MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 11.10.1988 ila, 01.09.2006 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığını, ... 7. İş Mahkemesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 5.000,00 TL kıdem tazminatı alacağı için dava açtığını, bu davada alınan bilirkişi raporuna göre bakiye 11.086,65 TL kıdem tazminatı için faiz talebinde bulunulmadığını, bu faizin tahsili için yaptıkları icra takibinin itiraz üzerine durduğunu, ... 13 İş Mahkemesinde açtıkları itirazın iptali davasının ise önceki 7. İş Mahkemesi davası ile birleştirildiğini, yapılan yargılamada 5.000,00 TL için faize hükmedilirken bakiye 11.086,65 TL için faize hükmedilmediğini, birleşen itirazın iptali davasında ise 27/01/2009 tarihine kadar işlemiş olan 7.715,09 TL kıdem tazminatı faizi alacağına hükmedildiğini, buna göre 11.086,65 TL için 27.01.2009 ila 20.08.2014 tarihlerini kapsayan faiz alacağının kaldığını belirterek bu döneme ilişkin kıdem tazminatı faizini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, alacağın zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, faiz isteminin zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Kıdem tazminatı faizi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 120. maddesi hükmü uyarınca kıdem tazminatını düzenleyen mülga 1475 sayılı Kanun'un 14. maddesi halen yürürlüktedir. Anılan 14. maddenin 11. fıkrası hükmüne göre kıdem tazminatının gününde ödenmemesi durumunda mevduata uygulanan en yüksek faize karar verilmelidir.
Alacak veya tazminatın eki ve ödemede gecikmenin bedeli niteliğindeki “faizin zamanaşımı” ile “faiz davasının zamanaşımı” aynı süreye (asıl alacak ve tazminatın zamanaşımı sürelerine) bağlı olmakla birlikte, bağımsız faiz davalarında bu sürelerin hesabı, asıl alacak ve tazminatın zamanaşımı sürelerinin hesaplanmasından farklıdır. Çünkü, asıl alacak ve tazminatın zamanaşımı süreleri ileriye doğru işlerken, bağımsız faiz davalarında zamanaşımı süresi, davanın açıldığı tarihten geriye doğru hesaplanmak gerekir.
Öte yandan, asıl alacak ve tazminatın zamanaşımı süresi dolmuş olsa bile, eğer açılan dava sürmekte ise veya dava sonuçlanmış olup ta para henüz tahsil edilmemişse, borçlunun temerrüdü para tahsil edilinceye kadar devam edeceğinden, faize ilişkin davanın açıldığı tarihten geriye doğru “asıl alacağın zamanaşımı süresi kadar” faiz istenebilir.
Somut olayda davacının 20.09.2006 tarihinde kıdem tazminatının tahsili için açtığı davanın kabul edildiği, 25.974,62 TL kıdem tazminatı alacağının tamamının 5.000,00 TL sine faiz yürütülmek suretiyle tahsiline karar verildiğini, bu karar üzerine davacının ... 26. İcra Müdürlüğünün 2009/1697 esas sayılı takip dosyasında faize hükmedilmeyen kısmın faizi için ilamsız icra takibi yaptığı, takibin itiraz üzerine durduğu, bu sırada dayanak hükmün bozulduğu, davacının açtığı itirazın iptali davası ile bozmadan sonra devam edilen davanın birleştirilmek suretiyle görüldüğü ve 16.086,65 TL kıdem tazminatı alacağının tamamının 5.000,00 TL'sine faiz yürütülmek suretiyle tahsiline, birleşen itirazın iptali davasında ise tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla 7.715,09 TL kıdem tazminatı faizine hükmedildiği, hükmedilen asıl alacak ve 5.000,00 TL'lik kısmının işlemiş faizinin ... 26. İcra Dairesinin 1698 (bozma ilamından sonra 16020) esas sayılı takip dosyasında en son verilen ve kesinleşen ilam dairesinde 27.08.2014 tarihi itibariyle tahsil edildiği, 2009/1697 esas sayılı dosyada ise hükmedilen 7.715,09 TL işlemiş faizin 20.08.2014 tarihinde tahsil edildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece söz konusu belirlemeler kabul edilmekle birlikte; hükmedilmeyen ve takip konusu yapılmayan işlemiş faiz dönemi 27.01.2009 ila 20.08.2014 tarihleri arasına ilişkin olup, bu döneme ilişkin faiz alacağı 27.01.2009 tarihi itibariyle muaccel hale geleceği gerekçesi ile zamanaşımının dolduğu yönünden karar verilmiştir. Ancak bağımsız bir alacak davasına konu olan eldeki dosyada faiz talebinin incelenmesi için öncelikle anapara olan kıdem tazminatı talebinin tahsil tarihi belirlenmelidir. Bu aşamada halen işlemiş bir faiz işlemesi söz konusu olacağından zamanaşımına uğrama gündeme gelmeyecek ve dava tarihi olan 07.11.2014’ten itibaren geriye doğru 5 yıllık süre zarfında ancak asıl alacağın tahsiline kadar olan dönem ile sınırlı olarak kıdem tazminatı faizi hesaplanabilecektir. Eksik inceleme ile faiz alacağının yazılı şekilde kabul edilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 03.07.2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.