MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVATÜRÜ:ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, davalının müvekkiline ait akaryakıt istasyonunda çalıştığını, şirketteki görevinin muhasebe, bankaya yatacak paraları yatırmak, bankalardan para çekmek olduğunu, 30.10.2008 tarihinde şirket yetkilisinin talimatıyla kasadaki 40.385,00 TL nin bankaya yatırılmak üzere davalıya teslim edildiğini, davalının kullanmakta olduğu ... plaka numaralı araçla önce Garanti Bankasına giderek hesapta bulunan parayı çekmek istediğini, ancak banka tarafından talimatta yazılı miktar kadar kasada para olmadığını, öğleden sonra verebileceklerinin söylenmesi üzerine Yapı Kredi Bankasına geçtiğini, bankadan şirket hesabından 36.000,00 TL çektiğini, davalıda toplam 76.385,00 TL para olduğunu, davalının şirket yetkilisini arayarak arabanın sol arka lastiğinin patladığını söylediğini, aradan birkaç dakika geçmeden davalının tekrar şirket yetkilisini arayarak paraların araç içinden çalındığını söylediğini, olayın tümüyle davalının kusuru ve ihmalinden kaynaklandığını, olay yerine polisin derhal intikal ettiğini ancak bankanın o tarafında kamerasının bulunmadığını, görgü tanığının da bulunmadığını, halende savcılık soruşturmasının açık olduğunu, müvekkili şirketin... sigortaya yaptırmış olduğu Akaryakıt Paket poliçesi olduğunu, olaydan sonra sigorta şirketine müracaat edilerek paket kapsamında görülen 50.000,00 TL nin ödenmesinin talep edildiğini, ancak eksper tarafından olayın silahla tehdit veya tecavüz veya zor kullanmak suretiyle meydana gelen bir hırsızlık gasp olmadığı olayın tümüyle şirket çalışanının kusurundan kaynaklandığı, çalışanı icbar edici herhangi bir olayın vuku bulmadığı, tümü ile dalgınlık ve ihmal karlıktan kaynaklanan bir hırsızlık olduğu şeklinde rapor düzenlendiği ve ödeme yapılmayacağının beyan edildiğini, talebin reddinden sonra ... A.Ş. tarafından ... Sigorta aleyhine dava açıldığını ancak davanın reddine karar verildiğini, verilen kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesince onandığını ileri sürerek davalının kendi kusuru ile çalınmasına sebep olduğu 76.385.00 TL'nin olay tarihi olan 30.10.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, müvekkilinin kusuru sonucunda olayın gerçekleştiği iddiasının yersiz olduğunu; olay günü şirket sahibinin talimatıyla hareket edildiğini, gerekli tüm önlemlerin alındığını, bu nedenle olayın gerçekleşmesinde tüm kusurun müvekkiline atfedilmesinin düşünülemeyeceğini, kabul yerine geçmemek kaydıyla olayda müvekkilinin kusurundan bahsedilecek olsa dahi işverenin de gerekli tedbirleri almaması nedeniyle sorumlu olduğunu, zararın tamamının işçiden tazmin edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ayrıca olayın geçtiği ...'da araç içinden para çalınma riskinin az olması ve davacının para nakli sırasında gerekli güvenlik önlemlerini almamış olması nedeniyle açılmış olan davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, işverenin basiretli bir tüccar gibi davranmadığı, gerekli önlemlere başvurmadığı, davalı işverenin ağır kusurlu iken tazminat talep etmesinin haksız olduğu , iş hukukunun işçi lehine yorum ve işçiyi koruyan düzenlemeleri ve 5188 sayılı yasanın nazara alındığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Somut uyuşmazlıkta, davacı işveren, davalı işçinin şirkete ait parayı bankaya yatırmak için götürdüğü sırada meydana gelen araçta hırsızlık olayında, işçinin ihmal ve kusurunun olduğunu iddia etmekte ve çalınan 76.385. 00 TL zararın davalıdan tahsilini talep etmektedir.
Dosya kapsamından, davalının ön muhasebe sorumlusu olarak çalıştığı işyerinde 30.10.2008 tarihinde kendisine verilen görev gereği işverene ait toplam 76.385,00 TL'yi İş Bankasına götürmek üzere araca bindiği sırada sol arka lastiğin patlamış olduğunu görmesi üzerine işyeri yetkilisini arayıp durumu haber verdiği, yetkilinin lastiği değiştir demesi üzerine araçtan inip bagajdan yedek lastiği aldığı esnada araçtaki paranın kimliği belirlenemeyen kişi ya da kişilerce çalındığı, emniyet yetkililerince yapılan incelemede lastik üzerinde delici ve kesici alet izi olduğunun tespit edildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece yapılan değerlendirmede olayın meydana gelmesinde davacı işverenin ağır kusurlu , davalı işçinin ise kusurlu olmadığı kabul edilmiş ise de; dosyadaki bilgi ve belgelere göre, hırsızlık olayının aracın lastiğinin patlaması sonrasında lastiğin değiştirilmesi için bagajdan yedek lastiğin alınması esnasında kapının açık bırakılması üzerine gerçekleştiği, davalı işçinin araçta yüklü miktarda para bulunduğu halde davacı işverenin emrine uyarak aracın lastiğini değiştirmek için harekete geçtiği sırada aracın kapısını kilitlemeyi ihmal ettiği, bu esnada parayı da muhafaza altına almadığı dolayısıyla olayın gerçekleşmesinde kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Yine davacı şirket tarafından sigorta şirketi ile imzaladığı akaryakıt paket sigorta poliçesi kapsamında 50.000,00 TL sigorta bedelinin tahsili amacıyla sigorta şirketi aleyhine açılan davada mahkemece para çalınması olayının silahla tehdit veya tecavüz veya zor kullanmak suretiyle vaki olacak gasp ve hırsızlık herhangi bir araç nakli sırasında aracın kazaya uğraması veya yanması neticesinde meydana gelmediği, olayın davacı şirket yetkilisinin kendi kusurundan (ihmal ve dalgınlık gibi) kaynaklandığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2010/8656 esas ve 2012/9907 karar sayılı ilamı ile de onandığı görülmektedir. Olayın oluş şekli, işçinin gösterdiği dikkat ve özenin derecesi, üçüncü kişi veya kişilerin eylemi, zarar miktarı, soruşturma ve tazminat dava dosyasındaki mevcut deliller dikkate alındığında davalı işçinin %50 kusurlu olduğu kabul edilerek buna göre sorumluklarının belirlenmesi dosya kapsamına uygun düşecektir. Açıklanan bu nedenle kararın bozulması gerekmektedir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 07.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.