MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin fazla çalışma, ücret, asgari geçim indirimi ile sözleşme uyarınca 2013/Haziran ayında yapılması öngörülen %7 oranındaki ücret zammının yapılmaması ve bu şekilde ücretinin eksik ödenmesi nedeni ile iş sözleşmesini feshettiğini, 2013/Haziran- Temmuz, Ağustos ve Eylül ayı ücretlerinin eksik ödendiğini, fazla çalışma ücretlerinin ödenmediğini ileri sürerek ücret, kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti :
Davalı vekili; iş sözleşmesine göre 2013/Mayıs ayında yapılması gereken ücret zammının maaşlarla ilgilenen personelin unutması nedeni ile yapılamadığını, davacının feshinin Medeni Kanunun 2. maddesine aykırı olduğunu, davacının fazla çalışma yapmadığını, fazla çalışma yapıldığı takdirde de ücretinin ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacının fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışma yapıldığının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille kanıtlaması gerekir.
Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Somut olayda; Mahkemece davalı şirket mesul müdürü tarafından sunulan çalışma belgesi ve tanık anlatımlarına göre, davacının çalışmasının 30 dakika çay molası ile hafta içi 08.00- 18.00, cumartesi günü ise 08.00- 13.00 saatlari arasında olduğunun kabulü ile haftalık çalışma süresi 47 saat olarak tespit edilmiştir. Ancak davacı tarafça, davalı hastanede .... sisteminin bulunduğu, davacının hazırladığı raporların tamamlanma saatlerinin bu sistemde yer aldığı ve fazla çalışmanın bu şekilde net olarak belirlenmesinin mümkün olduğu ileri sürülmüştür. Bu itibarla, davacının görev yaptığı bölüme ait istek dönemini kapsayan .... sistem kayıtları getirtilmeli, bu kayıtlardan davacının çalıştığı gün ve saatlerin tespitinin mümkün olup olmadığı belirlenmeli ve dosya kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirilerek davacının fazla çalışma ücreti konusunda sonuca varılmalıdır. Eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3-Taraflar arasında kıdem tazminatına esas süre yönünden uyuşmazlık söz konusudur.
İşçinin işyerinde çalıştığı sırada almış olduğu istirahat raporlarının kıdem süresinde değerlendirilmesi yerinde olur. İşçinin çalıştığı sırada bir defada ihbar süresini 6 hafta aşan istirahat raporu süresinin kıdem tazminatı hesabında dikkate alınamayacağı, kararlılık kazanmış Yargıtay uygulamasıdır. İşçinin iş sözleşmesinin askıda olduğu süreler de, kıdem süresinden sayılmamalıdır. Bu anlamda, ücretsiz izinde geçen süreler kıdem tazminatına esas süre bakımından dikkate alınmaz.
Somut olayda; hükme dayanak teşkil eden bilirkişi raporunda, davacının ... kayıtlarına göre fiilen çalışmasının bulunmadığı belirlenen 31 günlük süre kıdem tazminatına esas süreden mahsup edilmiş, ancak; davacı tarafça bu günlerde istirahat raporlu olunduğu ileri sürülmüştür. Raporlu olunan dönemler hizmet süresinin belirlenmesinde önem arz edeceğinden, bir defada ihbar önelini 6 hafta geçen raporlu süreler kıdem tazminatına esas hizmet süresinin hesabında dikkate alınmamalı, bu sürenin altında kalıp davacının raporlu olduğu süreler ise kıdem tazminatı hesabında dikkate alınmalıdır. Öte yandan, işçinin iş sözleşmesinin askıda olduğu sürelerin de, kıdem süresinden sayılmaması gerektiğinden, ücretsiz izinde geçen sürelerin kıdem tazminatına esas süre bakımından dikkate alınmaması gerekmektedir. Bu nedenle, davacının ... kayıtlarında prim yatırılmadığı saptanan günlere ilişkin istirahat raporu veya onaylı ücretsiz izin talep belgelerinin bulunup bulunmadığı araştırılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, peşin alman temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 11/09/2017 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy