MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı ile davalılar ... İlaçlama Sağlık Hiz. Tic. ve Sağlık Bakanlığı vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, onbeş yıl sigortalılık ve üçbin altıyüz gün sigortalılık süresini doldurması nedeni ile iş sözleşmesini haklı sebeple feshettiğini belirterek kıdem tazminatı alacağının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalılar davanın husumet ve esas yönünden reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, süresi içerisinde davacı ile davalılar ... İlaçlama Sağlık Hiz. Tic. ve Sağlık Bakanlığı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasındaki ilk uyuşmazlık davacının hak kazandığı kıdem tazminatının miktarı konusundadır.
Dosya içeriğine göre, dava dilekçesinde 2.000,00 TL kıdem tazminatının davalıdan tahsili talep edilmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının hak kazandığı kıdem tazminatı brüt 11.649,00 TL olarak hesaplanmış ve davacı bu miktar üzerinden ıslah yolu ile dava değerini artırmıştır. Mahkeme gerekçesinde bilirkişi raporunun benimsendiği vurgulanmış, ancak sadece ıslah yolu ile artırılan kıdem tazminatı hüküm altına alınmıştır. Dava dilekçesi ile talep edilen 2.000,00 TL, ıslah ve bilirkişi raporu gözetilerek brüt 11.649,00 TL yönünden davanın kabulü gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır.
3-Kıdem tazminatına uygulanması gereken faizin başlangıcı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 120. maddesi hükmü uyarınca kıdem tazminatını düzenleyen 1475 sayılı Kanun'un 14. maddesi halen yürürlüktedir. Anılan 14. maddenin 11. fıkrası hükmüne göre kıdem tazminatının gününde ödenmemesi durumunda mevduata uygulanan en yüksek faize karar verilmelidir. Kıdem tazminatının zamanında ödenmemesi halinde bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği 1475 sayılı Kanun'un 14/11. maddesinde öngörülmüştür. O halde faiz başlangıcı fesih tarihi olmalıdır. Bu noktada, iş sözleşmesinin ölüm ya da diğer nedenlerle son bulması faiz başlangıcını değiştirmez. Ancak, yaşlılık, malullük aylığı ya da toptan ödeme almak için işyerinden ayrılma halinde 1475 sayılı Kanun'un 14/3. maddesine göre işçinin bağlı bulunduğu kurum ya da sandığa başvurduğunu belgelemesi şarttır. Bu halde faiz başlangıcı da anılan belgenin işverene verildiği tarih olmalıdır.
Somut olayda, hüküm altına alınan kıdem tazminatına, davacının doğum iznine ayrıldığı 16.02.2012 tarihinden itibaren faiz yürütülmüştür. Emeklilik nedeni ile iş sözleşmesini fesheden davacı Sosyal Güvenlik Kurumundan aldığı emekliliğe hak kazandığına ilişkin yazıyı 04.03.2014 tarihli ihtarname ile davalıya göndermiştir. Bu durumda ihtarnamenin davalıya tebliğine ilişkin belge temin edilerek yukarıda bahsedilen ilkeler doğrultusunda, kıdem tazminatına işletilecek faizin başlangıç tarihi belirlenmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
4-Taraflar arasındaki diğer uyuşmazlık husumette yanılma bulunup bulunmadığı konusundadır.
Yargıtayın istikrar kazanmış uygulamalarına göre, davacı temsilcideki yanılmayı sonradan düzeltebilir. Temsilcide yanılmanın hukukî yaptırımı hasımda yanılmada olduğu gibi davanın reddi gibi ağır bir sonuç doğurmaz.
Dava, ... Numune ve Eğitim Araştırma Hastanesine yöneltilmiş ve temsilcide yanılma nedeni ile Sağlık Bakanlığı'na karşı yargılamaya devam edilerek karar verilmiştir. Bu durumda, tüzel kişiliği bulunmayan hastane için ret kararı verilmesi ve lehine vekalet ücreti taktir edilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 05.06.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.