yargılanma hakkının ihlalidir. Yargılamanın usul hükümlerine aykırı olarak sonuçlandırılması hatalıdır.
3-Taraflar arasında uyuşmazlık, işçinin kullandırılmayan izin sürelerine ait ücretlere hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 59. maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada, sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı nedene dayanıp dayanmadığının önemi bulunmamaktadır.
Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir.
Aktin feshi halinde kullanılmayan yıllık izin sürelerine ait ücret, işçinin kendisine veya hak sahiplerine ödenir. Böylece, iş sözleşmesinin feshinde kullanılmayan yıllık ücretli izin hakkı izin alacağına dönüşür.
Somut olayda, davacının yıllık izin ücreti alacağı yönünden dosyaya sunulu davacı tarafından imzalı yıllık izin kullanma belgeleri bulunduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece davacının yıllık iznini kullandığına ilişkin yıllık izin belgeleri dikkate alınmadan hüküm kurulması hatalı olup bozma sebebidir.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 15.06.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy